Selülitle savaşmaya var mısın?

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 06 Haziran 2019 Perşembe, 07:30

Yaz aylarına girdiğimiz bu zamanlarda havaların ısınması ile beraber yeni bir beden algısı da ortaya çıkmaya başlar. Yaklaşan deniz sezonu, davetler, düğünler derken ne yediğimizle baş başa kalırız. Elbette ki beslenmemize dikkat etmemizle beraber hareket etkinliğimizi arttırarak istediğimiz sağlıklı beden ölçülerine girebiliriz.

Sağlıklı beden ölçülerine ulaşmakta özellikle bayanların en çok yakındığı kısım selülitler oluyor. Selülit, özellikle kadınlarda daha çok uyluk, kalçalar, karın derisi yüzeyinde görülen portakal görünümüdür. Selülit, deri altı yağ hücrelerinin aşırı derecede büyüyüp kan ve lenfatik dolaşım üzerine baskı yapması sonucu dolaşımın bozulmasından kaynaklanır.

SELÜLİT, CİDDİ BİR SAĞLIK PROBLEMİDİR

Selülit, sadece kilolu kadınlarda görülmez; zayıf veya şişman her bireyde görülebilir. Selülitin nedenleri:

1-Kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan folikül hormonunun artışı ile beraber dokularda aşırı su tutulmasından kaynaklanır

2-Genetik etmenler. Yani annesi selülitli bir bayanın selülitli olması doğaldır J

3-Dolaşım bozukluğu. Damar yollarında oluşan selülit, damarları sararak kan dolaşımını zayıflatır ve varislere de neden olur.

4-Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı ve sinirsel gerginliklerde selülite yol açabilir.

SELÜLİT TEDAVİSİNDE ETKİLİ OLAN BESİNLER

  1. SU: Öncelikle bol su içmeyi unutmuyoruz. Günde 2,5-3 litre su içmek, kan dolaşımının düzenlenmesini sağlar ve vücutta ödem oluşmasını engeller. Yeterince su içilmediği zaman vücudumuz susuzluk çeker ve selülit birikimine neden olur.
  2. KIRIMIZI BİBER, KİVİ, PORTAKAL: İçerdiği bol miktardaki C vitamini nedeniyle kollajen doku yapımında rol oynar. Deri altındaki bağ dokusunu güçlendirir. Brokoli, karnabahar, maydanoz ve yeşil yapraklı besinler C vitamini açısından zengin olan besinlerdir.
  3. KETEN TOHUMU: İçerdiği östrojen ve omega 3 yağ asitleri nedeniyle selülit tedavisinde kullanılır. İçinde bulunan fitoöstrojenler, östrojen gibi davranır ancak östrojenin reseptörlerine bağlanmaz. Bu nedenle kollajen dokunun yıkılmasını önler. İçerdiği omega 3 yağ asidi içeriğinden dolayı ise kan dolaşımını rahatlatır.
  4. SOĞAN VE SARIMSAK: Kan basıncının ve dolaşımın rahatlamasını sağlar. Ayrıca tansiyon düşürücü etkisi vardır.
  5. ANANAS: Ananas, bromelain denilen sindirim enzimi içerir; antiinflamatuvar özellik gösterir ve bu enzim yağ hücrelerinin çevresindeki bozuk kollajen dokuyu parçalayıp yağların depolanmasını önler. Her gün ara öğünlerde bir dilim ananas yemek bölgesel ödemi önlemeye yardımcıdır.
  6. İNCİ ÇİÇEĞİ, ENGİNAR: Vücutta oluşan ödemin dışarı atılmasında etkilidir. Ayrıca enginarın karaciğer hastalıklarına karşı koruyucu etkisini araştırmalar göstermektedir. Enginardan en faydalı şekilde yaralanmak istiyorsak; enginar dolmasını yaprakları ile birlikte tüketmemiz en güzelidir.
  7. KEREVİZ: Kan damarlarının kasılmasını engelleyerek dolaşımın rahatlamasını sağlar. Kerevizi  yemekleriniz ve salatalarınızda rahatlıkla kullanabilirsiniz.
  8. DOMATES: İçeriğinde bulunan kırmızı rengini veren likopen maddesi sayesinde bağdokusunun yenilenmesine yardımcı, enfeksiyonlara karşı koruyucu, idrar söktürücü, antikanserojen gibi özellikleri ile beraber hücre metabolizmasını destekleyici özellikleri bulunmaktadır. Domateste bulunan likopen pişmekle kaybolmaz. Domates salçası, domates sosu, evde yaptığımız ketçap ile de likopenden yararlanabiliriz. Likopenin en doğru tüketimi çiğ domates şeklinde ağızdan tüketilmesidir.
  9. YEŞİL ÇAY, BEYAZ ÇAY: İçeriğindeki kateşin sayesinde yağ yakımını hızlandırıcı etkisi vardır. Ayrıca ödem oluşmasını engeller. Günde 2-3  fincandan fazla içmemeye dikkat edelim.
  10. BALIK: İçerdiği bol miktarda omega 3 yağ asitleri kan damarlarını genişleterek kan akışının ve dolayısıyla dolaşımın rahatlamasını sağlar. Haftada en az iki kez balık tüketmeyi ihmal etmeyelim.
  11. ZENCEFİL: Kanda plak oluşumunu engeller ve dolayısıyla dolaşımı ve kan akımını rahatlatıcı etkisi vardır.

SELÜLİT İLE SAVAŞIRKEN UZAK DURULMASI GEREKENLER

  • TUZ: Vücutta su tutulmasına neden olur ve zararlı atıkların vücuttan uzaklaştırılmasını engeller.
  • ALKOL: Alkol vücutta direk yağ olarak depolanır ve su kaybına neden olur. Ayrıca kana çabuk karışıp kanın kimyasını değiştirir, karaciğer ve böbreklerin fazla çalışmasına da neden olduğundan vücudun artık maddeleri dışarı atması da zorlaşır.
  • SİGARA: İçeriğindeki nikotin sayesinde vücut oksijeni yeterince kullanamaz. Hücreler zarar görür ve dolaşımı da olumsuz etkiler. Besleyici maddelerin işlevlerini kaybetmesine neden olur.
  • RAFİNE ŞEKER: Cildi sıkılaştıran kollajen dokuyu yıkarak cildin sarkmasına neden olur. Tükettiğimiz abur cuburlar, beyaz unlu besinler gibi basit şeker kaynaklarının fazlası vücudumuzda yağ olarak depolanır.

SELÜLİT İLE SAVAŞ, SAĞLIKLI BESLENME İLE BARIŞ

1.    Şeker ve şekerli içecekleri azaltın.

2.    Bol bol su için

3.    Rafine edilmiş karbonhidrat yerine kompleks karbonhidratları tercih edin.

4.    Tuzu olabildiğince az tüketin.

5.    Yağlı, ağır ve soslu besinlerden uzak durmaya çalışın.

6.    Sigara içiyorsanız mutlaka bırakın, alkolden uzak durun.

7.    Her gün mutlaka C vitamini içeren besinlerden tüketin.

8.    Kafeinden uzak durun.

9.    Keten tohumu ve balık tüketimine özen gösterin.

10.    Düzenli egzersiz yapın. (en az 45 dk/günde)

Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeyi yaşam tarzımız haline getirmek oldukça önemlidir. Bahsettiğim önerilerden bir tanesi mucize yaratmaz. Bu önerilerin hepsini yavaş yavaş hayatımıza geçirerek başarılı sonuçlar elde ederiz. Tüm besin gruplarından, size uygun dengeli porsiyonlarda tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın. Özellikle mevsime uygun sebze ve meyvelerden, günde 7-9 porsiyon (en az 5 porsiyon) tüketin. Her renk besinin farklı faydaları olduğundan çeşitliliğe önem verin. Sebze ve meyveler içerdikleri vitamin ve minerallerle selülit oluşumuyla savaşmaktadır. Hem vitamin kaybı, hem yüksek kalori alımı, hem de kanserojen madde oluşabilme riski açısından, kızartma yönteminden uzak durun.Sağlıklı, keyifli günler diliyorum...