Vakit; Bütünsel sağlığa dair farkındalığınızı arttırma vakti

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 11 Aralık 2018 Salı, 07:37

Sizler için bu platformda bütünsel sağlığımızla ilgili pratik bilgiler ve etkili öneriler paylaşmaya başlayacağım için çok mutluyum! 'Bütünsel Sağlık da ne ki?' dediğinizi duyar gibiyim... Fakat ondan önce kim olduğumu açıklamakta fayda var.

Başarıyla tamamladığım üniversite eğitimi süresinde birçok kamu ve özel sağlık kuruluşlarında uzun dönemli stajlar aynı zamanda çeşitli yerel gazetelerde sağlıklı beslenmeye yönelik köşe yazarlığı yaptım. Sağlıklı yaşam ve wellness kavramlarıyla yakından ilgili olduğumdan, uluslararası geçerli eğitim programlarını tamamlayarak 'Yaşam Koçu' unvanı ile mesleğime yeni bir boyut katıp, aynı zamanda kişilerin diyet sürecinde değişen psikolojileri ve bilinçaltının farkına vararak; danışanlarım ile NLP, hipnoz gibi bilinçaltı çalışmaları yaparak bu süreci desteklemekteyim.

Lisans eğitiminin yanı sıra, sağlıklı beslenme ile ilgili birçok kongre, seminer ve panele katıldım, katıldığım bazı eğitimlerde sistemin getirdiği doğru ve yanlışları değerlendirerek doğal bir yaşama adım attım ve bununla beraber son yıllarda bilimsel çalışmaların yoğunlaştığı bağırsak psikoloji - bağırsak fizyoloji alanlarına yönelik eğitimler aldım. İngiltere'de otizmli çocukları tedavi etmesi ile bilinen Dr. Natasha Campell'den aldığım eğitim ile GAPS Uygulayıcısı oldum, Bağırsak & Fizyoloji alanına yönelik çalışmaları ile çeşitli hastalıklara yönelik çalışmalarına devam etmekteyim. GAPS uygulayıcısı olmak aynı zamanda bağırsaklarınızı uyaran maddeleri tanıyıp ona göre yaşam biçiminize dahil etmeyi ve hayatınızda tanımlamanızı gerektiriyor bana göre. Bu süreçte kendime yaşadığım dönüşümü biyokimya ve besin kombinasyonları ile destekleyerek çok güzel sonuçlar aldığımı söyleyebilirim.

Meslek hayatıma özel bir hastanede başlayıp, şu an kendi danışmanlık merkezimde kişilerin yaşam kalitelerini artırmayı hedeflemekle beraber,  bağırsak geçirgenliği üzerine olan çalışmalarının yanı sıra gen analizine göre beslenme ve yüz okuma eğitimi ile beraber doku tuzları ile yaptığım mineral terapisi ve aromaterapi ile mesleki çalışmalarıma yeni soluklar katmaya devam etmekteyim.

***

Sağlıklı yaşamaya dair neler biliyor? Bildiklerinizden neleri uyguluyorsunuz hiç düşündünüz mü? Bu konuda farkındalığınız sizce yeterli mi?

Sağlığınız yerinde mi? Rahat rahat merdiven çıkabiliyor musunuz? Sabah uyandığınız da enerjik misiniz yoksa dövülmüş hissiyle mi kalkıyorsunuz yataktan? Gün içerisinde sizi rahatsız eden ağız kokusuyla sık sık karşılaşıyor musunuz? Sahi eklemlerinizden yana ağrı ya da şişlik şikayetiniz var mı?

Tüm bunlar ve daha fazlası bize şu anki sağlık durumunuzu öyle güzel özetliyor ki. Burada amaç kendinizin farkına varmanız, sağlığınızın farkında olmanız.

Dünya Sağlık Örgütü Anayasası'nda sağlık şöyle tanımlanmıştır: "Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir." Hastalık sözcüğünün anlamı hekim ve hekim olmayanlar için birbirinden farklıdır. Hekimler hastalığı şöyle tanımlar: "Doku ve hücrelerde normal dışı yapısal ve işlevsel (fonksiyonel) değişikliklerin doğurduğu haldir." Hekim olmayanlar için sözcüğün anlamı kişinin kültürüne bağlıdır. Kişinin sağlık, kültür düzeyi yükseldikçe tanım hekimin tanımına yaklaşır. Genellikle kişi hastalık belirtileri çalışmasını önleyecek düzeye çıkarsa kendini hasta sayar. Sosyal bilimciler bunu şöyle belirtir. "Kişi kendisinden beklenen sosyal rolü yapamadığı zaman hasta sayılır." Örneğin; bir kişi öksürüyorsa, hekime göre o kişi hastadır. Öksürme kişinin çalışmasını önlemiyorsa, kişi kendisini hasta saymaz. Boynunda sert, çevresine yapışık ve ağrısız bir beze olan kişi kendisinin bir sağlık sorunu olduğunu düşünmeyebilir. Buna karşın bu kişi akciğer kanserine yakalanmış ve bir kaç ay içinde ölecek bir hasta olabilir. Bu tanımlamalar sağlığımızın ne kadar kritik hal içinde olduğunun kanıtıdır.

Sağlık tanımı sadece fiziksel sağlığı değil zihinsel - duygusal - sosyal ve ruhsal denge durumunu da kapsadığından, tüm bunlar bütünsel sağlığı oluşturuyor. Bütünsel sağlık insanlığın sahip olduğu üç ana beden olan; Fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerinde denge ve harmoni içinde olması demektir.

Sadece fiziksel bedenimize özen gösterip, sağlıklı bir beslenme biçimi ve ideal bir rutinde fiziksel aktivitede bulunmak tüm bedenlerimizde denge yaratmak için yeterli değildir. Muhakkak ki madde ve enerjiden oluşan fiziksel beden sağlığımızı dengeleyici bir yaşam tarzı da kıymetlidir. Fakat fiziksel beden son derece sağlıklıyken eşzamanlı olarak zihinsel kargaşa, psikolojik çöküntüler ya da ruhsal problemler baş gösterebilir. İşte o zaman bütünsel sağlık anlayışına göre tüm bedenimizde bir uyum ve dengeden söz etmek mümkün değildir.

Bütünsel sağlık anlayışının, klasik okul tıbbından ayrılan en önemli noktası, insanın sadece fiziksel beden sağlığı üzerinde durmayıp, duygusal, zihinsel ve ruhsal boyutlarının da, sağlığın temel taşları olduğunu göz önünde bulundurmasıdır. Fiziksel sağlığımız için olumlu bir seçim yapıp uyguladığımızda, bundan diğer bedenlerimizde anında etkilenir.

Bütünsel sağlık, dengeyi sağlamak için klasik okul tıbbı yöntemleri olan ilaçlar yerine, genel yaşam tarzı değişikliklerini ön planda tutar. Bütünsel sağlığın amacı mevcut bir hastalığı tedavi etmenin yanında, insanların kendi kendilerini iyileştirme yeteneklerini uyandıran, hastalıkların oluşmasını önleyen çözüm önerilerini, günlük ve dönemsel beslenme ve yaşama dair rutinleri sunmaktır.

Bütünsel Sağlık denildiğinde beden-zihin dengesi dikkate alınır. Sinir sistemi ve bağışıklık sistemi, zihinsel sağlık üzerinde; zihinsel durum da sinir sistemi ve bağışıklık sistemi üzerinde etkilidir. Günümüzde, özellikle stres kaynaklı kalp ve damar hastalıkları, astım, sindirim problemleri, obezite gibi kronik hastalıklardan ölüm oranının yüksekliği, beden-zihin dengesinin önemini açıkça göstermektedir.

Aynı zamanda, insanoğlu bütünsel bir mekanizmaya sahiptir. Beslenmesi, baharatları, yemek pişirme şekilleri, nefes teknikleri, aromaterapisi, fiziksel egzersizi, masajı, gündelik ve mevsimsel rutinleri vb. sağlığımıza direk etki eden bir sürü etken var ve insanoğlu ancak tüm bu modüller dengede olduğu takdirde bütünsel olarak sağlıklı olabiliyor. Sağlığın daha çok tıbbi müdahaleyle değil, daha sağlıklı bir yaşam tarzı, daha fazla barış ve iç huzuru, daha pozitif bir yaşam algısı, daha sağlıklı bir çevre, daha kontrollü bir nüfus artışı ve kentleşme, daha temiz bir çevre ve daha iyi yaşam koşullarıyla kazanılabileceğini kabul etmemiz gerekir.

O zaman haydi kendimizi bilelim, farkına varalım ve doğal yollarla kolaylıkla iyileşelim.