Haddi aşanlar kulübü

Hüseyin Eren 10 Temmuz 2018 Salı, 06:43

ODTÜ'de o pankartı asanlara sormalı; "Bu ülkede diktatör var mı?" veya "Bu ülkede diktatör var" diyenlere "Bu pankart neyin ifadesi?" demeli.

Adamın biri başbakanın yakasını tutmuş ve "Hürriyet istiyoruz!" demiş. Başbakan da şu cevabı vermiş: "Bir Başbakan'ın yakasına tutuyorsun ya."

Haddini aşmışlık hürriyet değil, nezaketsizliğin, saygısızlığın dik alası. Asıl diktatörlük had, hudut bilmezlik; talan zihniyeti, yıkım zihniyeti; en son örneği gezi olaylarında görüldü! Ne çevre tanıdı, ne dükkân, ne insan!

Edep yoksunu bir zihniyet ne ile durdurulur? Kaç üniversite bitirse, olmadı kaç doktora yapsa, kaç profesörlük unvanı alsa; hatta dünyanın en seçkin üniversitelerinde yapsa bütün bunları ne işe yarar?

Hatırlayalım adı kendinde bir sanatçının (!) "Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi?" dediğini. İnsanını anlamayan, tevazu bilmeyene kim sanatçı der; haddi aşanlar kulübü!

Bazen siyaset sahnesinde görülür, bazen sokakta, bazen sanat kılığında, bazen üniversite bahçesinde. Daha yeni seçimden çıktık; yaşanan hazımsızlık kendini beğenmişliğin dik alası bir diktatörlük değil mi?

Bu zihniyet iktidar olursa ne yapar? İyilik adına, doğruluk adına, güzellik adına? Kendinden başka kime tapar bu kafa?

Yaşanmışlıkla gördü bu ülke insanı o zihniyeti; o yüzden prim vermez marjinalleşmiş pankart kafayı! Onlar da bir o duvara, bir bu duvara vuruyorlar ses çıkar mı diye! Nafile ki duyanlar yine söyleyenler!

İnsan olmak, insan kalmak; üniversite bitirmekle elde edilmiyor, mektep görmemiş dağdaki çoban bazen daha basiretli oluyor. Millet genlerini bilmeyenler bunu göremiyor, göremediğinden kinlenerek nefret kusuyor, küçümsüyor!

Küçümseyen küçülür. "İnsan kitaptır" der biri, konuştukça içinde ne varsa onu döker; bu pankartı yazanlar içlerini dökmüş olmuyorlar mı?

Hakikat arayışı, edep elbisesi, irfan silahı, vicdan yareni yoksa nedir ki insan?  Okunan kitaplar, alınan diplomalar bunu vermiyorsa ya bu ne okuldur, ya da bu nice okumaktır...