Seni öpebilir miyim çocuğum?

Hatice Kösecik 16 Temmuz 2018 Pazartesi, 06:36

Bir baba düşünün, üç yaşındaki kız çocuğunun gözleri hizasına kadar eğilebilmek için diz çöküyor ve diyor ki;" çok güzel konuşuyorsun, seni öpebilir miyim?"

     Neden ona, kendi çocuğunu öpmek için izin istediğini sordum.

    - "Onu istediği dışında kimse öpemez ben bile, eğer öpmemi istemediyse yapmazdım bu davranışı."dedi. 

Subhanallah!

    Mükemmel, çok doğru ve de yerinde bir davranış. Çocuğunun da sınırları olduğunu bilen, saygı duyan, onu hareketleriyle var eden, mahremiyet eğitiminin ailede verilmeye başladığının önemini bilen bir baba. Huzurunuzda tebrik ediyorum eli öpülesi babayı.

    Evet çocuklarımıza herşeyi alabiliriz belki, bütün imkanları sunarız. Ya onlara, herkesin bir sınırlı alanı olduğunu, kimsenin yanına belli bir mesafeden fazla yaklaşmasına izin vermemesi gerektiğini öğretebilecek davranışlarda bulunabiliyor muyuz? Bakalım.

   Çoğu  zaman es geçerek, "aman nasıl olsa öğrenir, okullarda herşeyi öğretiyorlar, dünyanın parasını veriyorum." diye düşünen bir anne baba, asıl evde başlaması gereken mahremiyet eğitimini verememiş olur. Öyle ya bazı büyükler, dedeler, nineler, çocuğun özel bölgesini bile küçücükken herkesin ortasında açıp ta" bak teyzesi benim oğlumun nesi de var, ne kadar güzel." diyerek, özel bölgesinin sanki herkesin ortak malıymış, herkes tarafından görülebilir sergilenebilirmiş gibi bir imaj verirse eğer, kaydolur o küçücük beyne bu hareket. Yeni büyüyen minik yavru zanneder ki bu doğrudur, herkes özellikle de büyük insanlar tarafından benim, sadece benim vücuduma ait olan bölgemin görülmesinde sıkıntı yokmuş diye düşünebilir. Yani bu normal gelebilir ona.

    İşte size sınırını kaybetmeye başlamış bir yavru. Belki masumane fakat tamamen gereksiz bir hareket yüzünden yanlış öğrenince çocuklarımız kendilerini korumayı da akıllarına getiremeyebilir böylece.

Uluorta, ortalık yerde çocuğunun üstünü değiştiren anneye de içimden ve de dışımdan kızıyorum. Dikkat edin, çıkarmak istemediği için azar işiten çocuk, büzülerek üstündekini çıkartır ve de etrafına bakar ki beni gören var mı diye. Aslına bakarsanız onlar bazen büyüklerden daha da büyük. Heyhat!

     Biz büyük insanların içindeki büyüyememiş çocuk bile yetişkinlerden daha olgun.

Konu uzun, konu sıkıntılı belki ama öğrenilesi. Dikkatli olunası.

Hepimizin bu toplumda yaşayan bireyler olarak elinden geleni yapma yükümlülüğümüz vardır. Bunu unutmadan, söylediğimiz her sözün, yaptığımız her hareketin küçükler tarafından kaydedilip fotokopi misali gün gelip önümüze konması gayet normaldir. Her ne yaptıysak kayıt edilirken nasıl hesap vereceğimizi düşündük mü hiç?

    Rabbim razı olacağın yaşantıyı ömrümüze amel eylesin.

   Amin amin amin.

   Vakti hazan gelmesin erken,

    Eylüller susmasın hoyrat ellerde...

    Muhabbetle kalın efendim.