Yıldırım'a yazık olmasın

Bilal Kayaaltı 13 Temmuz 2017 Perşembe, 09:16

Türkiye'de örnek gösterilen Yıldırım'daki kentsel dönüşüm çalışmaları hummalı bir şekilde devam ediyor.

Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, gecesini gündüzüne karıştırarak hizmet ettiği ilçesindeki yurttaşlarla görüşmelerine ekibiyle birlikte devam ediyor.

Edebali'nin tek hedefi var; evini kentsel dönüşüme verecek olan vatandaşların kalplerinde zerre kadar şüphe kalmaması.

Bunun için didinip duruyor, çağdaş bir Yıldırım için çaba sarf ediyor.

Ayrıca Yıldırım Belediyesi'nin hemen karşısında bulunan Planlama ve Kentsel Dönüşüm Merkezi'ne gelenlere doğru bilgiler veriliyor, gülen yüzlerle karşılanıyorlar.

Geçenlerde bu merkezi ziyaretim sırasında 65 yaşındaki bir hanımefendinin endişeli, morali bozuk hali dikkatimi çekti.

Teyzeye "hayrola, ne oldu" diye sorduğumda; mahallesindeki AK Parti mahalle başkanı ve eşinin evini kentsel dönüşüme vermek isteyen insanlara adeta baskı kurup, taciz ettiklerini söyledi.

Sonrada merkeze girerek yetkililerden kendisini rahatlatan, mutlu eden bilgileri aldığına şahit oldum.

65 yaşındaki hanımefendi,  "evladım, bizleri bir inşaat şirketine evimizi vermeye zorluyor bu karı koca. Evimizde huzurumuz bozuldu, strese girdik, tansiyonumuz fırladı. Ben şunu biliyorum ki İsmail Hakkı Edebali dürüst birisi, onun için bu merkeze geldim. Beni bilgilendirdiler, asla kimsenin yönlendirme yapamayacağını, proje bile çizemeyeceğini söyleyince ağlayarak geldiğim merkezden gülerek çıktım" dedi.

Eğer gerçekten böyle bir utanmazlık varsa,İsmail Hakkı Edebali'nin ve AK Parti'nin ismini kullanarak böyle işlere soyunan bu kişiler; Edebali'ye ve AK Parti'ye karşı bir hainliğin içindeler.

Sadece bu mu?

Aynı zamanda Belediye'nin attığı bu çok önemli kentsel dönüşüm adımında, algı operasyonu ile ismi zarara uğruyor.

Bir çuval incir berbat oluyor!

Yıldırım'daki kentsel dönüşüm Türkiye'de örnek gösterilen bir proje olarak dikkat çekerken, birilerinin partinin ve onun belediye başkanının ismini kullanarak halkın huzurunu bozması, süte su katması asla kabul edilemez.

Bu iddialar araştırılmalı...

Eğer doğruysa,kimsenin canı yanmadan, acilen gereği yerine getirilmeli.