"Halk sağlığı" çalışmalar "toplum hekimliğidir"...

Dr. Feza Şen 12 Eylül 2018 Çarşamba, 06:46

Sağlığın vazgeçilmezi koruyucu sağlık alanında yapılan çalışmalardır. Hastalığı; hasta olduğumuzda tedavi ederek çözmek eksik bir yaklaşım olup "bireylerin hasta olmasını önlemenin temel sağlık hakkı olduğu" sağlık stratejilerinin önceliği olmalıdır. Koruyucu sağlık alanında yapılan çalışmalara dikkat çekebilmek için ülkemizde 03-09 Eylül tarihleri "Halk Sağlığı Haftası" olarak kutlanmaktadır.

Yaklaşık 5000 yıl öncesindeki Gılgamış Destanındaölümsüzlük suyunu arayan bir kralın hikâyesindenbu yanasağlıklı ve uzun yaşam; insanların her dönemdeki en büyük düşüdür.

Çiçek, Kolera, Tifo, Veba, Kuduz, Şarbon, Sıtma derken birçok hastalık neticesi ortaya çıkan salgınlar toplumun sağlığını koruyamaya dikkat çekmiş olup beslenme yetersizliği ile oluşan Skorbüt ve diğer hastalıklarında fark edilmesi ile de halk sağlığının önemi arttırmıştır.

Alfred Grotjahn; 19. Yüzyılın başlarında "halk sağlığı hizmetlerinin halk kitleleri için gereksinim ve hak olduğunu, kamunun bu hizmetleri sağlaması gerekliliğini" savunarak hem sosyal tıbbın gelişmesini sağlamış hemde Halk Sağlığı çalışmalarına da çekirdek oluşturmuştur.

Sağlıklı ve uzun yaşamın özü ise "Halk Sağlığı" tanımında saklı olup 1923 yılında Winslow tarafından yapılan tanıma göre Halk Sağlığı;

  1. Yaşadığımız çevrenin sağlık koşullarını düzeltir,
  2. Bireylerin sağlık bilgisi geliştirerek, bulaşıcı hastalıkları önler,
  3. Hastalıkların erken tanı ve koruyucu tedavisini sağlayacak sağlık düzenlemelerini yapar,
  4. Bireylerin sağlıklı yaşam sürmelerini sağlayacak şekilde sağlık bilincini geliştirerek hastalıklardan korunmayı, yaşamın uzatılmasını, beden ve ruh sağlığıyla çalışma gücünün arttırılmasını sağlayan bir bilim dalıdır."

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler hastalıkların sadece tedavi edilerek sonlandırılamayacağı gerçeğini ortaya koymuş olup hekimlerin sadece hastalıkların tedavilerine odaklanmaları ve hastalıkların ise yaşam koşullarından kaynaklandığı hususunun önemsenmemesi ile bu hususun tıp eğitiminde çok yer bulamaması, koruyucu sağlığın önemini arttırmıştır.

1948 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) kurulmuş ve sağlık kavramına çok boyutlu bir tanım getirilmiştir. Sağlık; "sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, aynı zamanda fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir." Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte "Sağlığın korunması ve hastalıkların iyileştirilmesinde fırsat eşitliği" anlayışı gelişmiştir.

"Sağlık temel bir evrensel hak olup bireyin sağlığı; çevresi ile bir bütündür" anlayışı çerçevesinde 1978 yılında yayınlanan Alma Ata Bildirgesi'nde; toplumunun her kesimine eşit biçimde ulaştırılması gereken, vazgeçilmez ve minimal hizmetler;

  1. Halkın sağlık eğitimi,
  2. Beslenme durumunun geliştirilmesi,
  3. Temiz su sağlanması ve sanitasyon,
  4. Ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması,
  5. Önemli bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklama,
  6. Endemik hastalıkların kontrolü,
  7. Sık görülen hastalık ve yaralanmaların uyguntedavisi,
  8. Temel ilaçların sağlanması olarak belirlenmiştir.

Sağlık hizmetlerinin vazgeçilmezi olanHalk Sağlığı çalışmaları; Toplum Hekimliğidir. Bu kavramı ortaya koyan ise ülkemizde Nusret Fişek hocamızdır. Prof. Dr. Nusret Fişek'e göre "Toplum Hekimliği" anlayışında;

  1. Kişinin tüm çevresi ile ve ana rahmine düştüğü andan itibaren ölümüne kadar geçen zamanda sağlığının ele alınması,
  2. Hastalıkların oluşumunda rol oynayan fiziki, biyolojik, sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik çevredeki olumsuz etmenlerin giderilmesine ve olumluçevre koşulları yaratılması ile
  3. Hasta olanların ise erken dönemde bulunup tanı koymaya ve tedavi etmeye çalışmak esastır.

Dünya Sağlık örgütünde bir dönem başkanlık yapmış olan Dr. HalfdanMahler bir değerlendirmesinde  "Hükümetlerce halka verilecek sağlık hizmetleri onlara bir lütuf değil; ekonomik ve toplumsal kalkınmadaki en temel itici güçtür." Diyerek sağlık stratejilerine hedef koymaktadır.

Bireylerin hastalık halinde hekime ve sağlık kurumlarına ulaşmasını/erişmesini kolaylaştırmak günümüzde önemli bir parametre olsa da esas olan bireyleri hasta etmemektir. Yılda yaklaşık dokuz defa hekime başvuran toplumun sağlıklı olmasından bahsedemeyiz.

Eğer topluma faydalı/sosyal çalışmalar yapmak isterseniz "Sağlık politikalarının hastalık üzerine değil; sağlıklı insan üzerine temellendirilmesi" için temiz çevre, temiz gıda, temiz su, sağlıklı iş ve çalışma koşulları sağlanması ile yoksulluğun önlenmesiüzerine çalışın.

Bireylerin eğitim düzeyini arttırarak kendi geleceği hakkında kendilerinin karar almasını önemseyin çünkü her bir insan karşısındakinin yaratanı değildir ama isterse yol göstericisi olabilir...