Teknoloji bağımlılığı ve İzzetin Küçük'ün itirafı

Bilal Kayaaltı 08 Mart 2018 Perşembe, 07:26

Uyuşturucu kadar tehlikeli hale geldi,

Teknoloji bağımlılığı.

Cep telefonu ve sosyal medyada çok fazla vakit geçirmek, yemek yemekten, su içmekten daha önemli. Hatta çoluk çocuktan bile...

Hele kendilerini bir kaptırdılar mı zaman, mekân kavramını yitiriyorlar!

İnsanları adeta büyülemiş...

İki dakikada bir telefonuna bakma ihtiyacı duyanlar, boş gözlerle ne yaptığının farkına varmadan küçücük bir aygıtın esiri olanlar...

Say say bitmiyor. Psikiyatristler, sosyologlar, doktorlar ne yapacağını şaşırmış vaziyette.

Toplum uçurumdan yuvarlanan otomobil gibi oldu!

***

Buradan yola çıkarak,

Türkiye'de bir ilk gerçekleşti.

"Teknolojik Bağımlılıkla Mücadele Birimi" oluşturuldu.

Bu duyuruyu da Bursa Vali İzzetin Küçük yaptı.

Ve şu itirafta bulundu:

"Ailelere ulaştırılmak üzere 500 bin broşür dağıttık, 500 bin daha dağıtacağız. Ayrıca teknoloji bağımlılığı sorunu var. Bununla nasıl mücadele edeceğimizi aileler olarak bilmiyoruz. Onun için Türkiye'de ilk defa olarak teknoloji bağımlılığı merkezlerini aktif hale getireceğiz. Sağlıklı yaşam merkezlerinin bir bölümünde Teknolojik Bağımlılıkla Mücadele Birimi olacak."

Nasıl mücadele edeceğini bilemediğini itiraf eden bir Vali...

Açıkça söylüyor... "Adeta elimiz kolumuz bağlı" diyor.

Belki de bu itirafın arkasında işini yapmayanlara mesaj var...

***

Bu topraklar sağlıklı yaşamamız için bize her türlü imkânı veriyor.

Ancak,

İmkân olduğu halde tribünlere oynayanlar olduğundan, riyakârlığı ve dalkavukluğu seçmeleri,  büyücülerin ipliğinin pazara çıkmasına engel oluyor.

Sonra uyuşturucu, teknoloji bağımlılığı tavan yapıyor.

Komşu, akraba, eş, dost ziyaretleri tarihe karışıyor.

Mesela, AK Partili kadınlar geçtiğimiz hafta 28 Şubat Darbesi'ne lanet yağdırdığı basın açıklamasında, tribünlere oynamak için en ön safta durmayı akıl eden Şehreküstü Cami memur imamını ve onun gibi tribünlere oynayanları ne hikmetse gecenin bir vakti kuytu köşelerde sızmış, uyuşmuş insanların elinden tutarken göremiyoruz.

Ama gelin görün ki hutbede; şeftalinin, armudun faydalarından bahsetmeyi, "bakın biz çok güzel aşır okuruz, görün bizleri" demeyi çok iyi beceriyorlar.

Bu ve buna benzer yüzlerce kamu örneği verebiliriz...

İşte onun için uyuşmuşlarla, teknoloji bağımlılarına bir türlü el uzatılamıyor, çaresiz kalıyoruz,Valimiz İzzetin Küçük...

***

BURHAN HOCA

AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, partinin en renkli isimlerinden birisi.

Her gün ulusal kanallarda tartışma programlarına katılıyor.

Sinirlenmek nedir bilmeyen, hakaret etmesini bile beceremeyen Kuzu hoca, üç dönemdir, meclis başkanlığı için bir hayli heyecanlıydı.

Ancak, hayali bir türlü gerçekleşmedi.

Buna rağmen, kızmayı, küsmeyi beceremedi, bazılarına örnek oldu.

Burhan Kuzu, geçenlerde meclis başkanlığı ile ilgili konuştu.

İlginç şeyler söyledi ve dedi ki:

" Meclis başkanlığı seçimle gelen bir yer. Dolayısıyla ben aday olmayı her zaman arzu ettim. Tabii partimin içerisinde yeni bir çatışma, bölünme olmasın diye de üç kez niyetlendiğim adaylıktan üç kez vazgeçtim."

Görünen o ki Burhan Kuzu, meclis başkanlığı hayaliyle yanıp tutuşmaya devam ediyor.

Ama bu arzusu gerçekleşecek gibi gözükmüyor..

***

BİR SÖZ

Hekimlerin yaptığı en büyük hata, ruhu düşünmeden yalnız bedeni terbiyeye teşebbüs etmeleridir.

Eflatun