Mutluluğa giden yol mideden geçer - 1

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 12 Mart 2019 Salı, 07:00

Havaların ısındığı, cemrelerin düşmeye başladığı bu dönemde yeniden tazelenen doğa ile birlikte metabolizmamızda oluşan bazı değişiklikler, davranış ve ruh halimizde de değişiklikleri beraberinde getiriyor. Ruh halimizin değişken olduğu bu dönemde, iyi bir ruh hali için beslenme planı yapmak ve motivasyonumuzu yüksek tutmak oldukça önemlidir.

ABD'de yapılan yeni araştırmalara göre, yediğimiz gıdalar, ruh halimizi önemli ölçüde etkiliyor. Her daim mutlu olan bir kişi bulmak aslında çok zor; çünkü çoğu insan duygusal dalgalanmalara neden olacak şekilde besleniyor. Kendimizi gergin hissettiğimizde çikolata yemek istememiz, kızgınken kuruyemiş tüketmemiz bu bağlantıyı ortaya çıkarmaktadır.

Doğru Beslenme Programı ile Stresi Azaltabilmek Mümkün

Çikolata, omega-3 yağ asitleri, magnezyum, triptofan, folik asit, B vitaminleri, düşük glisemik indekse sahip yiyecekler üzerine yapılan birçok araştırmadan çıkan sonuç, bütün bu besinlerin ruh halini muhtemelen etkilediği yönünde. Aynı zamanda bu besin ögeleri ve yiyecekler sağlıklı beslenmenin de bir parçasını oluşturuyor. Sağlıklı beslenerek, hem ruh halimize hem de vücudumuza birçok yarar sağlayabiliriz. Örneğin meyveler, lifli sebzeler ve tam tahıl ürünleriyle beslendiğinizde, hem gün boyunca tok hissediyorsunuz hem de kan şekeri düzeyiniz sabit kalıyor. Ayrıca vitamin, mineral ve antioksidanları da almış oluyorsunuz. Karbonhidratlar ve proteinlerin birleşimi serotonin hormonunun (mutluluk hormonu) beyinde varlığını sürdürmesine yardımcı oluyor. Bununla beraber, sağlıklı beslenmek, kendimize iyi baktığımızı bilmek ruh halimizi pozitif yönde etkiliyor.

Peki ya sağlıksız beslenme ruh halimizi nasıl etkiler?

Bir düşünelim, sürekli kahve içen ve hazır gıda tüketen bununla beraber aşırı stresli hayat tarzı ile uykusuz, aceleci biriyiz. Stres bizi daha az uyumaya, bu da daha fazla kafein ve şeker tüketimine neden olur. Sarıldığımız kafein ve şeker bizi yorgunluğa iter ve öğünler atlanır, hareketsiz kalınır çünkü hareket etmeye mecalimiz yoktur. Bununla beraber gevşemek için alkol içtiğimizi de ekleyelim. Alkol ve egzersiz eksikliği uykumuzun kalitesinin düşmesine neden olur. Biz yine kahve ve şekere sarılırız. Ve bu kısır döngü devam eder. Biliyoruz ki bu tip bir beslenme ve yaşam tarzı bizi fiziksel ve zihinsel olarak iyi yapmaz aksine çıkmaza sürükler.

Motivasyonumuzu yüksek tutup, sağlıklı beslenerek daha mutlu, daha sağlıklı olalım...

Günün uzamamasından ve güneşin daha erken doğmasından faydalanıp daha erken kalkalım. Uyku dengemizi korumaya, her gün aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterelim. Güne taze besinlerle başladığımız kahvaltı ile başlayalım. Güne sağlıklı bir kahvaltı ile başlamak kan şekerimizi dengeler, ani ruh hali değişimlerimizi de engelleyecektir. Gün içinde daha aktif olalım. Günümüzün 30-40 dakikasını egzersize ayıralım. Tüm bunlarla beraber paketli hazır gıdalar yerine, taze sebze-meyve tüketimine özen gösterelim.

  • Düşük glisemik indekse sahip yiyecekler (lifli yiyecekler) ile enerjik olalım.
  • Kuru yemişler (badem, fındık, ceviz) tüketerek metabolizmamızı hızlandıralım.
  • B grubu vitaminleri ve magnezyum içeren besinlerle zihin sağlımızı koruyalım.
  • Omega-3 yağ asitleri içeren balık sayesinde depresyona karşı dirençli olalım.
  • Yoğurdun içindeki triptofan ve kalsiyum sayesinde daha iyi uyuyalım.