Emine ve can derdinde kadınlar...

Emel Demir Akdeniz 28 Ağustos 2019 Çarşamba, 07:00

Yaşam hakkı için mücadele etmek... Özellikle biz kadınlar, çok aşinayız bu cümleye. Çünkü doğduğumuz andan itibaren hep birilerinin yaşamımız için söyleyecek sözleri var... Birey değil de cinsiyet, daha doğrusu toplumsal cinsiyet tanımlamamız hep birilerinin bir şeyleri olmak yönünde. Onun karısı, bunun kardeşi, şunun kızı, diğerinin annesiyiz. Böyle uygun görülmüş... Neden? Çünkü dünya erki böyle buyurmuş...

Emine...

Namus...

Kadın...

Sırf birileri onun hayatı için bunu uygun gördü diye çocuğunun gözü önünde boğazı kesilerek öldürüldü. Kameralar çekiyordu... Kızı bağırıyordu ve Emine tabii ki ölmek istemiyordu... Sen gibi... Ben gibi... Özgecan gibi... Ayşe, Münevver ya da Fatma gibi...

Hayatı onun ellerinde olmadığı için öldürüldü...

Çok açık...

Kadın olduğu için... Eski kocası böyle uygun gördüğü için... Gözlerimizin önünde her gün ölen kız kardeşimizin arasına uçtu gitti...

Emine ilk mi? Değil... Son mu? Elbette ki değil...

Hiç bir zaman son olmadı. Aynı gün kameralar etrafta değilken kadınlar öldürüldü yine. Kocası, eski kocası ya da sevgilisi, babası, kardeşi, ağabeyi, oğlu tarafından. 'Namus'lular tarafından  öldürüldü. Namusu kendine kalkan etmişler tarafından.

Biz kadınların hayatı, erkeklerin elinde olduğu için...

Bir kadın tarafından terkedilmeyi, kabul edilmemeyi, sevilmemeyi kaldıramayan adamlar kendilerini cezalandırıcı ilan edebildiği için...

Sevmeyi ya da sevilmeyi bilmedikleri için ve zorla güzellik yaratabileceklerini düşündükleri için...

Bir kaç yıl yatıp çıkabilecekleri, ya da iyi halden yırtabilecekleri için...

***

Kadınlar can derdinde...

Hepimizin bir gün başına gelebilecek olan şey, Emine'nin başına geldi işte.

Gelmez demeyin, gelir...

Hiçbirimizin diğerinden çok da farkı yok bu ülkede. 

Bilinçlenin KIZ KARDEŞLERİM...

Şiddeti görün, görün ki sadece bir tokat değildir şiddet. Zaman zaman psikolojiktir, bazen ekonomik, bazen cinsel...

Karşınızdakinin (Kim olduğu mühim değil) ilk aşağılayışında, ilk tehditkar ifadede çekin gidin.

Giyiminize, kuşamınıza ilk karıştığında giydiğiniz şeyle sizden çok ilgilendiğinde çekin gidin.

Sürekli nerede olduğunuz konusunda baskıya maruz kaldığınızda, 7/24 takip edildiğinizde, nerede olduğunuza dair fotoğraf istediğinde çekin gidin.

Küçük düşürüldüğünüzde, alay edildiğinizde, sevdiklerinizle ilgili tehdit edildiğinizde, sevdiklerinizle görüşmenizi istemediğinde çekin gidin.

Israrla yok sayıldığınızda, görmezden gelindiğinizde, muhatap alınmadığınızda çekin gidin.

Para vermediğinde, harcamalarınız takip edildiğinde, maaşınıza el koyulduğunda çekin gidin.

Hayır demenizi dikkate almadığında çekin gidin...

Öfkeli biri ama sadece eşyalara saldırıyor demeyin.

Yaptıklarını masum bir kıskançlık olarak değerlendirmeyin.

Sınırda durmayan çok sevdiğiniz biri bile olsa o öfke ve masum kıskançlığın adı şiddettir!