Dr. Murat Düzgün 23 Nisan 2020 Perşembe, 07:30

İnsanlığın başına bela olan yeni nesil Kovid-19 virüsünün yol açtığı sağlık problemleri ve bu problemlerin yaşattığı süreç bilimle aramızdaki ilişkiyi birkez daha ama daha ciddi bir şekilde sorgulamamıza sebep oldu.

Şöyleki !

O kutsi bir kisveye büründürdüğümüz, ulvi değerler atfettiğimiz, bütün sorunlarımızın yegane çözüm kapısı ve bütün önerilerini mutlak doğru kabul ettiğimiz bu beşeri olgu acaba gözümüzde büyüttüğümüz kadar büyük mü ?

Bu sorunun doğru cevabını bulmaya çalışırken soruyu sorguladığımız şeyin yani bilimin doğru  tanımını yaparak önce bilimi tanıyalım sonra sorgulayayım.

Öyleyse bilim nedir ?

Bilim: Akademik camianın kabul ettiği yöntem ve araştırma tekniklerini kullanarak ele aldığı konuyu veya sorunu  gerçeğe ve doğruya en yakın şekilde sonuçlandıran disiplinel deneyimler silsilesi.

Bu özelliğinden dolayı bilim ölçülebilir ,denetlenebilir,doğrulanıp  yanlışlanabilir, işlenmiş bilgilerin doğru ve gerçeğe en yakın halidir.

Yani neredeyse yüzde yüz doğru bilimsel sonuç yoktur.Bu tezimizi bir kaç örnekle doğrulayıp pekiştirmek istersek şu örnekleri ileri sürebiliriz.

  67 yıl önce keşfedilen DNA testi bütün gelişmelere rağmen ilk günlerdeki  doğruluk oranında sonuçlar veriyor.Yani bilim DNA kod çözümünü yüzde yüz yapamıyor. Yüzde doksan dokuz nokta dokuz gibi doğruya en yakın cevabı veriyor.

Yine başka bir örnek, içeriği aynı olan iki tane basit inşaat duvarını bilimin bütün imkanlarını kullansanız bile yapamıyorsunuz. Kimyasal çözümlemelerde  aynı maddeleri ve aynı başka bileşenleri kullandığınız iki ayrı duvarda mutlak farklı veriler ortaya çıkıyor.

Klonlama ile elde edilen koyunlar yüzde yüz genlerini aldıkları koyunlara benzemiyorlar.Yani bilim olanı çözümlerken de kendisi yeni bir şey ortaya koyarken de yüzde yüz doğruya ulaşamıyor.

Öyleyse bizim bilimden mucizeler beklememiz ne kadar doğru?Daha önce Sars ve Mers virüsleri mutasyona uğradı, kaybolup gitti deniyor. Ya o virüsleri yaratan , insana zararı olmayan başka bir virüs tarafından o zararlı virüsleri ortadan kaldırmış olamaz mı ? Şimdi bunun bilimsel dayanağı yok diyebilirsiniz. Doğru! İnsanoğlunun cüzi aklının bilimi onu temellendirmeye yetmemiş olabilir. Ancak modern bilimin de o virüslerin mutasyona uğradıklarını ispatlayan delilleri yoktur. Sadece ortadan kayboldukları için mutasyona uğradıkları varsayılmaktadır.

Şimdi bilimi bu kadar sorgularken amacım belli. Düşmanlığı yapmak değil aksine geleneksel bilgi birikimine de modern bilimlere çok ehemmiyet verir, çok kıymetli bulurum.Allah'ın verdiği aklı beşeri olarak kullanmanın en iyi yolu bilimdir.Bu görüşüm hem formel hemde sosyal bilimler için geçerlidir.

Ancak !

Benim burada işaret etmek istediğim asıl nokta bilime güvenelim peşinden gidelim. Ama bilim mucize üretecek kadar büyük bir varoluş değildir.Biz mucizeyi bilimin de bilgininde asıl sahibi Allah'tan bekleyelim.