Terör propagandası

D.Murat Düzgün 07 Kasım 2019 Perşembe, 07:00

Terörizm belli bir ideoloji, ekonomik çıkar, teolojik sebep, coğrafya hakimiyeti ve siyaset dizaynı gibi amaçları olan insanların konsolide olarak hedeflerine ulaşmak için rakipleri ve pay koparmaya çalıştıkları soyut ve somut legal oluşumlara karşı her türlü şiddeti meşru gören ve uygulamaya çalışan güruha denir.

Ülkemiz yukarıda tasvirini yaptığımız yapıların oluşum amaçları çeşitlilik gösterenlerden farklı zaman ve zeminlerde çok zarar görmüştür. Bunlardan bazıları ermeni terör örgütü ASALA, ülkemizin belirli bir kısmını bölüp kukla terör devleti kurmaya çalışan PKK, siyasi rejimi sözde devrim idealiyle değiştirmeye çalışan DHKP -C, dinle alakası olmayan din düşmanı olup İslam Devleti kuracağını dillendiren DEAŞ ve Fetö gibi.

Bu hastalıklı yapıların kendi perspektiflerinde yaptıkları normal, çünkü yukarıda dedik ya hastalıklı yapı bunlar. Hastalıklı ağaçtan sağlıklı meyve beklenemeyeceği gibi bu ontolojik meşruiyetlerini kaos ve gözyaşıyla besleyip temellendiren karanlık odaklardan insanlık için müspet bir yaklaşım beklenemez.

Bu işin asıl sorgulamamız gereken kötü olan yanı, terör gruplarının oluşum felsefelerinin gereği olan kötülüğü yapıyor da bunun karşısında olanlar tüzel ve gerçek kişiler, medya organları, siyasiler (bilinçsizce) bunlara nasıl destek oluyor. Bahsi geçen konunun taraflarının çokluğu nedeniyle biz incelememizi ve eleştirimizi bir örgüt ve diğer tarafın bir cenahının yani görsel ve yazılı medyanın üzerinden yapacağız. Terör örgütü PKK ve basın kuruluşları arasındaki korelasyon ibresinin ucu bir hayli terör örgütünün lehine doğru hareket etmektedir.

Şöyle ki!

Terör örgütüyle ilgili bir haber geçileceği zaman bahsi geçen örgütün kırsal ve yurtdışı yapılanması, kurdukları sözde askeri birlikler, bu sözde birliklerin yöneticilerinin sözde rütbeleri, dışarıdaki işbirlikçilerinden elde ettikleri ağır silahlar, toplu eğitim görselleri, sözde askeri nizamları, sözde siyasi ve kurumsal yapılanmalarının adlandırılmış kavramları gibi unsurlar sağ olsun bizim medyamız tarafından bolca kullanılmaktadır. İnanın belki terör örgütünün yayın organları bizim medyamızın kullandığı kadar saydığım bileşenleri kullanıp propaganda yapıp kendine insan kaynağı toplayarak taraftarlarına umut aşılamıyor, onların yerine bizim basın ve medyamız zaten yapıyor. Nasıl mı yapıyor?

Bahsi geçen görselleri izleyen kavram ve nosyonları duyan aklı bulanık, beslendiği zeminde onun menfi düşüncelerine uygun olan genç umutlanıyor. Devletin karşısında devasa, devlete yakın ölçüde düzenli ordusu olan, kurumsallaşma ve siyasi piramidini tamamlamış bir yapı var sanıyor. Yani örgütü çok büyük ve güçlü görüyor, kendisi akraba ve arkadaşlarının yeni katılımlarıyla hedeflerinin çok yakın olduğu algısı oluşuyor. İkinci husus kullanılan sözde rütbe ve kavramları bizimkiler de kullanınca o rütbeye ulaşma veya orada kendine bir paye edinmek istiyor. Emin olun terör örgütü milyarlarca lira harcasa kendi geleceği için olumlu katkıyı bizim sunduğumuz kadar sunamaz.
Ne yapılmalıdır?
Terörizm ile ilgili haber geçerken veya yazarken yukarıda saydığımız hiçbir bileşen parçası kullanılmamalıdır, özellikle kavram ve güç gösterisi imajı veren görsel yansıtılmamalı terminoloji değiştirilmeli örneğin, üst düzey yönetici bilmem nerenin sorumlusu yerine en azılı terörist veya en eli kanlı hain gibi kavramlarla betimleme yapılmalı kısacası teröristlere terör taraftarlarından daha fazla katkı sunulmamalı.
Peki bu hatalara niye düşüyor bizim medyamız? Neden bir aydınımız, müellifimiz, mütefekkirimiz, münevverimiz bunu böyle yapmayın yanlış yapıyorsunuz demiyor?
Felsefesizlik!!!
Felsefeniz olmazsa neyi, niçin, nasıl seveceğinizi veya nefret edeceğinizi bilemezsiniz.

NERDESİN AHHHH FELSEFE!