Anneler dikkat; sofranızda "kanser" yedirmeyin...

Dr. Feza Şen 11 Ekim 2017 Çarşamba, 08:35

Annelerimizin ve bizleri doyuran kadınlarımızın dikkatini çekmek istiyorum.

Kızarmış ekmeği, kızarmış patatesi, cipsi, kahveyi hepimiz seviyoruz.

Oysa haber kanallarında son zamanlarda "Sofranızdaki Tehlike..." ,  "Fazla Pişirmeyle Gelen Risk.."  gibi başlıkları fazlaca görüyoruz.

Önemli bilgiler, dikkat çeken başlıklar ile sunulunca; "tehlikeyi yaratan kimdir, nedir, sağlığımıza nasıl bir etkisi var"  diye bakmak, kaçınılmaz oluyor.

Son yılların ölüm nedenleri arasında 2. sırada kanser var.

Yediklerimizin kanser oluşumunu tetiklediğini de biliyoruz.

Bilim her gün ilerliyor. Yeni bilgiler bize sağlığımız için ışık tutuyor.

Son zamanların yeni bir bilgisi: Soframızdaki tehlike; Akrilamid...

Akrilamid... Gıdaların doğal halinde bulunmayan ve gıdaların yüksek ısıya maruz kaldığı durumlarda oluşan toksik bir bileşik. Akrilamid, 'Uluslararası Kanser Ajansı' tarafından "Olası kanserojen" olarak sınıflandırılıyor.

İsveçli bilim adamları 2002 yılında nişasta açısından zengin gıdalarda ısıl işlem sonucunda Akrilamid oluştuğunu belirliyor. Çokça kullandığımız cips, patates kızartması, kızarmış ekmek ve kahve riskli gıda maddeleri...

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinin "Akrilamid Oluşumu ve İnsan Sağlığına Etkileri" çalışması da diyor ki; "Akrilamid, oluşumu sıcaklık ve süreye bağlı. Ortam sıcaklığının 100°C'yi aştığı durumlarda, sıcaklığın 120°C civarında olduğunda kahverengileşme oluşumu sırasında (Maillard reaksiyonu) spesifik aminoasidin şeker ile reaksiyona girmesi ile oluşur."

Dünya Sağlık Örgütü ve Gıda ve Tarım Örgütü, yüksek ısıda işlenmiş veya pişmiş besinlerin dikkat çekici oranda Akrilamid içerebileceğini ve bunun insan sağlığı için risk oluşturabileceğini bildirmekte... Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Akrilamid miktarı günde 0.3-0.8 ϻg/kg geçmemelidir.

İşin ilginç tarafı şu; gıdaların doğal içeriğinde Akrilamid yok!!!

Gıdalar gereksiz derecelerde ısıtılınca oluşuyor bu tehlikeli madde...

Ortam sıcaklığı 180°C'ye çıkarıldığında ise akrilamid oluşumu en yüksek düzeye erişmekte...

Demek ki; gıdaları pişirirken biz oluşturuyoruz bu kanserojen maddeyi...

O zaman daha dikkatli davranmak zorundayız...

Çünkü Akrilamid; vücudumuza girdiğinde emiliyor, kana geçiyor. Öyleyse önlem almak elimizde...

Hekim olarak alacağınız önlemler için birkaç uyarım şudur;

  • Pişirme derecenizin 120°C'yi geçmemesine özen gösterin:

Evde pişireceğiniz gıdalarda da Akrilamid oluşacağını unutmayın. Gıdalar; çok uzun süre ve çok yüksek sıcaklıklarda pişirilmemelidir.

  • Öncelikle Yağda Kızartmalara çok dikkat edin:

Akrilamid, en çok bu yöntem ile oluşuyor. Kızartmalarınızı daha düşük sıcaklıklarda ve kısa sürelerde yapın ve yiyeceği fazla sert yapmaktan veya yakmaktan kaçının. Mesela patatesler sarı renk aldığında tavadan çıkarın. Haşlanmış patateslerdeki ve fırında kabuğu ile pişen patateslerdeki Akrilamid miktarı; kızartılmış patateslere göre daha düşüktür, unutmayın.

  • Izgara yaparken kurallara uyun:

Izgarada pişirdiğiniz ürünün kömürleşmemesi için sık sık çevirerek ızgara yapın ve kömürleşmiş, yanmış kısımlarını yemeyin.  Eğer canınız kızarmış ekmek çekerse ekmekler hafif esmerleşince kızartma işlemini tamamlayın.

  • Kavurma işlemlerinize de dikkat edin. Un, yağ ve şekeri fazla yakmayın.

  • Yüksek nişastalı yiyecekleri uzun süre, yüksek sıcaklıkta pişirmeyin. Nişastalı yiyeceklerde haşlama, suda kaynatma yöntemlerini kullanın.

  • Günlük yemek menülerinizde kızartmaların miktarını ve sıklığını azaltın.

  • Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı cipslerden, patates kızarmalarından uzak tutun.

  • Hayatınızda bol yeşilliği,  taze sebze-meyveyi, zeytinyağını baş tacı edin.

  • Kahve tüketiminizi azaltın.

Ağzının tadı bozulmasın diye sofranın görünümü güzel olsun diye geleceğinizi karartmayın, kanseri sofranızda barındırmayın, sağlıklı pişirin, sağlıklı kalın...