Mesele sevmek değil azizim!

Emel Demir 29 Eylül 2018 Cumartesi, 07:30

Kadını ya da erkeği ayırmadan düşünün. Bir insanı yakmak neyin cezası? Biz sevmeyi kimden ya da nasıl öğreniriz? Biz kimi severiz? Neyi, neden, ne hissederek severiz?

Hani çeşit çeşit kalıbı var bunun. Kimi zaman birbirimizi de bu şekilde etiketleriz hatta... 'Hayvansever' deriz, kitapsever, sanatsever... Ya da anne sevgisi, çocuk sevgisi, doğa sevgisi deriz... Kelimenin önüne ya da sonuna ne koyduğumuz önemli değil. Nasıl bir kalıp olduğu da... Önemli olan nasıl sevdiğimiz. Sevgiyi nasıl tanımlayarak yaşadığımız...

Bazıları sevemiyor işte... Bir yerlerde yanlışlar yapılıyor, birileri hayat yolunda sevgiyi onlara yanlış anlatıyor. Ve bedelini yine biz ödüyoruz.

Şengül de yanlış sevginin kurbanı oldu...

Çok sevdiği için, aşırının aşırısı sevdiği için, sevgiyi herkesten daha iyi bildiği için, bu ülkede kimse onun gibi sevemediği için, dağları aştığı, denizleri geçtiği için,  hatta sevgisinin ucu bucağı görünmediği için bir adam çok çok sevdiği kadını YAKTI!

Şimdi Şengül'ün kalbi yangın yeri!

'Mesele sevmek değil azizim. Kime sorsam herkes seviyor zaten. Mühim olan güzel sevebilmek, kırmadan, dökmeden, yormadan, acıtmadan...' demişti Şengül...                                 O da anlatamadı katiline.

Çünkü bildiği, anladığı sevgi; gerektiğinde öldürmeyi, yakmayı, kanatmayı ve acıtmayı içerir. O da çok sevdiği için yaktı Şengül'ü. İki çocuğu annesiz bırakarak.

Bütün bu sevgi ve aşk olayını yanlış anlayanlar; sevgilisini, karısını, çocuğunu, kocasını ya da herhangi bir canlıyı incitenler, kan dökenler... YANLIŞ SEVİYORSUNUZ, SEVMEYİN! Sevmeyi kimden ya da nereden öğrendiyseniz kusurlusunuz. Problemlisiniz. Ya bırakın doğrusunu anlatsınlar ya da SEVMEYİN!

Kıskanmak, vurmak, incitmek, aşağılamak, hor görmek, küfretmek, eve kapatmak, baskı yapmak sevgiyle ilgili değildir. Eğer bunları hissediyorsanız siz aslında sevmiyorsunuzdur.

Gidin tedavi olun! SEVMEYİN!

Mesele sevmek değil azizim. SEVME!