Aktaş'ın durum değerlendirmesi

Furkan Kahraman 07 Aralık 2017 Perşembe, 06:23

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, basın mensuplarını Merinos AKKM'de ağırlayarak 'Acil Eylem Planı Sunumu'nu paylaştı. Aktaş, göreve geldiği günden bu yana geçen 34 günlük süre zarfında tespit edilen eksiklikleri ve çözümlerini anlattı, gelecek planlarını paylaştı.

İnegöl Belediyesi'nde 13,5 senelik başkanlık deneyimine sahip olan Aktaş, sözlerine başlarken 'Derdim kimseyi eleştirmek değil' dedi. 34 günlük sürede kimseyi asıp kesmediğini, şov yapmadığını anlatan Aktaş hayal peşinde koşmadığını yineledi.

Daha önce dile getirdiği 'ortak akıl' konusunu yeniden vurgulayan Aktaş, ilçe ziyaretlerini aralık sonuna kadar tamamlayacağını ifade etti.

Konuşmanın detaylarını, gazetemizde ayrıntılarıyla okumanız mümkün.

Aktaş'ın konuşmasında atlanmaması gereken birkaç detay vardı. Benim derdim onlarla.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 2032 yılına kadar borçlu olduğunu dile getirdi Başkan Aktaş. Borçların yüzde 60'ının 2018-19 ve 2020 yıllarında ödeneceğini kaydetti ve ekledi: "Kredi alma hakkımız yok."

Göreve geldikleri andan itibaren zarar eden Seabird (Deniz Kuşu), viyadük projeleri, Gökdere Teleferik Hattı gibi projelerin iptal edildiğini vurgulayan Aktaş, S plaka satışını durduklarını Burulaş Travel'in ise rafa kaldırdıklarını söyledi.

Belediye tesislerinin fazlalığından dem vuran ve zarar ettiğini söyleyen Aktaş, edilen zararı da rakamlarla ortaya koydu. Hele bir de stadyum konusu var ki anlatmaya şu satırlar kifayetsiz kalır.

Uzun lafın kısası...

Bursa iyi zarar etmiş, güzel zarar etmiş.

Edilen zararı ve boyutunu tek döneme bağlamak elbette ki akıl karı değil ama yanlış gidenlerin doğruları geçtiğini ve bunun faturasını koca bir şehrin ödediğini anlatmak gerek.

'Artık yeni şeyler söylemek lazım' mantığıyla hareket edilmeye kalkılsa da geçmiş günlerin yaraları anlaşılan herkesin içinde kanamaya devam edecek. Ortaya konan çözümler, bir önceki dönemin aksaklıklarını tekrar gözler önüne serecek.

Peki bütün bu kararlar alınırken hiç mi fizibilite çalışmaları yapılmadı? Şu sıraların meşhur sözü 'ortak akıl' o zaman hiç kimsenin aklına gelmedi mi? Bütün bir şehir 'ben yaptım oldu' mantığına mı bırakıldı?

Sorular uzar gider, cevabı desen muallakta.

Metrosu yer üstünden giden, trafiği keşmekeş, havası kötü, yeşili az bir şehirde yaşıyoruz.

Yaşı belli bir rakamı devirmiş olanların 'Yeşil Bursa' diye yad ettiği, geçmiş fotoğraflarına bakarak hayıflandığımız o şehir el sallayarak gözden kayboldu seneler önce. Gidişi çok da güzel izlendi. Şimdi 'geri dön' çabaları beyhude...

Aktaş'ın yaptığı nüfusu üç milyona yaklaşan, Türkiye'nin lokomotif sanayi şehirlerinden olan Bursa'nın geldiği durumu özetlemesi açısından yerinde bir toplantıydı ancak çözüm önerileri faydalı olur mu, 'acil durum' çağrısı karşılığını bulur mu bunu zaman gösterecek.

Bekleyip göreceğiz...