Hoş geldin ey kutlu ay!

Hatice Kösecik 09 Mayıs 2019 Perşembe, 06:51

On bir ayda gelen, hasretle beklenendir Ramazan ayı. Hoş geldin dedik dört gün önce, özlemle, coşkuyla.

Bolluk ayıdır bu ay,  sabır ayıdır, mümin kulun rızkının arttığı, sevabının kat be kat verildiği bir kutlu zamandır. İnsanı aldatanın, önünden ardından, sağından solundan yaklaşıp yoldan çıkarmaya çalışan negatif varlığın zincirlere vurulduğu aydır mübarek ramazan. Ve bir sevdadır onu yaşamak, onda yaşamak.  Ne mutlu ki on bir ayın sultanına erişebilene, ne büyük bir müjdedir ki bu kutlu zaman dilimine sağ ve salimen ulaşabilen kullara. Bilir ki onlar, Resulullah (s.a.v) efendimiz şöyle buyurmuştur;

     " Ramazan ayı geldiği zaman, cennet kapıları açılır ve cehennem kapıları da kilitlenir; şeytanlar da bağlanıp içeri tıkılır."

    Bu müjdeyi sevinçle kabul eder bizim insanımız ve bir manevi atmosfere atar adımını. Hele de o uzun ve de sıcak yaz günlerinde oruç tutabilmek zor olsa da, yürekleri yananların suyla buluşması ne tatlıdır. Ve bilir ki oruç tutmak demek sadece yemek içmekten kesilmek demek değildir. Kötü konuşmamak, gönül kırmamak, incitmemek de oruç tutmak demektir. Yani dilin de orucu vardır, gözünde kulağında... Kalbinde vardır ki, demek ki oruç ibadeti bütün azarlarıyla yapılır, tam tekmil hazır vaziyette, ruhen ve bedenen. Tam bir detoksa girer insanoğlu, madden ve manen... Orada şifa başlar, orada huzur bulur sükuna erer ruhlar...

On bir ayda bir gelen bu kutlu ayda ruhen beslenir insan, hem de temizlenir. Bütün bir yıl boyunca çok çalışan midesinin dinlenmesi için iyi bir fırsattır Ramazan ayı. Tabi ki doğru davranabilirsek. Açlığı tam olarak hisseden vücut, akşam olup da büyük bir sevinçle ve hazla açacağı orucunun ardından yemeği abartmazsa, tıka basa yemezse, çatlayıncaya dek mideyi doldurmazsa akıllıca hareket etmiş olur.

Öyle çok paralar verip de kliniklere gitmeye gerek yoktur aslında. Zaten Yaratıcımız hassasiyetle ayarını yapmıştır. Muazzam bir düzenle, çok çalışan vücudu, senede bir kere dinlenmeye çekmiştir. Zira böylesi bir zorunluluk olmasa yer de yer insan, dur demez bedenine, içer, fazlasını da alır, yanlış da beslenir, karıştırır da karıştırır midesini. Belki sağlamdır midesi, ne verirsen öğütür görünür oysa onun da dinlenmeye şiddetle ihtiyacı vardır. İşte bu zaman da o zamandır. 

İftar ve sahurda yediğimize içtiğimize dikkat eder, abartılı iftar sofraları kurmazsak doğru yoldayız demektir. İftara çağırdığımız dostlarımızın da kendi midemizin de uzun süreli açlıktan sonra fazlasını alamayacağını bilmemiz gerek. Suyla açacağımız orucumuzu bir hurmayla tatlandırıp, güzel bir çorbanın ardından nefeslenmek iyidir.  Belki kalkıp bir mutfağa gitmek, o arada akşam namazını eda etmek zaman verir bedene. Sonra istenirse, yapılmış olan bir yemek daha varsa ondan orta boyda bir tabakta, salata eşliğinde ya da isteğe göre yoğurtla yenebilir. Yemek yerken su ya da meşrubat içmemek,  önemli bir noktadır. Zira içilen sıvılar mide asidini seyreltip midede işleri zorlaştırabilir. İftarda ve hemen sonrasında meyve yemek de sakıncalı olabilir, meyveyi ilerleyen saatlerde sahurla iftar arası bir saatte yemek daha iyi olacaktır. Tatlı meselesini de abartmamak gerekir aslında. Belki bir sütlü tatlı olur ama hemen yemek sonrası değil.

İşin aslı hepsini aynı anda mideye indirmek değildir yani. Acele etmeden, severek ve de soframıza gelen nimetleri ve onların bize ulaşmasında emeği olanları da hatırda tutarak yersek yemeğimizi, inanın yirmi dakika içinde doyduğumuzu hissederiz. Hem de kendiliğinden. Dolayısıyla severek yiyecek, ibadetimizi yapacak hem de şükrü en incesinden tatmış olacağız tüm hücrelerimizde... Çay meselesine gelince, doğrusu hemen yemek sonrası içmemek. Fakat bizzat kendim ramazan ayında bu kaideye uyamadığım için suskun kalıyorum. Biliyorum ki bazılarımız kendine ancak bir demlik çayı ikram ettikten sonra toparlayabiliyor. Bu konuda çayın taze demlenip vakitlice içilmesinden yana bir ricam olabilir ancak.

Unutmayın neyi severek yersek, içersek ve de şifa olacağını düşünürsek tam da öyle olacaktır. İyi niyet, olumlu düşünce, huzur her daim arkadaşınız olsun, ruhen ve bedenen ramazan ayının tüm güzelliklerine erişebilmek dileğiyle...