Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 19 Şubat 2019 Salı, 07:09

Sindirim sistemi dış dünya ile temasta olduğumuz en önemli sistemimizdir. Yaşam boyu 60-80 ton kadar ağız yolu ile aldığımız yiyecek ve içecekler ile aynı zamanda tabiatın görünmeyen canlıları olan bakterileri de sindirim sistemimize iletmiş oluruz. Bunların çoğu dost bakterilerdir. Mide asidi, safra ve pankreas enzimlerinden etkilenmeden sağ salim yoluna devam edebilenler sindirim sitemindeki reseptörlere bağlanarak veya yapışarak bizler ile birlikte yaşamaya başlar ve adeta bizim bir parçamız olurlar. Yeme ve içme işlemi süreklilik gösterdiği için yerine yenileri gelerek organizmanın önemli sakinleri olarak bizler ile yaşamaya devam ederler. Sayıları vücudumuzdaki toplam hücrelerin 10-100 katı kadardır. Bu sayıdaki bakterilerin sindirim sistemindeki ağırlığı toplam 1-1.5 kg kadardır. Aristo (ünlü düşünür) der ki: "Tabiatta her şeyin bir nedeni vardır". Şimdi Aristo'nun dediği gibi düşünmek gerekirse bu kadar bakterinin burada ne işi var?

Normal sağlıklı bireylerin sindirim kanalında bakteri bulunmakta mıdır?

Vücudumuzda bulunan hücrelerin 10 katı sayıda bakteri normal floramızda bulunmaktadır. Normal floramızda (gastrointestinal, deri, akciğer, ürogenital sistem) yaklaşık 90 trilyon bakteri vardır. Gastrointestinal kanal mikroorganizmaların en yoğun bulunduğu sistemdir. Gastrointestinal kanalda bakteri yoğunluğu en fazla ince barsağın son kısmı ve kalın barsaktadır.

Sindirim sistemindeki bu mikrobiyal flora nasıl oluşmaktadır?

İntrauterin yaşamda yani anne karnında bebeğin sindirim kanalında mikrop yoktur. Doğumla birlikte flora oluşmaya başlar. Normal floranın oluşumunda doğum şekli ve beslenme şekli önemli rol oynar. Normal vajinal doğum ve anne sütü ile beslenme floranın süratle oluşmasını sağlar. Vajinal doğum ve anne sütü ile beslenmede flora yararlı bakterilerden zengindir.

Sağlıklı yaşam için hayata ilk adım normal-vajinal doğumla atılmalı ve anne sütü ile beslenerek devam edilmelidir. Sezeryan ile doğumlarda bebeğin barsak florası geç oluştuğundan hastalıklara daha yatkındırlar. Anne sütünün yerine verilen bebek mamaları ve içecekler floranın sağlıklı oluşmasında anne sütü kadar başarılı değildir.

Bebeğin florasının oluşmasında doğum şekli (vajinal, sezeryan), beslenme tarzı (anne sütü, mama) ve yaşadığı ortamdaki sanitasyon, hijyen koşulları etkilidir. İki yaş civarında çocukta normal flora gelişmiş olur. Bu flora ufak tefek değişikliklerle yaşam boyu aynı kalır. Bu flora bireysel özellik gösterir ve parmak izi gibi farklılığını yaşam boyu taşır.

Barsak floramızda bulunan tüm bakteri tür ve suşlarını henüz belirleyebilmiş değiliz. Bugünkü bilgilerimize göre 500'den fazla türde bakteri insan barsak florasında bulunmaktadır. Tüm insanların florasındaki bakteri cinsleri aynı değildir, bireysel farklılıklar mevcuttur. Bireysel farklılıkların yanı sıra beslenme tarzına bağlı olarak da (sosyo-ekonomik koşullar, dini inançlar, bölgesel alışkanlıklar, coğrafi faktörlerin beslenmeye etkisi) florada farklılıklar görülmektedir. ve kalın barsaktadır.

Sindirim kanalımızdaki florada bulunan bakterilerin bize bir zararı var mıdır?

Gastrointestinal kanalımızda bakteriyel floramız oluşmamış olsaydı yaşam mümkün olmazdı. Trilyonlarca bakteriden oluşan bu flora yaşamımızın devamı için gerekli olan immün (savunma) sistemimizin oluşması için gereklidir. Gelişen bu immün sistem floradaki yararlı ve zararlı bakterileri birbirinden ayırt etmeyi öğrendiği gibi, dost-yararlı bakterilere tolerans gösterirken, zararlı (patojen) faktörlere karşı ise yanıt verir. Gastrointestinal floradaki mikroorganizmalar bir denge içinde varlıklarını devam ettirirler. Salgıladıkları faktörler ile de (Bakteriocinler vs.) birbirlerinin çoğalmalarını kontrol etmektedirler. Barsak floramızda bulunan bu bakteriler mukozal bütünlüğü ve immün sistemi geliştirmesi yanı sıra barsak lümenindeki atık materyelden (karbonhidrat vs) barsak için enerji kaynağı olacak maddeleri de üretirler.

Florada bulunan bazı bakteriler bizler için vitamin de (B vitaminleri, K vitaminleri) sentez etmektedirler. Florada bulunan bakterilerin daha birçok yararlı metabolik aktivitesi vardır.

Beslenme davranışlarınız ve gün boyunca yedikleriniz floranızı nasıl etkiler? Atalarımızın sindirim sistemi ile günümüz insanının bakteriyel florası arasındaki farklar? Probiyotiklerin insan hayatındaki yeri ve daha fazlasını bir sonraki hafta ele alacağız. Esenliklerle dolu bir hafta dilerim.