Şehreküstü Antik tiyatrosu!

Bilal Kayaaltı 10 Nisan 2017 Pazartesi, 10:11

Hz. Peygamber'in hayatı, yaşama engel koyanlarla mücadele etmekle geçti. Mücadele derken, kan akıtarak, döverek söverek değil, ikna ederek, örnek göstererek oldu.

Sonra ne mi oldu; barışın sembolü, örnek ve güvenilir bir insan. Yani dünyada ve ahirette unutulmayan, hatırlanan bir fani.

Geçenlerde yapımı 1 yıldır devam eden ve bir türlü bitmeyen, "Mustafa Dündar'ın Şehreküstü'sü" başlıklı bir yazı kaleme almıştım.

Aradan bir hafta geçtikten sonra Osmangazi Belediyesi'nden cevap geldi.

Gönderilen cevap yazısında; "Fevzi Çakmak Caddesi Zemin Kaplama ve Çevre Düzenleme İnşaatı Bursa Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun 29/07/2015 tarih ve 4635 sayılı onayı ile projeye uygun olarak devam etmektedir. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı da o kapsamda yenilenmektedir. Meydanın sağ ve sol tarafında ambulans- itfaiye gibi araçlar (acil durumlarda) ile engelli ve bebek arabaları, basamakları kullanmak istemeyenlerin geçişi için oldukça geniş rampa bulunmaktadır.Bir iki hafta içerisinde tamamlanacak olan 15 Temmuz Demokrasi Meydanı vatandaşlarımızın kullanımına hazır hale gelecektir" denilmiş.

***

Dikkat ediniz, meydanın sağında ve solundaambulans- itfaiye gibi araçlar (acil durumlarda) ile engelli ve bebek arabaları, basamakları kullanmak istemeyenler için oldukça geniş rampa bulunuyor, denilmiş.

Yani diyorlar ki, siz meydanda yürürken bizim belirlediğimiz, sınırlarını çizdiğimiz yerden yürüyün. Sonra yüzüstü yere kapaklanırsanız karışmayız, günah bizden gider.

Geçenlerde CumhurbaşkanımızRecep Tayyip Erdoğan, engelsiz yaşamdan bahsetti. Dünya'dan örnekler verdi. Hatta Sultanahmet'in siluetini bozan,Zeytinburnu'nda yükselmiş kahredici rant kulelerinden bir kere daha bahsetti.

Şehreküstü'nde Bursalıların ve şehrimize gelen turistlerin çok sıkıntı çektiğini; meydanın düzayak olmamasının yanlışlığına dikkat çekmiştim.

Kusura bakmasınlar ama Osmangazi Belediyesi, hâlâ dediğim dedik diyor, Bursalıları üzüyor.

Nasıl mı?

Burası daha çok2020'deki Olimpiyatları için tasarlanmış bir yere benziyor. Şehreküstü Meydanı'nda vatandaşlarla,fazla değil yaklaşık 5 dakika konuştum. Tek bir Allah'ın kulundan ne yazık ki,"evet burası çok güzel olmuş" cevabını alamadım.

Bana inanmazsanız, Büyükşehir'in mobeselerine bakıp Bursalıların meydandaki görüntülerini tespit edebilirsiniz.

***

Bir gencin yolunu kesip, önüne geçtiğim ve sordum; verdiği cevap şu: "Keşke düzayak olsaydı. Geçen annem düşmüş, hâlâ ayak bileğinde sorun var."

Gençle konuşurken birisi usulca yanımıza geldi ve "biraz önce eşikte tökezledim, belime ağrı girdi" dedi.

AK Parti İl teşkilatının önünde nöbetçi amiri gibi gezen taksi kâhyası ise, "böyle meydan mı olur Allah aşkına, eskisi daha güzeldi.  Yaşlı bir adam daha dün yüzüstü yere kapaklandı, yanağı yarıldı" cevabını yapıştırdı.

Belli ki Perşembe pazarından gelen bir teyze, elleri dolu, soluk soluğa. Hanımefendinin söylediğini aynen aktarıyorum. "Evladım, benim adam bu basamaklar yüzünden ayağını burktu, beş vakit namazı camide kılardı, şimdi gidemiyor, kim verecek bunun hesabını" dedi.

***

Bu şehirde binlerce engelli, yaşlı veya oradan aceleyle geçmeye çalışanvatandaşlar var. Onlara kenarlardan yürüyün, yolunuzu uzatın denilemez ki...

Neden insanlara zorluk çıkarılıyor. Daha kullanışlı, herkesin memnun olacağı bir meydan yapılamaz mıydı?

Benim bildiğim kentler, ortak akılla yani şehirde yaşayanlarla yönetilir.

Bizde ise işler başka türlü yürüyor... Bu meydan daha çok Roma dönemindeki tiyatroları andırıyor!

Bir iş yapılırken sadece görüntüye veya kâğıt üstündeki planlara mı bakılır? İşin kullanışına, vatandaşın memnuniyetine bakılmaz mı?

Düşünsenize meydandaki basamaklar yüzünden buranın daimi müdavimleri güvercinlerin bile morali sürekli engel atlamaktan dolayı bozuk.

***

Yapmayın Allah aşkına, dönün yanlıştan, dua alın.

Bu özenti neye...

Sormak istiyorum,  Şehreküstü Meydanı'nda Gladyatörleri mi dövüştüreceksiniz?

Yoksa Roma dönemine özenip, Amfi tiyatroya benzetmenin altında yatan neden bu mu?

Tek bir isteğim var Mustafa Dündar'dan...

Tebdili kıyafet giyip, buranın durumunu kendi gözleriyle görerekBursalılara sorması.

Yalnız gitmeden kendisine naçizane bir tavsiyede daha bulunmak isterim.Öncesakinleştirici ilaç alsın, çünkü alacağı cevaplar kendisini bir hayli üzecektir.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Engelsiz bir yaşam için; geride sayılan, iyi anılan bir isim olmak için, engelleri kaldırmanız yeterli.

Cumhurbaşkanımızın son zamanlarda dilinden hiç düşürmediği Ziya Paşa'nın o meşhur sözüyle bitirmek istiyorum. ''Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri'' bu beyitten yola çıkarak hareket edilirse mutlu bir yaşamda garanti.