Yusuf Ulcay ve Kükürtlü'nün ağaçları

Bilal Kayaaltı 20 Haziran 2018 Çarşamba, 05:49

Kafamızı nereye çevirsek, betonlaşan yeşil alanlar görüyor gözlerimiz.

Cicili bicili algı operasyonları yüzünden, insanlar çıldırmış gibi kendilerini sıkış tepiş binaların içine hapsediyor.

Bunun en basit ve acıklı örneğini Nilüfer'de görebiliyoruz.

Sitelerin bahçelerinde bulunan ağaçlar, buradaki 5 katlı yapılarla birlikte yok olup gitti.

Şimdi yerlerinde ruhsuz, kalpsiz ve kokuşmuş yüksek katlı ucubeler söz konusu.

Eskiden bahçesi olan, evinin önünde azıcık toprak görenler ağaç, çiçek eker, dikerdi.

Şimdi ise bazı yürüyüş yolları toprak olması gerekirken, betonla kaplanıyor!

Ramazanın sonuna doğru Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay Hoca, fakülte dekanlarına, akademisyenlere ve personele iftar verdi.

Nerede mi?

Üniversitenin özel mülkü olan Kükürtlü sosyal tesislerinde.

Burası Bursa'nın küçük de olsa amazonu, yani içinde asırlık ağaçların etrafını serinlettiği, gölgesinde insanların huzur bulunduğu doğal bir mekân.

Yusuf Hoca, bu doğallığı ile göz kamaştıran mekânı, 2019 yılında Bursalıların hizmetine sunacaklarını söyledi.

Yusuf Ulcay, kısmi olarak temizliğin yapıldığını da söyledi.

***

Şimdi hocamıza bir uyarıda bulunmak istiyorum...

Bu tesise benzeyen yerlerde yapılan tadilatlarda işi yapan kişilerin, işverenin iyi niyetini de suiistimal ederek ağaç katliamı yaptıklarına şahit oldum, kahroldum.

Kıymetli hocam, sizden ricam burada kaç tane ağaç varsa hepsini envanterinize alın, hatta dallarını bile sayın.

Yapılacak olan çalışmalarda görev alacak olan işçileri de sıkı sıkı denetleyin ki asla tek bir ağaca ve dalına bile zarar vermesinler.

Yani evinizde bayram temizliği yaparken nasıl titiz davranıyorsanız; ne olursun Hocam, Kükürtlü tesisleri içinde aynı duyarlılığı gösterin.

Hatta burasının tadilatı bitesiye kadar uykularınız bölünsün, tebdili kıyafetle yapılan çalışmaları inceleyin, yanlışa müsaade etmeyin.

Kızacak, darılacak kim varsa darılsın ama herkes şunu bilsin ki...

Biz bu şehrin koruyucusu, kollayıcısıyız.

Biz bu kentte Anıtlar Kurulu'nun kararı olmasına rağmen, ağaç katliamı yapan kravatlı ağabeyleri görüyor, tanıyoruz!

Dut yiyeceğim diye dut ağacının dallarını kıran ruh hastası adamları biliyoruz!

Buradan yola çıkarak...

Kükürtlü sosyal tesislerinin tadilatı bittiğinde, buraya gelen Bursalılar sizi hayırla yâd etsin Yusuf Hocam...

Hatta kuşlar, böcekler bile.

***

IŞIL ARSLAN'IN ANNE ACISI

Ramazanda arkadaşlarımız, yakın dostlarımız, akrabalarımız ve meslektaşlarımız anne ve baba acısı yaşadılar.

Öksüz ve yetim kaldılar.

Bu öksüz ve yetimlerden birisi de Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu'nun basın danışmanı, arkadaşımız, kardeşimiz Işıl Arslan.

Yıllardır hasta olan annesine bıkıp usanmadan, öf bile demeden baktı.

Arslan, anacığına tarif edilemez bir şekilde bağlı, örnek bir evlattı. 

Biz Süheyla Teyze'nin cenaze namazını kılmaya hazırlanırken, Işıl Arslan'ın o perişan hali gözlerimin önünde hala tazeliğini koruyor.

Hele Süheyla Teyze'yi kabre koyarken, "Annemi incitmeyin, mezara yavaşça indirin" diye mırıldanması yüreğimi paramparça yapmıştı.

En yakının ömrünü tamamlayıp, yanından uçup gidince, baktığın her yer karanlık oluyor, gözlerin boşluğa bakıyor.

Anne acısını da büyük şair Necip Fazıl Kısakürek şöyle tarif ediyor:

 "Ak saçlı başını alıp eline, kara hülyalara dal anneciğim!

O titrek kalbini bahtın yeline, bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar, gecenin ardında yine gece var;

Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar, yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

Gözlerinde aksi bir derin hiçin, kanadın yayılmış, çırpınmak için;

Bu kış yolculuk var, diyorsa için, beni de beraber al anneciğim! ..."

***

24 HAZİRAN'DA SANDIKLAR OY PUSULALARI İLE DOLACAK

Kim ne derse desin, bu seçimde sandığa gidenlerin oranında patlama yaşanacak.

Sandıkların önünde, pide kuyruğunu andıran yığılmalar olacak.

Gençler, kadınlar, beli bükülmüş ihtiyarlar, hasta yatağından kalkıp gelenler olacak.

Gündüz sandığa koşanlar, akşam ise sandık peşinde olacak.

Oyuna sahip çıkacak, demokrasiye sahip çıkacak.

***

Büyük seçime 4 gün kaldı

***

BİR SÖZ

Yalanın, gıybetin, faizin, içkinin, zinanın, kamu hakkının aynı ramazan ayındaki gibi haram olduğu mübarek 11 aylar başlamıştır.

Prof. Dr. Sabahattin Zaim