Baharı çoğaltmak

Hüseyin Eren 03 Nisan 2018 Salı, 06:59

Dünyanın renkleri, evrenin sesleri, baharın hayret verici dirilişi; değişmeyen ve düşmeyen gündem gerçekte. Gerçeklikten kaçış, sanala sığınmak ne çare; hakikat hayatı akıyor, hikmet seyir devam ediyor.

Gözünü kapatan kendini karartır, aynayı örten aynanın ayna özelliğini bitiremez! Kendinden kaçanın varacağı bir yer, hakikatten ürkenin ünsiyet edeceği bir gerçek var mıdır? Dünyanın neresine giderse gitsin, varacağı yer boş bir boşluktan başka bir şey değildir.

İnsan olma rütbesini yitirmişin kazanacağı ne vardır, kaybedeceği de!

Günlük dünya oyuncaklarıyla oyalanmak, gündem sersemliği ile sarhoş olmak; neticeyi değiştirmez, gideni geri getirmez, elması kömüre, kömürü elmasa dönüştürmez!

Sanal ayartı; güneşin söylediği, ayın dile getirdiği, baharın haykırdığı, ölümün verdiği hayat dersini karalaya bilir, sonlandıra bilir mi?

İnsan ki; hürmet ve merhamet varsa insandır. Benliğin putunda çarmıha gerilmiş; ne merhamet güneşi görür, ne de hürmet. Karanlık varsa çıkar, yoksa yoktur gündüzde yarasa!

Yaralı yüreklerin vaveylası dünyayı, dünyaları hüzne boğdu. Üşüşen yarasalar gökyüzünü kaplasa da, insanlık ufku merhamet ve hürmet bahardan umutlu. Bulut, sis ne kadar kapatır güneş aydınlığını?

Mevsimi gelmişse bahar gelir, beşer karşı çıkabilir mi? Kış zamanın askı dolabına asılır; patlayan papatya, ağaçlarda yürüyen su, açan yapraklar; ölümden sonra hayat var hakikatini her bahar tazeleyerek söyler.

Çiçeğe sevgi, insana merhamet, yaratılmışa yaratan adına hürmet...

Haberler; şurada şu kadar insan öldürüldü. Kim öldürdü, uzaylılar mı?

Konum at; şurada şununla şunu yedim, bununla bunu içtim, haydi tebessüm! Çek paylaş, durum bildir!

Kalpten ne haber, vicdan ne diyor, akıl ne istiyor, sair hisler ne bekliyor? Tüket ki varsın; tükenmekten başka nedir?

Zamanı tüket, parayı tüket, eşyayı tüket, dostluğu tüket, insaniyeti tüket!

Merhamet çoğaltır, şefkat çoğaltır, hürmet çoğaltır; insanı, dünyayı, kâinatı... Öyle bir berekettir ki sonsuza dönüştürür.

Boş günlerden geçmiyoruz, muhteşem bahar dirilişine şahit oluyoruz. Bu şahitliğimizi aklımızı kullanarak, kalbimizi işleterek daha da çoğaltabiliriz. Ne kadar çoğaltma, o kadar sonsuzluk bereketi...