İstanbul İstanbul

D.Murat Düzgün 05 Eylül 2019 Perşembe, 07:30

Tarihi varlığı iki bin beş yüz yıldan fazla olan İstanbul, Doğu Roma'ya ve Osmanlı'ya yaptığı şaşaalı başkentlikten sonra son yüz yıldır gerek yöneticilerin gerek yaşayanların amansız tahribine uğradı. Yöneticilerin bilinçsiz ve çevre duyarlılığı olmadan şehre sadece ekonomik değer katmak için yaptıkları çalışmalar, kentin kadim geçmişiyle bağlarını neredeyse tamamen kopardı. Bu durum şehirde yeni meskun mahallerin oluşumuna kapı aralarken buralarda binaların göklere süzülüşünü kaçınılmaz kıldı. Ancak kötü olan yalnızca toprak ve yeşilin yerini betonun alması değildi. Yukarıya tırmanan gökdelenler insanlığın olmazsa olmazı iletişimi, paylaşmayı selamlaşmayı ve muhabbeti kendi varlıklarının tersine bir daha yukarı çıkmamak üzere yerin dibine soktular, yani binaları yükseltirken doğayı, tarihi ve insanlığı alaşağı ettik.

Peki, bundan sonra zaman çarkı geriye döndürülüp, şehir eski geçmişiyle buluşabilir mi? Alınmış bunca göç, yığılmış bunca sanayi tesisi ve tahrip edilmiş tarihi doku dikkate alınırsa çok zor.

Ancak şehrin yöneticilerine tavsiyem bu saatten sonra İstanbul'a İstanbul katın! Zaten insanoğlunun modern tekniklerle İstanbul için üreteceği pek bir şey yok. Ne üretirseniz üretin binlerce yıllık tarihsellik ve mimari kadar değerli ne katabilirsiniz? Bu güzellikleri gölgeleyen, bozan şeyleri ortadan kaldırın, kenti mahveden sur içi yüksek ve ruhsuz mimariden vazgeçin yeterli. Üreteceğiniz veya yapacağınız hangi iş iki yakası yemyeşil, tertemiz boğaz kadar güzel olabilir ki? Siz bu güzelliği mahveden beton ve çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırın. Boğaz'ın ve Marmara'nın kirlenmesini önleyin, şehri temiz tutun yeterli. Yani İstanbul'dan aldıklarımızı geri verirsek zaten şehir çok güzel olacak, yani İstanbul'a başka şeyler değil, kendi kadim geçmişinin güzelliklerini katalım. İstanbul'a İstanbul katalım yeterli. Şehre yapılacak yatırımlar, daha çok göç almayı özendirecek yatırımlar olmamalı. Kentin merkezi kendi ruhuna uygun paralellikte değişip dönüşmeli, şehrin dışında, yakınında emekçi kesim oturmalı, ulaşımı kolay şartları güzel şehir böyle noktalanmalı. İmara açılmadan şehir özüne döndürülüp göç özendirilmemeli, nesnel yatırımlardan çok kültürel yatırımlara önem verilmeli. İstanbul'da yaşayan herkes İstanbullulaştırılmalı belki o zaman aşırı beton, çarpık ve ruhsuz mimariyle mahvedip bilinçsiz ve plansız göçle çökerttiğimiz şehir İstanbullu insanlarla yeniden güzelleşir.