Sağlıklı beslenme önerileri

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 25 Aralık 2018 Salı, 08:04

Atalarımızın ve onların atalarının bizlerden bedenen daha sağlam olduklarını biliyoruz. Sanayi devrimi ile beraber sağlık üzerinde oynanan oyunlar arttı, ilaç sektörü daha da büyüdü ve hastalıklar daha çok insanı etkiler durumda... Kronik yorgunluk ve özellikle otoimmün hastalıklara, özellikle; beslenme, uyku ve hareket dengesizliğinin neden olduğunu biliyoruz. Bugün bu kaba tabire bir açıklık getirerek tek tek maddeleyeceğim şahane önerilerim olacak. Bu önerilere uyduktan bir hafta sonra;

  • Kronik yorgunluğunuzu ortadan kalkacak,
  • Kendinizi gençleşmiş ve enerjik hissedeceksiniz,
  • Daha erken uyanacaksınız.
  • Aynı zamanda bu öneriler hem hastalık önleyici hem de tedavi edici özellik gösterecek.

DİYETİSYENİNİZ ELİF NUR KÖPRÜCÜ'DEN SAĞLIKLI BESLENMEYE DAİR GENEL ÖNERİLER :

• İki beyazı (şeker ve beyaz un) iyice azaltın, hatta mümkünse hiç yemeyin. Tuzu (üçüncü beyaz) tamamen kesmeyin, ama azaltın.

• Un ve şeker gibi hızlı emilen (glisemik yükü yüksek) şekerlerden kaçınarak insülin direncini yenin. Bu nedenle ekmek, mısır, çavdar, makarna, pirinç, vb. gibi tahıllar ve bunlar ile yapılan yemekler ve hamur işlerini ya hiç yemeyin ya da iyice azaltın.

• Rafine şekerler (çay şekeri, früktoz, vb.) ve bunlarla yapılan yiyeceklerden (reçel, pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayıf, sütlü tatlılar, vb.) uzak durun.Hiçbir şekilde tatlandırıcı (aspartam, sakarin, vb.) ve tatlandırıcı içeren yiyecek ve içecek tüketmeyin.

• HER MEVSİMİN TAZE MEYVE SEBZESİNİ TÜKETİN.

Sebzeler daha çok çiğ tüketilmelidir (özellikle salata tarzında) . Koyu yeşil yapraklılar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir ( osteoporozun önlenmesi!) ve ayrıca omega-3 yağ asidi içerirler.

• Doğal yetiştikleri için yabani otlar ( ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada, vb.) mükemmeldir. Semizotu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır.

• Zerdeçal, kimyon, karabiber, tarçın, kişniş, kırmızı biber, karanfil, zencefıl, nane, kakule, susam, safran, kafur, meyankökü, hardal, demirhindi, biberiye, çörekotu gibi baharatların kullanılmasının kronik hastalıkların korunmasında önemli rolleri vardır. Baharatın küflü olmamasına dikkat edin. Baharatlarınızı soğuk ortamlarda saklayın.

• Sarımsak, hücreleri paslanmaktan koruyan (antioksidan) en önemli yiyeceklerden biridir. Her gün en az iki diş yenilmeli. Sarımsağı ezip öyle tüketin.

• Özgür dolaşan hayvanların etini, süt ürünlerini ve yumurtasını yiyin.

• Tercihen yemlenen değil, otlayan hayvan etleri yenmelidir. Paketlenmiş ve katkı maddesi katılmış et ürünleri (salam, sosis, sucuk) yenmemelidir. Klasik usulle yapılmış sucuk, kavurma, pastırma, vb. gibi et ürünleri serbestçe yenilebilir.

• Etin az yenmesi B 12 vitamini, karnitin, koenzim Q l O ve bazı esansiyel amino asit eksikliklerine yol açabilir. Bu eksiklikler başka organlarınız gibi kalbinize de zarar verir. İddia edilenin aksine kırmızı et yemek koroner kalp hastalığına neden olmaz.

• Sakatatlar hayvani gıdaların en değerli bölümleridir. Yasaklanmaları doğru değildir. Fakat veteriner gözetiminde kesilmiş hayvanların sakatatı yenmelidir.

Tercihen köy tavuğu ve diğer özgür dolaşan kümes hayvanları yenilmelidir. Çiftlik tavuğu gün yüzü görmez; çeşitli hormonlada hızlı büyütülür ve yediği yeni doğal değildir; tadı kötüdür. Çiftlik tavuklarının avantajları ucuz olması ve çabuk pişmesidir.

• Ağır metal zehirlenınesi riskini azaltmak için küçük balıklar tercih edilmeli.

• Zeytinyağı dışındaki sıvı yağları ve margarini tüketmeyin. Doymuş yağları (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı) tercih edin.Margarin kimyasal bir ürün olup, plastikten sadece 1 molekül farklıdır. Son yıllarda bazı margarinlerde trans yağlar çıkartılmıştır. Onun yerine interesterifikasyon denilen ve yine zararlı olan bir yöntem kullanılmaya başlanmıştır. Margarinlerin kolesterol içermemeleri bir üstünlük değil, zaaftır. Zaten bitkisel kaynaklı yağların hiçbiri kolesterol içermez.

• Ayçiçeği yağı, pamuk yağı, fındık, kanola, mısırözü yağı, soya omega-6'dan zengin çoklu doymamış yağ asitleridir. Omega-6/ omega-3 dengesini, omega-6 lehine bozarlar. Sıcak presten çıkan bu yağların dokuları yıpratıcı (dejeneratif) özellikleri de var. Kullanılmamalı ya da çok az kullanılmalıdır.

Zeytinyağı, mükemmel bir yağdır. Halis sızma olanlar tercih edilmelidir (soğukta donar). Salatalarda ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılmalıdır. Bütün yemekleri zeytinyağıyla yapmak doğru değildir.

• HER YİYECEĞİ DOĞAL ŞEKLİNE EN YAKIN OLARAK TÜKETİN.

• Ev yoğurdu, fermnete turşu, ev yapımı sirke  ve doğal boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdaları fazla tüketin.

• Yasaklar haricinde yeme sınırı yoktur. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz (patlayıncaya kadar değil! ).

• Yeteri kadar güneşlenin ya da kan düzeylerini 40- 120ng/mL arasında tutacak kadar D vitamini takviyesi alın. Kullandığınız D vitamini desteğinizde BHA ve BHT maddelerinin olmamasına özellikle dikkat edin.

• Vücutta oluşabilecek iltihabı kırmak için besinlerle aldığınız omega-3 miktarını artırın. Örneğin günde mutlaka 2-3 adet tam ceviz yiyin.

• Günde en az 2litre su için. Derin nefes alın, stresten uzak durun, iyi uyuyun.

Önerilerimin devamı ile haftaya sizlerle olacağım, esenlikler diliyorum...