Su ile gelen şifa

Hatice Kösecik 23 Temmuz 2018 Pazartesi, 07:26

Bir ilacı yutmak için içilen bir bardak su, genellikle ilaçtan daha faydalıdır.

Bedende hastalıkların oluşumuna farkında olmadan içmeyi ihmal ettiğimiz suyun eksikliği yol açar.

Su hayattır, su muhteşemdir, su olmazsa olmazdır.

İnsan vücudunun yüzde 60- 70 i sudur diye bilir insanoğlu fakat içmeyi ihmal eder suyu.

Oysa bilse ki sadece suiçmeye devam etse bile bir sürü hastalığı tedavi olacaktır.

Nasıl mı?

Bedenimizin yaklaşık olarak yüzde 80'i tuzlu sudan oluşuyor. Terimiz, idrarımız, gözyaşlarımız tuzlu; Parmağınızı kesip kanınızın tadına baksanız tuzlu olduğunu fark edebilirsiniz. Çoğu insan bu basit gerçekleri bilmez. Ayrıca insanlar su alımında eğer doğal tuzun önemini göz ardı eder de su tüketimini yüksek seviyelere çıkarırlarsa ve vücutta yeteri kadar tuz yoksa ne olur? Bedende yeteri kadar tuz yok fakat su alımı fazla ise vücut dolayısıyla tuz kaybına uğrar ve de daha fazla sağlık sorunlarına maruz kalır. Burada önemli olan doğru miktarda su ve doğal tuz kullanımıdır.

Yıllardır yapılan çalışmalarda gösterilmiştir ki, güçlü bir bağışıklık sistemi hastalıkları tedavi eder ama doğru sıvı alımı olmazsa tedavi mümkün olmaz.

Doğru sıvı alımı vücutta neler yapar?

- Bağışıklık sistemi güçlenir, hastalıkları daha kolay yener vücut

-cilt parlak bir görünüm kazanır, yaşlanma sürecini yavaşlatır,

-kilo vermede etkilidir hem de kalıcı olarak,

-daha enerjik olur,

-beyin daha iyi çalışır, algı düzeyi yükselir,

Stres seviyeleri azalır,

Genel bir uyum ve denge hissi oluşur,

Su inanılmaz bir maddedir. Taze kana kana içilen su kadar lezzetli bir şey yoktur. Bedenin doğru ve hastalıksız biçimde işlemesi için ihtiyaç duyduğu şey budur.

İnsanlar suyu çok tüketmedikleri için susama hissi kaybolmaya başlamıştır. Çoğu hastam, çevremde konuştuğum kişiler su yerine çok miktarda çay, meyve suyu, ayran ve bunun gibi sıvılar tükettiği için ihtiyaç duymadığını söyler. Oysa yanılıyorlar, diğer sıvılar saf suyun yerine geçmediği gibi bir de diüretik etki yapar vücutta. Bu da sıvı kaybı demektir. Susuzluk algılama becerisi yerinde değildir bu kişilerin. Eğer biraz üzerine düşüp, önerilen miktarda özellikle taze su tüketmeye başlarsa kişi, bir zaman sonra susamaya başladığını farkedecektir. Bu da vücut için önemli bir gelişmedir. Zaten yaşla birlikte susama hissi azalır, o nedenle bazı susamayan büyüklerimize özellikle 60 yaş sonrası bunu hatırlatmaktayız.

Bir de su içince midesi bulanan insanlar vardır ki bu da aslında istediğimiz bir bulgu değil. Çünkü bu hal kişinin vücudunda toksik maddelerin olduğunu gösterir bize. Özellikle kilosu fazla, su içmekte zorlanan insanlar sıcak suyu çay bardağına koyup içtiklerinde midelerinin bulandığını ifade edebilir, bu da bize o kişilerin bedenlerinde atılması gereken toksik maddelerin çokluğunu ifade eder. Yapılması gereken suyu içemiyorum demek yerine yudum yudum da olsa içmeye çalışmaktır. Bir müddet sonra görecekler ki susama hisleri geri gelir ve de artık su içmek için çaba gösterirler.

İçmemiz gereken su miktarı kişisel ihtiyaçlarımıza ve durumlara göre değişir. Ancak yetişkin bir insan için günde 2 litreden az su içmek önerilmez. Özellikle sabah kalkınca bir iki bardak oda sıcaklığında su içmek iyi gelir vücuda. İçine birkaç damla limon da sıkıp içilebilir. Zayıflamada destek olur. İdrarınız koyu sarı ise susuz kalma ihtimali yüksektir. İdrarın rengi ne kadar dışkı rengine yakınsa zehirlenmişsiniz demektir. İdrar rengi açık sarı olmalıdır yani.

Severek içeceğiniz, taze, serin ve temiz su vücudun dengesine yardımcı olacaktır.

Gelecek yazımızda devam edebilmek ümidiyle.

Su gibi azizi olun efendim...

* * *

Geçen yazımızda su ile gelen şifa demiştik. Konu çok geniş, dilimiz döndüğünce ana hatlarıyla hatırlatarak yola devam edelim istedim.

Bazı insanlar gün içinde sadece bir bardak bile su içmiyorlar. Bunu portakal suyu, kahve ya da sütle telafi ettiklerini iddia ediyorlar, tabi ki yanılıyorlardı. Bu içeceklerin hiçbiri suyun yerini tutamaz, artı çok idrara çıkarıp su kaybına sebep olurlar.

Unutmayalım ki;

Su içmek için susuzluk belitilerinin oluşmasını beklemek hatadır.

Suyun gün boyunca düzenli bir şekilde içilmesi gerekir; böylece su ve tuz seviyeleri her zaman dengeli olur.

Bedenin aşırı susuz kalma belirtileri göstermesini beklemek yerine( kuru bir ağız, baş dönmesi, mide bulantısı gibi) sıvısız kalmayı kendinizden uzak tutmayı hedefleyin. Düzenli su tüketmeye başlayınca bedeniniz en ufak bir susuz kalma durumunda hemen beyne sinyal gönderir ki bu da artık iyileşmeye başladığınızı gösterir.Susama hissi oluşmuş demektir.

Susamak ve sonunda saf, berrak su içebilmek bulunmaz nimettir.

Yemekten yarım saat önce bir bardak içmek bedene yiyeceklerin etkin şekilde parçalanabilmesi için sıvı temin eder.

Yemekten sonra 2 saat boyunca fazla su içmekten kaçınmak en iyisidir, çünkü su sindirim asitlerini sulandırır. Yine aynı şekilde yemek yerken de su içilmemelidir. Aynı sebepten dolayı, sindirim zorlanır.Yemek yerken sıvı almamak en doğru harekettir aslında.

Beden her gün doğru miktarda suyunu alırsa kilo vermek de kolaylaşır. Kişi acıktığında kulaklarındaki bazı akupunktur noktalarını eliyle uyarıp bir bardak su içerse açlık hissi yatışır.

Musluktan temiz su içebilmek en iyisidir, keşke bu her zaman ve her yerde mümkün olsa.

Kaynak suyu bulunursa temiz kaplara doldurup tüketmek de bir çaredir.

Bu arada!

Hayatımıza amansızca giren, etrafımızı dört bir yandan saran plastiklerden uzak kalmak, suyu plastik şişelerde bekletmemek en iyisi hepimizin bildiği gibi.

Damacanaların cam olması gerektiğini de onayladığımız gibi.

Eğer musluktan su içiyorsak cam sürahiye suyu en azından 1 saat önce doldurup dinlendirmek akıllıca olacaktır.

Su içmekte gerçekten zorlanılıyorsa önceleri suyun içine bir tane nane yaprağı, gül yaprağı gibi sevebileceğiniz aromada bir bitki koyup alışma dönemi geçirebilirsiniz.

Su konusunda İran asıllı doktor Fereydoon Batmang helidj'in çalışmaları ve kitapları oldukça faydalı bilgiler içermektedir. Öyle ki doktor F. Batmanghelidj hapishanede bir sürü peptik ülseri olan mahkumu sadece su ile tedavi etmiş ve bunu da kitaplarına yazmıştır.

Bize söylemek istediği eğer mideniz ağrıyorsa ya da başınız önce bir iki bardak su için, muhtemelen susuz kalan vücudun sesi olabilir ağrılar.Susuz kalan vücut tepkisini dile getirecektir elbette.

Bizden hatırlatması, düşünüp hayata geçirmek hepimizin görevi olsun ümidiyle...

Şifayı yudum yudum tadabilmek,

İçerken farkına varabilmek temennisiyle.

Su hayattır, hayat en güzel hediyedir.

Esen kalın.