Duyacak mıyız?

Emel Demir 26 Temmuz 2018 Perşembe, 06:45

Bu, bir sabah programı değil... Bir realty show yahut stand up da değil... Kimse izleyince 'Yine mi' de diyemez ya da dememeli. Alışıp normalleştirebileceğimiz sözler, sıfatlar da olmamalı. Şimdi televizyonlarımızı bir kapatalım, bir iki dakika duralım; sonra tekrar açabiliriz... Devam ederiz şu an ne yapıyorsak ona.

Benim söyleyeceklerim var!

Eylül, Leyla, Özgecan, Münevver en bilindikler... Ve bilmediğimiz, duymadığımız, duysak da kulaklarımızı tıkadıklarımız var. Şimdi bir de Bahar oldu. Söyledikleri doğru mu değil mi bilemeyiz. Araştırılır, çıkar ortaya...

Lakin doğru olup olmadığı önemsenir mi? işte onu konuşalım...

18'ini belki aşmış, belki aşmamış bir genç kız çıktı ortaya. Sosyal medyada duyurmaya çalıştı sesini... "Amcam" dedi... "İstismar" dedi... "Duyun sesimi" dedi. Duyacak mıyız?

Bizim için normal olan sesler mi bunlar?18 yaşında bir genç kızdan ben 'üniversite', 'eğitim', 'gelecek' kelimelerini duymak isterim. Peki ya siz?

Son dönemde sosyal medyada sıklıkla konuşulur oldu. Bilmem siz duydunuz mu? Bu istismar haberlerinden bahsediyorum. Daha öncesi de vardı elbet. Ama işte teknoloji bize duyma, görme ve bilme fırsatı tanıdı. Mini etek giydiği için toplu taşıma aracını karakola çektirenler, şort giydiği için tekme tokat dövülenler, dövme yaptırmış diye linç edilenler, enişte, dayı ve tanımadığı biri tarafından istismar edilip, satılan çocuk.

Bahar belki doğru, belki yalan söylüyordur bilemeyiz ama peki doğru olduğunu bildiklerimiz, gördüklerimiz?

İşte bizim önemsememiz gereken toplum olarak neye, nasıl, niçin ne gibi tepkiler verdiğimiz. Mini etek giydiği için karakol önüne çektirilebiliyorsa bir araç ve o araçtaki en az 20 insan evladı sesini çıkarıp da 'n'oluyor?' diyemiyorsa, biz daha çok istismar, çok kan, çok vahşet görürüz.

Biz bu değiliz ki... Öyle miyiz? Bizim vicdanımıza, insanlığımıza, merhametimize ve saygımıza ne oldu?

Biz komşumuz açken tok kalamayacak bir milletken, Yunanistan'da çıkan yangına 'Günün en güzel haberi' diyebilecek kadar nasıl kirlendik?

Hani...

Biz en merhametli, en vicdanlı en misafirperverdik!

Bunları yapabilecek kadar ne zaman vahşileştik. Eylül'ü unuttuk gitti, tıpkı Özgecan'ı ve Münevver'i; tıpkı her ecelsiz öleni unuttuğumuz gibi... Komşumuz yanarken de bir 'oh' çektik.

Bahar'ın sesini de duymayacak mıyız?

Türkiye'de o feci deprem yaşandığında ilk koşanın Yunanistan olduğunu da unuttuk mu?

Peki Hz. Muhammed'in o anısını...

'Peygamberimiz bir cenaze geçerken ayağa kalkar.

  • "Ya Resulallah Yahudi cenazesidir" derler.

Peygamberimiz,

  • "İnsandır" diye cevaplar...