Doğanın verdiği

Hatice Kösecik 30 Temmuz 2018 Pazartesi, 09:20

Yemyeşil bahçeleriyle, tertemiz havasıyla, suyuyla...

Cennet yurdumuzun saymakla bitiremeyeceğimiz meyvesi, sebzesiyle, doğanın bizlere ikramları ile hem hal olarak yaşıyoruz Türkiyemizde.

Yaz geldi geçiyor tüm hızıyla. Kış günlerinin biraz soğuk, biraz karlı, biraz da karanlık günlerinde hayalini kurduk sıcak havanın. Yaz meyvelerinin, sebzelerinin. Öyle diyorum çünkü her gıdayı zamanında, mevsiminde yememiz gerektiğini düşünenlerdenim aslında. Şimdi o muhteşem güzelliklerden hem faydalanıp hem de kilerimize koyma vakti.

Nesli tükenen bir yaz meyvesi, mürdüme eriğinden bahsetmek istiyorum sizlere.

Mürdüm eriği; kendine has özel rengi, tadı ve de kokusuyla muhteşem bir erik. Ve diğer koyu renk eriklerle kolayca karışıyor, karıştırılıyor. Özellikle kurusunu isteyip, pazarlarda sorduğunuzda diğer siyah eriklerin kurusunu gösterebilirler bazen, çünkü birbirine benziyor mor erikler. Onun tadını, kendine has rayihasını bilenler yanılmazlar tabi ki.

Elbetteki içinde C vitamini bolca var, bağışıklık sistemini güçlendirir haliyle.

B gurubu vitaminlerden de zengin olduğunu söylemek istiyorum ki sinir sistemimize destek, strese karşı kalkandır.

Östrojen hormonunu dengelediği bilinen mürdüm eriği, menapoz dönemi ve de adet düzensizliği için idealdir.

İçinde çeşitli mineraller, bakır, demir, potasyum mevcut, zengin lif ve su içeriği sayesinde egzersiz sonrası için rahatlıkla tüketilebilir.

Taze haliyle tüketilebilir tabi ki ama asıl benim ifade etmek istediğim, özellikle tam da olgunlaştığı şu dönemde bulabilirseniz kurutmanız. Kurusunun da tadına varmanız.

Sıcak yaz günlerinden istifade ederek rahatlıkla kurutulabilir her türlü meyve.

Özellikle mürdüm eriği, kurutulunca bağırsak hareketlerini hızlandırmaya ve de bağırsak sağlığını korumaya adaydır.

Kuru mürdüm eriği, iki tanesi bile vücutta kalsiyum dengesinde etkili bir rol almaktadır. Günde iki tane yemekle osteoporoz dediğimiz hastalıkta söz sahibi olduğunu okumuştum bir araştırmada. Öyle ki hastalığı geriletebileceği bile söyleniyordu. Zaten o özel rengiyle, doğanın bizlere verdiği, yaratılana sunduğu eşsiz meyvelerden biri mürdüm. Mor renkli her meyve sebze gibi antioksidan. Kalp sağlığı için oldukça faydalı, kolesterol seviyesini dengelemeye yardımcıdır.

Hem zamanında tüketmek için hem de kurutarak, kışın muhteşem günlerinde sıcacık çayımız eşliğinde yemek için özel bir meyvedir mürdüm eriği. Eğer hazır meyve suyu almam diyenlerdenseniz, güzelce yıkayıp kaynattığınız eriğin suyunu sıcakken cam kavanozlara koyup kapattığınızda harika bir içeceğe sahip olursunuz. İsterseniz, zamanı gelince maden suyu ve buz eşliğinde ikram edeceğiniz yaz günlerinin serinliğini taşıyan havanızı değiştirecek bir içecek de elde etmiş olursunuz böylece. Kendi el emeğiniz, tertemiz ve de hijyenik.

Daha ne olsun...

Tabi ki bunları yaparken, hazırlarken ki ruh halimiz de sirayet ediyor ürettiklerimize, aklımızın bir köşesinde kalsın mutlaka. Severek yapılan her yemekte ve de işte şifa vardır. Severek, isteyerek hazırlanan türlü türlü gıda maddeleri, kışlık yazlık yiyecekler yerken şifa olur. Ne olursa olsun, kullandığımız ilaç da olsa, eğer " bana şifa olacaktır" düşüncesiyle alınırsa vücuda gerçekten de şifa olur insana.

Zihnimizi huzur, cesaret, sağlık ve umut dolu düşüncelerle doldurmayı tercih edersek eğer, bu hayatta şifayı bulma yoluna girmiş oluruz. Unutmayalım, hayat düşüncelerimizden oluşuyor. Beynimize ne verirsek onu alır. Sorgulamaz, kabul eder ve de ona göre davranır.

Hayatın en yüce mutluluğu sevildiğinden emin olmaktır. Kendisi için sevildiğinden, ya da daha başka bir deyişle, kendisine rağmen sevildiğinden demiştir, Sefiller yazarı Victor Hugo.

Kendisine rağmen seviliyorsa bir insan gerçekleri görebilmelidir. Etrafı bulunmaz dostlarla çevrilidir. Bunun önemi yadsınamaz...

İncitmeyen ve daha da önemlisi incinmeyen gönül olabilmek dileğiyle...

Esen kalın efendim...