Atatürk'ün beslenme kültürü

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 14 Mayıs 2019 Salı, 07:30

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha sevgi ve saygıyla andığımız bu anlamlı haftada Atatürk'ün siyasi yönlerinden ayrı olarak beslenme kültürüne değinerek, yeme alışkanlıklarından, çok sevdiği ıspanaklı Selanik böreğinden kuru fasulyeye kadar sevip sevmediği yemekleri ve sofra düzenini sizler ile paylaşacağım.

Atatürk'ün sofrası birçok anıya şahitlik yapmış olup, pek çok konunun uzun uzun tartışıldığı ve değerlendirildiği bir akademi gibiydi. Bu sofranın yanı başında da mutlaka bir karatahta, silgiler, tebeşirler, kitaplar olurdu. Yakup Kadri Karaosmanoğlu bir yazısında şöyle der: "Atatürk'ün sofrasından hepimizin ruhunda ve dimağında nice derin, tatlı ve ibret verici anılar, yaşama ve insanlığa dair, nice değerli dersler kalmıştır." Atatürk'ün sofradaki sözlerinin, felsefesi, yol göstericiliği, fıkraları ve vecizelerinin gerçekten birer hazine niteliğini taşıdığını anlıyor, bu sofrada esen havanın ise sevgi, vefa ve arkadaşlıklardan oluştuğunu görüyoruz.

Atatürk sofrasının yanında, boğazına düşkün olmamış ve çok yiyen bir insan olmamıştır. Kendisi bir konuşmasında ziyafetlerde çok yemek yenmesini tasarrufa aykırı bulduğunu ve sağlığa zararlı olduğunu söylemiştir. Atatürk, yemekleri fazla yememekle bugünkü çağdaş anlayışı sürdürmüştür. Sağlıklı beslenmenin koşullarından olan az yemek, Atatürk'ün de beslenme politikası olmuştur. Onun sofrasında bol çeşit olmaması da bu hususu kanıtlar niteliktedir.

ATATÜRK'ÜN SOFRA ALIŞKANLIKLARI

Sofrada uzun süre oturmak geleneğini Atatürk'te görmekteyiz. Bugün çağdaş ülkelerde insanlar, sofralarda uzun zaman oturmaktadırlar. Tartışırlar, eğlenirler, iş hallederler. Atatürk de öyle yapmıştır. Sofrayı O, ülke sorunlarını çözümlemede bir araç olarak kullanmıştır.

Sofradan genellikle doymuş olarak değil de, aç olarak kalkan Atatürk'ün, sabah kahvaltısında tercihi çay, kahve veya soğuk bir ayran ile bir dilim ekmek veya da bir kase yoğurt sonrasında sütlü kahve olurmuş. Öğle yemeğinde bir iki dilim ekmeğin yanında etsiz kuru fasulye yanında da ayran, limonata ayrıca yoğurt tüketiyormuş. İkindide ise ara öğün olarak adlandırdığımız vakitte ekmeksiz bir bardak ayran içermiş. Akşam yemekleri ise ayrı bir önem arz etmekte, konuklarıyla beraber devlet görevini akşam yemeklerinde devam ettirmekteymiş. Gece geç saatlerde acıktığında ise peynirli omlet yermiş. Atatürk'ün günlük enerji ihtiyacının büyük bir kısmını proteinlerden karşıladığını söylemek mümkün. Aşırı besin tüketiminden kaçındığını, imkansızlıkları, yoğunlukları, yorgunlukları, savaşları, uzun süren toplantıları göz önünde bulunduracak olursak beslenmesinin yetersiz olmasının yanında yine de sağlıklı besin tüketimi yaptığı görülmektedir.

HOŞLANDIĞI VE HOŞLANMADIĞI YEMEKLER

Omleti çok seven Atatürk, özellikle gece geç saatlerde acıkınca peynirli omlet yermiş. Sahanda yumurta ve etli taze bamya da sevdiği yemeklerden. Karnıyarığı sevmesinin yanında karnıyarığı pilava karıştırarak yermiş.

Folik asit, B1, B6 vitamini, manganez, potasyum, fosfor, A ve C vitamini, lif bakımından zengin olan aynı zamanda mutluluk ve antistres hormonu salgılamasına yardımcı olan kuşkonmazı haşlanmış olarak severek tüketirmiş.

Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan, kanı temizleyen ve yorgunluğu gideren bunlarla beraber bol miktarda potasyum, kalsiyum ve manganezden başka A, B1 ve C vitaminleri içeren enginarı yemeyi çok istediği halde hiç yiyememiş. Hastalığında enginar yemek istemiş. Hatay'dan ısmarlamışlar. Fakat kendisi komaya girdiği için yiyememiş.

Ara sıra fava denilen zeytinyağlı, limonlu bakla ezmesinden istediği olurmuş. Tatlılarla ise arası pek iyi değilmiş. Ama gül reçelini pek severmiş.

Meyvelerden ise strese karşı koruyucu etki gösteren antioksidanlar içeren, sinirleri yatıştırıp kanı temizlemeye etkisi olan, vitaminler ve mineraller yönünden zengin olan kavunu çok seviyormuş. Kahveyi orta şekerli içer, günde 10-15 fincan kahve tüketirmiş. Her gün 40-50 tane sigara içermiş. Kavrulmuş, tuzlu leblebi, fıstık sevdiği yiyeceklerdenmiş.

Soğan, sarımsak, pastırma gibi kokulu yiyecekleri sevmiyormuş. İçkilerden rakı ve bira içiyormuş. Sarhoşluktan da hiç hoşlanmadığı söylenmektedir.

Çocukluğunda annesinin yaptığı Selanik'in ıspanaklı böreğini çok severmiş. Seyahatlerinde gittiği yerlerde kendisine ikram edilen yörenin yemeklerini zevkle yermiş. Ama bunlar Atatürk'ün sürekli yediği yiyecekler değildir.

Kırşehir'de çorba, hindili pirinç pilavı, su böreği, karışık turşu ve meyve ikramları ile karşılaşmıştır. Kırşehir'in su böreğini çok beğenmiş.

Kaman'da sahanda yumurta, yoğurt, balbaşı, pekmez ve meyve yemiş. Kızarmış tavuk, bulgur pilavı da orada ikram edilen yemekler arasındadır. Kaman'da ikram edilen yoğurt ve pekmez karışımı bir tatlı olan balbaşı pekmez dürüm ya da sokum biçiminde yufka ekmekle yenir ki Atatürk bu yiyeceği de sevmiştir.

Adana'da severek yediği yemekler ise; bamya dolması, patlıcan hünkâr beğendi, güveç, sini köftesi, domatesli pirinç pilavı, hanım göbeği tatlısıdır. Tarsus'ta baklava yemiş ve ayran içmiş. Ayrıca çok miktarda marul yemiştir.

Siroza yakalanıp halsiz düştüğü günlerde tatlı yemesi gerektiğinde Trakya mutfağında sevilen şerbetli bir tatlı olan ve yağlı hamurların tutuluşunda zeytinyağı kullanılması ile ve şerbetin her ikisinin de ılık olarak buluşturulması ile yapılan Yanya tatlısı ve irmik helvası çok hoşuna gitmiştir ve bunları arzusu üzerine tekrarlatmıştır.

Konya'da kendisine sedirler saç böreği ve Höşmerim denen kaymaklı tatlı ikram edilmiş ve Atatürk bu özel yiyeceklerden memnun kalmıştır. Özellikle belediye başkanının evinde hanımı bu yemekleri Atatürk'e ikram etmiştir

Mustafa Kemal Atatürk'ün yemeklerdeki gelenekselliği sürdürmesi, geleneksel Türk kültüründen kopmayışının bir kanıtıdır. Fakat O, her konuda çağdaşlaşmayı amaç edinmişti. Ama bunu yaparken çağdaşlık ve geleneksellik sentezi içinde, ulusal kimliğin korunarak çağdaşlığın gerçekleştirilmesini istemesi, Atatürk'ün çağdaş bir devlet adamı oluşunun en güzel göstergesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha büyük bir özlem ve saygıyla anıyoruz. Ruhun şad olsun...