Yeni ekonomik program ile gösterilen sağlık rotası - 1

Dr. Feza Şen 10 Ekim 2018 Çarşamba, 07:23

Sağlık hizmetleri için harcanan her bir kuruşun da ekonomiye katkısı var. Döviz artışlarının sağlık giderlerine olan tartışılmaz negatif etkisini de biliyoruz. Sağlık harcamalarındaki artışlar ise bizleri fakir kılmakta... Geçen haftaki makalemizde ekonominin yeni anayasası olan Yeni Ekonomik Program ile sağlık hizmetlerinde uygulamaya konulacak programlardan bahsetmiş ve bu hafta bu programı detaylı analiz edeceğimizi ifade etmiştik. Bu analizi iki ayrı makalede yapacağız.

Analize başlarken Yeni Ekonomik Programı hatırlayalım; YEP; sağlık politikalarına yedi program önermekte...

  1. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmesi ve etkinliğinin arttırılması,
  2. Kamu hastanelerinde, klinik kalite, vatandaş memnuniyeti, operasyonel etkinlik ve verimlilik alanlarında gösterilen performans sistematik biçimde takip edilecek ve sağlık personeli teşvik mekanizmasının parçası hâline getirilmesi,
  3. Obezitenin önlenmesi için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik ilgili paydaşlarla koordineli programlarve ilave düzenlemeler yapılması,
  4. Maliyet avantajı sağlamak amacıyla Tedarik Paylaşım Platformu (TPP) ve tedarik zinciri iyileştirme çalışmaları yürütülmesi,
  5. İlaç kullanımının optimize edilmesi ve ilaç maliyetlerinin azaltılması,
  6. İlaç sektörüne yönelik AR-GE çalışmaları yapılarak,alt yapıları geliştirilmesi,
  7. Sağlık harcamalarının azaltılması için koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri geliştirilmesidir.

Öncelikle YEP ile yapılan önerilerde sağlık hizmet sunucularının özel ve kamu olarak bir bütün olarak ele alınmış olmasını arzu ediyoruz. Çünkü Genel Sağlık Sigortası uygulanmasından sonra devlet; vatandaşının sağlık hizmetini kamudan yada özelden almasını sağlayan ana otoritedir.

YENİ EKONOMİK PROGRAM İLE HEDEFLENENLER BAŞLIKLAR;

  1. Koruyucu ve Önleyici Sağlık Hizmetlerinin Gelişmesi: Birinci, üçüncü ve yedinci öneriler bu başlığın tamamlayıcı parçasıdır. Hepimiz biliyoruz ki "Dünya yaşlanıyor, hastalıklar gençleşiyor."
    1. "Sağlıklı olmak" dediğimizde olmazsa olmaz; bir halk sağlığı çalışması olan koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleridir.
    2. Ülkemizde bireyler yılda yaklaşık 9 defa hekime başvurmakta olup bu sayının yaklaşık 6 defasında ise tedavi olmak için hastanelere başvurmaktadır. Ülkemizde tedavi için sağlık kuruluşlarına başvurunlar 1. Basamak sağlık hizmetlerine başvuranların iki katıdır. Bu sonuca göre daha çok hastayız demektir.
    3. Oysa sağlıklı olmak için hastanelere değil sağlıklı yaşam bilgisine ihtiyacımız vardır ve bizler yıllardır hekimlere sadece hasta olunca gitmekteyiz.
    4. Oysa sağlığın gelişimini için bireylerin sağlıklı olmak adına faydalı davranışlarda bulunmaları vazgeçilmez şarttır. Hekimler sağlık danışmanlığı da yapmalıdır.
    5. YEP ile gelen önerilerden ilk sırada yer alan Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin bir parçası olan Aile Hekimliği; sağlık sisteminin bütünlüğünü sağlayan en önemli parça olup global ilaç politikaları etkilerinden arındırılmalı ve daha da güçlendirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
    6. Aile Hekimlerinin ilaç kullanımını teşvik eden yaklaşımları izlenmeli,
    7. Aile Hekimliğinin yürütülmesinde özel sağlık kuruluşları da yer almalı,
    8. Katı bir sevk zinciri yerine günümüz toplumunun beklentileri doğrultusunda esnek birsevk zinciri oluşturulmasının değerlendirilmesi,
    9. Koruyucu sağlık işlemlerinin hizmet bedelleri de geri ödeme kapsamına alınmalı ve
    10. Tele-sağlık, evde sağlık/bakım, destekli yaşam hizmetlerininentegre bir yapı içerisinde ele alınması güçlendirilmelidir.
  2. OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN DÜZENLEMELER YAPILMASI: Üçüncü öneri de yedinci önerinin tamamlayıcı ana bölümüdür. WHO görüşlerine göre de "Önlenebilir Kronik Hastalıkların" artması sonucu ilk 5 ölüm nedeni arasında yer alan; kalp damar hastalıkları, kanserler, solunum sistemi hastalıkları ve metabolik hastalıklar ile diyabet artışlarının önlenmesi için bireylerin sağlıklı yaşaması gerekiyor. Sağlıklı Yaşamın iki ana parametresi ise sağlıklı beslenme ve hareket...
    1. Sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme uygulamaları ile ilgili Sağlık Bakanlığının paydaşların çalışma usulleri açısından yeni düzenlemelere ihtiyaç var.
    2. Sağlıklı yaşam pazarı büyüyor ve her köşe başında sağlıklı yaşam ile ilgili hizmet veren işyerleri açılıyor. Ama adı sağlıklı yaşama hizmet veren bu işyerlerinde hizmet sunanların sağlık hizmetlerinin multidisipliner yapısına uygun hizmet verilmesi gerekiyor. İşbu nokta da;
    3. Sağlık Bakanlığı; sağlık ile ilgili lisans almayan kişilerce verilen danışmanlık hizmetlerini engellemeli,
    4. Sağlık lisansiyerlerince verilen sağlık yaşam hizmetlerinin tüm kurumlarda hekim kontrolünde olmasını sağlayacak düzenlemeleri yapmalı,
    5. Sağlıklı olma bilincinde olan vatandaşlar teşvik edilerek bilinçleri artırılmalı ve
    6. "Sağlığı geliştiren hastaneler" kavramı geliştirilmelidir.

Haftaya olan makalemizde ise;

  1. Sağlıkta Nitelikli ve Güçlü İnsan Kaynakları:
  2. Akılcı İlaç Kullanımı:
  3. Milli İlaç ve Milli Tıbbi Cihaz Sektörünün Gelişimi:
  4. Ortak Tedarik Platformu başlıklarını ele alacağız...

Biliyoruz ki; bu vatan bizim, gelecek ise çocuklarımızındır. Bizlere düşen ekonomiye katkı koymaktır. Ekonomiye katkı, milli mücadeledir.