Tasarım, farklı fikirler, güven ve İnegöl

Bilal Kayaaltı 02 Mart 2018 Cuma, 07:39

Yenilikçi fikirleri, inovasyonu özümseyen, teknoloji ve tasarımda başarıyı yakalayanlar, yenidünyada el üzerinde tutuluyor...

Pamuklara sarılıyor, korunuyor.

Yani değer görüyor, kıymeti biliniyor.

Böyle insanların rengine, diline, inancına, görüşüne, düşüncesine bakılmadan hareket eden ülkeler kazançlı çıkıyor.

Tıpkı Birleşik Devletler, Finlandiya, Almanya, İngiltere ve daha birçok gelişmiş ülke gibi.

Şimdi dünyaya açılan, "Bizim gitmediğimiz yer bizi tanımaz" diyerek hareket eden İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği Başkanı Yavuz Uğurdağ, İnegöl mobilyasını dünyaya tanıtmak için ciddi adımlar atıyor, gayret gösteriyor.

Bununla ilgili de yarın; bu yıl 4.'sü düzenlenen ve 26 Şubat'ta başlayan "I'm Design" etkinliği,  yerli ve yabancı tasarımcıları, sektör temsilcileri ve öğrencileriBursa'mızda buluşturacak.

Kimler mi katılacak?

Dünya Tasarım Örgütü Yönetim Kurulu Üyesi Hicham Lahlou başta olmak üzere, Annı Pitkajarvi, Rianne Koens, Çiğdem Esra Kanberoğlu, Efe Karabulut gibi ünlü tasarımcılar sektör temsilcileri ile bir araya gelecek.

Buradan yola çıkarak...

Başkan Yavuz Uğurdağ, İnegöl mobilyasını dünyanın en ücra köşesine taşımaya, tanıtmaya kararlı.

Güney Amerika'dan, Afrika'ya kadar yer kürenin her yanına ulaşmanın gayretindeler.

Bu moral adımlarını atarlarken de, Büyükşehir ve İnegöl belediyelerinden, BTSO ile İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası'ndan destek görüyorlar.

***

Yeniliklere açık olmak ne kadar önemliyse, eleştirilere de açık olmak gerekiyor.

Bu heyecan ve atmosfer, umarız bundan sonra da devam eder; İnegöllü sanatkârların tek tek görüşleri alınır, eleştirileri dikkatle dinlenir.

Bu sayede, İnegöl mobilyası asil ve asıl manada dünya ile buluşmuş olur.

Çünkü bakış açısına değer vermek tüm engelleri ortadan kaldırıyor.

Biz bunun adına moral ve güven diyoruz.

Ancak bu şekilde mobilyanın başkenti olunabilir, bu yolda emin adımlarla yürünebilir.

***

ŞIMARIKLIĞIN BU KADARINA DA PES DOĞRUSU

Akit TV sunucusu dalkavukluk ve şımarıklıkta haddini o kadar aştı ki, ilk önce AK Parti'nin en tepesindeki isimlerden tepki aldı.

Peki, ne demişti bu ağzından çıkanı kulakları duymayan vatandaş: "TSK'nın Afrin'de sivil öldürmediğine vurgu yapmak isterken 'Sivil öldürecek olsak Cihangir'den, Etiler'den başlarız; Nişantaşı var, TBMM var" ifadelerini kullanmıştı.

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, aynen şöyle tepki gösterdi: "Kabul edilebilir, izah edilebilir bir şey değil. Böyle bir şey apaçık bir provokasyondur, sabotajdır.Ülkedeki bazı kesimleri hedef göstereceksiniz, ithamlarda bulunacaksınız. Bunu söyleme hakkını size kim veriyor, siz kimsiniz. Neyi temsilen böyle bir ifadeyi kullanıyorsunuz. Asla kabul etmeyeceğimiz, onaylamayacağımız."

Böylelikle, Akit'çi şımarıklar yalnızlaştı.

Geri adım attı, görevinden istifa etti!

Ardından savcılık soruşturma başlattı. RTÜK harekete geçti, yayın durdurdu, para cezası verdi.

Şımarıklığın dozunu kaçırmamak lazım, öyle değil mi Kazım...

***

FİNLANDİYA FARK ATIYOR

Vatandaşlarına güveniyor.

Çocuklar yaz kış demeden, kreşten itibaren günde 3-4 saat bahçede oynuyor.

Proje üretmelerine müsaade ediliyor.

Okul bahçesine mini sera oluşturmalarına bile müsaade ediliyor.

Öğrenciler, okula yürüyerek ya da bisikletle gidiyorlar.

Geçenlerde bir önceki dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, partisinin Milli Eğitim politikalarını eleştirmiş, "bakanlık müteahhitliği bıraksın, öğretmenler eğitim yapsın, amelelik yapmasınlar" çıkışında ne kadar haklı olduğunu Finlandiya örneğinde anlıyoruz.

***

BİR SÖZ

Mutlu olmayanın hayali, hayali olmayanın hedefi, hedefi olmayanın hırsı, hırsı olmayanın ise başarması mümkün değil.

Abdülkadir Konukoğlu