Geleceğin ağırlığı

Hüseyin Eren 08 Ekim 2019 Salı, 07:30

Beşir Beyin yazı serencamını dinlerken hayatın akışkanlığını, fikrin geçişkenliğini, hissin değişkenliğini müşahede ettik.

50 yıldır yazıyorum, yazar olamadım dedi Ayvazoğlu; deseydi kendini bitirirdi kendi tabiri ile.

24 saat çalışırım dedi yazar; yazdıklarım rüyalarıma girer. Böyle özveri vermeden hangi büyük başarı gelir?

Azim karar istikrarı ekledi Beşir Bey; ilham gelmesini beklemeden, eşref saati bulmadan; disiplinli çalışarak eşref saati bulmak!

"İyi yazı ilk satırda kendini belli eder" Bunu Cengiz Aytmatov'un kitabında kendim yaşadım, ilk satırdan sonra onun epey kitabını okuduğumu fark ettim.

"İyi yazar kendini acımasızca eleştirmeli" Eleştirmezse zaten olduğu yerde kalmaz geri gider.

"Her yazı eleştiri ve dönüşümdür" Bir şeyi eleştirirken aynı zamanda dönüştürmüş olursunuz, bu da yazara sorumluluk getirir.

"İyi yazar okuyarak kendini beslemeli" Başka yazarları okumak, hayatı hadiseleri insanı eşyayı okumak...

Daha bunun gibi nice yazma prensipleri saydı Beşir Ayvazoğlu "Yaza yaza yaşamak" söyleşisinde. Saydığı prensipler diğer bütün sanat dalları ve yaptığı basit bir işi bile sanat kıymeti vererek yapanlar için de geçerli.

Hem hepimiz yazarız, kendi kitabını yazan yazar!

Ölümle tohum olarak toprağa düştüğümüzde, her bahardan dirilen tohumlar gibi haşrin sabahında dirileceğiz ve "oku kitabını diyecekler"

O gün ben yazmadım diyemeyeceğiz! Bugün silgi var, o zamanda silgi de olmayacak!

Nasıl bir hayat yaşamalı, kitabı ne ile doldurmalıyız?

Bursa Büyükşehir Belediyesi; üç ay sürecek "Bursa Edebiyat ve Yazı Akademisi" ve yine "Düşünce Akademisi"; güzel şeyler bunlar.

Prof. Dr. Tufan Gündüz Beyin "Tarih Bizi Çağırıyor" söyleşisi de ufuk acıcı idi.

Evet, tarih bizi çağırıyor, geleceğin ağırlığı üzerimizde, kitabımız neşredilince de!