Alışveriş yaparken bir daha düşünün

Emre İdrisoğlu 06 Ekim 2018 Cumartesi, 07:20

Belki bir daha geri gelmeyecek zaman ve kaybettikten sonra çok üzüleceğimiz sağlımığız için beslenmemize ne kadar dikkat ediyoruz ?

Herkesin bu konuda mutlaka bir çabası var ancak sağlıklı beslenmenin daha toprakta başladığını unutmayalım.

Yediklerimizin yada satın aldıklarımızın nereden geldiğini merak etmeden tüketen bir toplum haline gelmenin acılı bir asimilasyon hikayesi olduğunuda unutmamak gerek.

Çünkü bir çoğumuz üreticinin ve hal pazarının artık nerede olduğunu bile bilmiyoruz

Hangi süslü manavda hangi parlayan meyve ve sebze var onu alıp evimize götürüyoruz.

Ve yine o büyük yalan olan organik Pazar bölümünde aslında mum yağı ile silinen hormonlu sebze ve meyveleri evimize götürüyoruz.

Ben çocukken babam hep hal pazarından alırdı bizim ihtiyaçlarımızı ve adı öteberiydi hatırlarsınız.

Yani ufak tefek yiyecekler...

Peki ya şimdi ?

Neredeyse her biri yarım kilo gelen parlak elmalar...

İnsanları o kadar kandırıyorlarki , geçenlerde bir gün bir dostumla sohbet ederken ne duysam iyi.

Semt pazarlarında iri,parlak ve düzgün meyveleri ve sebzeleri satıp kalan çürük ve yamuklarıda köylü pazarlarında organik diye satıyorlarmış . tabii bizim aynalı sazanlarda işte bunlar hormonsuz diye yamuk ve çürük işte bu yüzdende organik olduğunu düşünüp hemen satın alıyorlarmış.

Aslında konu çok basit !

Biraz rahatımızı beslenmemiz için bozarsak eğer sağlıklı beslenmek burnumuzun dibinde .

Çünkü herkesin neredeyse altında arabası var.

Yani demem o ki üretici ile midenizin arasınsa neden bir sürü insan karıştırıyorsunuzki neden avm'ler giriyor aranıza yada neden kendini düzeltmeyen ve türlü üçkağıtlar yapıp sağlığınızla oynayan bu kadar kişiye prim veriyorsunuz .

Ülkemiz sebzenin ve meyvenin cenneti değilmi?

Gidip neden almıyoruz doğrudan tarlasından ve topraktan ?

Sağlıktan daha önemli ne varki?

Hatta ülkenin geleceğine kadar uzanacak bu iş...

ÜFE (üretici fiyat endeksi) yıllardır yerinde sayarken TÜFE (tüketici fiyatları endeksi) acımasız bir şekilde yükseliyor. Emin olunki tek sebebi bizler ve fazla rahatlığımızdır .

Mevsiminde bile 10 tl 'ye yeşil erik yiyorsak ve bunu sorgulamıyorsak yazık bize.

Ayrıca neden 10 tl olduğununda sebepleri bana sorarsanız üreticiden soframıza gelene kadar bir sürü ilaç işlemi ve insandan geçtiğidir.

Kendimize acımıyorsak çocuklarımıza bu durumu aşılayalım ve üretici yaşasın .

Üretici yaşasınki GDO kullanmasın . Zamanında yetiştirip satışını yaparsa hızlı üretsin diye ZEHİRLİ gübrelere ihtiyaç duymaz .

Bizlerde sağlığımızdan olmayız.

Sizler için seçtiğim bu eşsiz tarifimi mutlaka denemelisiniz...

RÖŞTİ

MALZEMELER

4 adet haşlanmış patates

1.5 çay kaşığı tuz

1.5 çay kaşığı karabiber

1.5 çay kaşığı pul biber

2 yemek kaşığı tereyağı

1.5 çay bardağı rendelenmiş kaşar

2 adet orta boy kapya biber

2 adet yeşil biber

1 demet taze soğan

HAZIRLANIŞI

Patatesleri hafif yumuşayana kadar haşlayıp ocaktan alalım ve daha sonra haşlayalım.Ayrı bir tavada 1 yemek kaşığı tereyağı ile ince kıydığımız biberleri ve taze soğanı soteleyelim ve ocaktan alalım.  bir tavayı yağlayıp ısıtalım rendelediğimiz patateslerin yarısını tavaya koyup bastırarak düzleştirelim.Üzerine sotelediğimiz biber ve taze soğan ile kaşar peynirini ekleyip geriye kalan rendelenmiş patatesleri de ekleyerek düzleştirelim.Kısık ateşte alt kısmı kızarana kadar pişirelim.

Düz bir tencere kapağından yardım alarak röştiyi ters çevirelim ve diğer tarafı da kızarana kadar pişirdikten sonra pizza şeklinde dilimleyerek servis edelim afiyet olsun.