Ulu Mahalle'de fuhuş pazarlığı

Bilal Kayaaltı 29 Mayıs 2019 Çarşamba, 07:30

Sürekli liyakatten, kurum ve kuruluşlarda göreve getirilen yöneticilerin işlerini layıkıyla yapması gerektiğine dikkat çekiyoruz.

Talebimiz ve didinişimizin tek bir nedeni var, insanca yaşamak, insani kodlarımıza geri dönmek.

9 Mayıs'ta bu sütunlarda 'AK Parti'nin mahalle temsilcileri ve Bursa' başlıklı bir yazı kaleme almıştım.

Bazı semtlerde yaşanan fuhuş ve uyuşturucu kepazeliğine dikkat çekmiştim.

İktidar partisinin bazı mahalle temsilcilerinin görevlerini savsakladığını, vatandaşa erzak ve kömür tespiti yapmakla sokaklarda, yaşadıkları semtte sorunların bitmediğini dile getirmiştim.

O mahallelerden birisi de Osmangazi ilçesine bağlı Ulu Mahalle idi. Şehrimizin en eski semtinde uyuşturucu ve fuhuş çetelerinin cirit attığına işaret etmiştim.

 Geçenlerde, komşumuz, ağabeyimiz ve meslektaşım Ercan Akyıldız da, "Bu batakhanelere kim 'ruhsat' verdi?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Gördüğünü yazdı, yaşanan utanmazlığa suspus olmadı; anne ve babasının evine 5 metre uzaklıktaki sözde çay evi 'randevu evine' hangi bürokratın ruhsat verdiğini sormuştu.

Yaklaşık bir ay önce çay, tost satacağız diye kiraladıkları ve belediyeden de ruhsat aldıkları iş yerini adeta geneleve çevirenler, kadınları pazarlayanlar, mahallenin huzurunu bozdu.

Hatta daha önce aynı kişiler bir iki sokak ötede bu rezalete girişince, esnaf ve ailelerin şikayeti, baskısı sonucu oradan taşınmak zorunda kalmışlar.

***

70 senelik geçmişi olan semte kara bir leke çaldılar.

Hadi bilmeden, araştırmadan ruhsat verdiniz, insan sonrasında gidip denetlemez mi? Burada kim var, ruhsata uygun iş yapıyor mu denilmesi gerekmiyor muydu?

Ayrıca mahallede oturanların şikâyetleri neden dikkate alınmıyor!

Bu iş yerine araştırmadan hangi bürokrat ruhsat verdiyse, kendisini, hanımı ve çocuklarıyla bu randevu evinin önünden başlarını eğmeden geçmelerini tavsiye ediyorum.

Tost satışı yapıyoruz diyen bu alçaklar, pervasızca bu iş yerinde yarı çıplak volta atıyorlar.

Şifresi, sloganı önce ahlak ve gönülleri kazanmak olan AK Parti'nin Bursa'daki yöneticilerini ve bu şehrin Valisini de tebdili kıyafetle Ulu Mahalle'deki rezaleti görmelerini tavsiye ediyorum.

Hatta azıklarını, iftarlıklarını alarak mahalle parkında oruç da açabilirler, böylece yaşanan kepazeliğe dünya gözüyle bizzat şahit olurlar!

Gördükleri karşısında şaşkına döndüklerinde, bu iş yerine kim, hangi bürokrat ruhsat verdiyse; onca rahatsızlık, şikayet ve ahlaksızlığa rağmen soruşturma açmayan, sıkıntının ortadan kaldırılmasını sağlamayanı uyarsın, hatta işini savsaklamayı sürdürürse görevden alma cesaretini göstersinler.

Unutmadan...

Hemşerisi belediye başkan yardımcısı olsun diye kulis yapmayı akıl eden AK Parti'nin Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu'nun, 31 Mart seçim sürecinde bu semtte nasıl boy gösterdiyse, seçim sonrası da, böyle rezaletlere şahit olması için baskın ziyaretler yapmasının insanlığın kurtuluşu adına çok önemli bir hizmet olacağı kanaatindeyim.

***

Evet, Ulu Mahalle'de ahlaki değerler yerle bir olmuş durumda, semt sakinleri eskort kadınların utancından dolayı sokaktan geçemez, çocukları parkta oyun oynayamaz oldular!

Şimdi yetkililere sesleniyoruz!

Böyle kişileri neden "kara liste" ye almaz, her yerde cirit atmalarına müsaade edersiniz!

Sizin de, bizim de evlatlarımız, eşlerimiz, annelerimiz komşularımız var.

Fazla değil, 15 saniye tefekkür edin, elinizi başınızın arasına koyun; bu utanca, rezalete son vereceğinizden eminin.

Yeter ki üç katlı ahşap evi düşünün, her katında yaşanan ayrı ayrı rezaletleri yani!

***

HURDACIYA SATILAN VİCDAN

Alın size kocaman bir utanmazlık daha.

İznik Devlet Hastanesi'nde 3 bölümden oluşan 1,5 tonluk morgu hurdacıya satmışlar.

Yanlış okumadınız morgu satmışlar!

Üzerimize taşımak zorunda olduğumuz ne kadar değer varsa, hepsi yerle bir oluyor!

Hastanenin sorunlarını ortadan kaldırmak, hastaya, hasta yakınlarına en iyi hizmeti getirmek, devleti zarara uğratmamak için görevlendirilen İdare ve Mali İşler Müdürü, morgu hurdacılara peşkeş çekmiş.

Yuh artık, sözün bittiği yerdeyiz. Vicdan yok olunca, liyakat çöp oluyor.

Yazıklar olsun, her şey körleşiyor, devletin bütün değerleri birileri tarafından aç kurtlar gibi kemiriliyor.

Tıpkı Şevket Yılmaz Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürü Mehmet Fidan'ın kendi işini yapması gerekirken siyaset çığırtkanlığı yapıp, kurumun işleriyle ilgilenmediği gibi!

Ayrıca konuyla ilgili hastanenin başhekimi idari soruşturma başlatırken, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü de konuyu incelemeye almış ama sonucun ne zaman açıklanacağı şimdi merak konusu.

Konunun daha sağlıklı ve ivedi bir şekilde ilerlemesi için...

Umarız savcılarımız da olaya müdahil olur, İdare ve Mali İşler Müdürü'yle ilgili bir adım atarlar da tüyü bitmemiş yetimin malını hurdacıya satmanın hesabı bir an önce sorulur!

***

BİR SÖZ

Mazlumun bedduasından sakının ve kendinizi ölüme hazırlayın.

Hz. Ebubekir