Vakıflar Bursa'nın mekânlarına neden duyarsız?

Bilal Kayaaltı 15 Ekim 2018 Pazartesi, 08:10

Dedemizin, atamızın eserleriyle övünüyor, gurur duyuyoruz.

Bizlere bıraktıkları miras o kadar değerli ki, adeta bacasız sanayi görevi üstlenmiş durumdalar.

Son yıllarda tarihi değerlerimiz; camiler, külliyeler restore ediliyor, yani yenileniyorlar.

Hepimizin malumu bu değerlerin tamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda. Şehirlerde de kerameti kendilerinde saklı Vakıfların bölge müdürlükleri mevcut!

Daha çok yeni İstanbul'un Şehzadebaşı'ndaki Damat İbrahim Paşa Camii'nde 2010 yılında başlanılan restorasyon çalışması hala sonuçlanamadı, üstüne üstlük, işi ilk alan müteahhit sebebi henüz belirlenemeyen bir şekilde intihar etti, ardından gelen müteahhit bıraktı, cami 3 kez soyuldu.  Gelinen son noktada ise, mabetteki çalışmaların ne zaman biteceği meçhul olduğu yönünde.

Şaka gibi, değil mi?

***

Gelelim Bursa'ya...

Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ndeki faniler,

Orduevinin karşısında bulunan Şehadet Camii'nde de restorasyon çalışması başlatmış, ancak yenileme belirtilen tarihte bitirilememişti.

Devreye valilik falan girdi, aradan 3 yıl geçtikten sonra restorasyon işgali sona erdi, cami nihayet ibadete açıldı.

Şehrimizin en önemli değerlerinden birisi olan Emirsultan Camii de bu yılın başında restorasyona alındı. Etrafı Alcatraz Hapishanesi'ne benzetilerek, iskelelerle çevrildi.

İçeride ibadet yapılamıyor, yerli ve yabancı turistler geldiklerinde şaşırıp kalıyor.

Başta Emirsultanlılar olmak üzere, çevredeki esnaf yaşanan karmaşadan, restorasyon çalışmasının ağır aksak ilerlemesinden isyan etmiş vaziyette.

Bazı günler az sayıda işçinin çalışma yürüttüğü Emirsultan'ın mekânında, kimi zaman ise hiç gelmiyorlarmış!

Gelin görün ki Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ndeki üst düzey amir ve müdürler, Bursa turizmi için hayati önem arz eden Emirsultan Camii'nin restorasyon çalışmasıyla yeteri kadar ilgilenmediklerini görüyoruz.

Ne hikmettir bilinmez.

Her Pazar sabah namazında Emirsultan'a gelen Bursa'nın etkili, yetkili kişilerinin, ağabeylerinin bu manzara canlarını sıkmıyor olsa gerek!

Muhalefet partilerinin il ve ilçe başkanları da sanırım Emirsultan'a gelmiyorlar!

Gelseler de ne olup bittiğinin şuurunda değiller!

STK'lar için artık söyleyecek söz bulamıyorum.

Bursa'daki vekillerinin bir kısmı da hakikaten çok yoğunlar; sünnet düğünü, nişan, nikah ve açılıştan başlarını kaldırıp Emirsultan'da neler olduğunun farkına varamıyorlar.

Sadece Emirsultan Camii mi? Yıldırım Beyazıt Camii'nde de başlanan yenilenme çalışmaları bitmek bilmeden hâlen devam ediyor.

Dost acı konuşur ama kuyu kazmaz derdi Üstat Necip Fazıl Kısakürek.

Halep oradaysa arşın burada. Eleştiri getiriyorsam, öneri ve proje ortaya koyabiliyorsam tek amacım Bursa kazansın, bu şehir parıldasın diye.

Ne olur bir el atın, bir söz söyleyin de bu restorasyon skandalları sona ersin.

Özellikle önemli yerlerde yapılan çalışmalara daha ehemmiyet gösterilsin.

Turizm diyerek avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz. "Bursa büyürse Türkiye büyür" diyoruz.

Kusura bakmayın ama...

Gelinen noktada, Emirsultan başta olmak üzere birçok tarihi eserde tadilat yapılırken takipçisi olunmaması, şehrin karizmasını yerle bir ediyor.

***

KEDİLERİN BABASI ŞAHİN GENCAL

Duyarsızlaşan, vicdanını "ceketinin astarından" bile düşürenlerin yaptıkları yüz kızartıcı olaylara her Allah'ın günü şahit olmak içimizi acıtıyor.

Şöyle geriye doğru baktığımızda çok değil 30 yıl önce, Orhan ve Ulu Camii bahçesinde barınan kedileri doyuran kedi dostu amcalar, hanımefendiler vardı.

Gösteriş ve takdir meraklısı olmayan ve bu dünyadan göçüp giden bu insanlar, tarih şehrinin farklı semtlerindeki mekanların bahçelerinde barınan kedi ve köpekleri besler, sahip çıkarlardı.

Şimdi.

O günleri, o yılları geri getiren 70 yaşındaki Bursalı Şahin Gencal, şehrinin farklı semtlerindeki sokak hayvanlarını besliyor, şefkat gösteriyor.

Şahin amca, kedi ve köpeklere kendisini vakfetmiş.

Vaktinin birçoğunu onlara ayırıyor, sakatatla, (mancayla) besliyor.

Onlara ulaşmak için bu kentin sokaklarında, caddelerinde aracıyla 2 bin kilometreden fazla yolu arşınlıyor.

Yaratıcımız ömrüne bereket versin, Şahin amca.

Bursa'mızın şanını iyilik adımlarıyla yücelttiğin için.

Seni alkışlıyor, kocaman teşekkürlerimizi gönderiyoruz.

***

BİR SÖZ

Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanılır; zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.

Peyami Safa