Türkiye'nin handikapları

D.Murat Düzgün 30 Mayıs 2019 Perşembe, 07:00


 Binlerce yıllık  kültürel miras ve medeniyet  birikimi olan  Anadolu coğrafyasında kurulu olan Türkiye Cumhuriyeti devleti bulunduğu  lokasyonun   güzellik  ve kolaylıklarının keyfini yaşarken  adeta bahsi geçen durumun diyeti olarak da  birtakım sorunlarla   zorunlu olarak yüz yüze kalıyor.Yani bu topografya üzerinde   barınmanın  avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır.
    Türkiye bulunduğu konum itibariyle  sosyo-ekonomik  evrimle süreçlerini  büyük ölçüde tamamlamış zaman,mekan ve insan üçlemi ve  değişkenlerini  kendi pragmatik paradigma  düzleminde  statik hale getirmiş, Batı Avrasya  güdümlü  Avrupa kültürü ve ekonomisinin  sınırdaşı olması  ekonomik açıdan  Türkiye için büyük bir fırsattır.
   Şöyle ki; yüksek teknolojili  sanayi ürünleri üretiminde  yeterli  ivmeyi  kazanamamış Türkiye, ekonomisi üretebildiği  günlük kullanım mallarını alım gücü yüksek Batı Avrasya insanına sunması  hem lojistik açıdan  kolay hem de  az masraflı.

Türkiye güçlü ekonomilere yakın olması ve tüketim toplumlarında mesafe merkezinde olması itibariyle de birçok büyük marka ve  firmanın da üretim üssü  görevini  üstlenmiştir.
 Birkaç tane daha ekleyeceğimiz coğrafya  kaynaklı artılar varken, yazımızın  bir makale kadar  uzun  olamayacağını dikkate alarak coğrafyasının Türkiye'ye bahşettiği sorunlara değinelim:
  Türkiye sınırlarının  batısıyla dünya ekonomisinden en  büyük payı  alan refah ve huzurun vücut bulduğu yer Avrupa ile iç içe aynı zamanda bin yıldan fazladır kaynayan kazana benzeyen  istikrarsız ve  sorunların hiç bitmediği  ''ORTADOĞU'' coğrafyasıyla koyun koyuna yaşanmaktadır. Güneydeki kıyıları enerji peşinde koşanların gözlerini dikip namlularını çevirdiği yer, kuzeydeki kıyı paydaşlarının  en büyüğü Rusya kendi  ''stratejik'' ortağından  hakimiyet  hissesi  koparmaya  çalışan  imparatorluk  mirasçısı  ve şimdiki ekonomik, enerji ve askeri  alanda  çözüm  ortağı.
   Sorunlarda  tam burada başlıyor, aynı  anda   iki hasımla  ''ABD-RUSYA'' iyi geçinip  hedeflerinize  yürüyeceksiniz, bir  yandan da  Ortadoğu  merkezli ülkenizi  tehdit  eden   terör unsurlarıyla   mücadele  için savaş  teyakkuzunda  olmak zorunda  kalıp   bekanız  için operasyonel  faaliyetler  yürüteceksiniz .Para ve uluslararası  yatırım aklı   sorunlu  ve problemli yerleri sevmediğinden batı yakanızın gereği gibi davetkar, özgürlükçü , konjöktür oluşturarak  ekonominizi ayakta  tutmanın  dinamiklerini oluşturmak zorundasınız.
   Sonuç olarak; Türkiye bir yanı sorunları mimimize etmiş Avrupa, sorunları hiç bitmeyen bir yanı Ortadoğu, sorunlara gebe  bir yanı Akdeniz, ABD'nin dünya jandarmalığından  bekçilik rolü koparmaya  çalışan çözüm ortağınız Rusya  ve stratejik  sorunlara  Türkiye'yi  gebe bırakıp  stratejik ortak olduğunu  iddia eden ABD bileşenlerinin ortasında düzensiz medcezirlere  mecbur  kalıyor.

Ülkeyi yönetenlerin yapması gereken; bir tercih hatasına düşmeden  dinamik konjöktör gereği bu  çok değişkenli yapının fayda ve bileşenleriyle  dönemsel çözüm ortaklığı yaparak kendi hedeflerine yürürken olası muhtemel kazaların etkilerini olabildiğince azaltmaktır.