Sana nasıl kıydılar Bitlis

Bilal Kayaaltı 03 Kasım 2017 Cuma, 06:28

İki gündür Bitlis'teyiz.

Masalarda anlatılan, Anadolu'nun ilk kapısı Ahlat'ın kıskandıran tarihi ve kültürüyle yetkililer, etkililerle birlikte kadim şehrinin altını üstüne getiriyoruz.

Kimse kusura bakmasın ama Bitlis'in tarihi eserleri ucubelerin, sevimsiz, ruhsuz ve bakımsız binaların ablukasında kalmış.

Çevre temizliği hak getire!

Diğer yandan bakıldığında; hızla insansızlaşan, yatırıma muhtaç, istihdam için gözyaşı döken bir Bitlis göze çarpıyor.

Kadim kentin en önemli mekânlarından birisi olan İslahiye Medresesi'nin etrafı bakımsız. Birde buna sorumsuz yöneticilerin yüzünden inşa edilen binalar eklenince, ortaya kocaman bir ayıp çıkıyor.

Bitmedi...

Anadolu şehirlerinin birçoğunda yer alan seyir terası Bitlis'te de var.

Ama gelin görün ki; terk edilmişlik, etrafını çevreleyen paslanmış tenekeler, buradan eski Bitlis'i ve bir asker gibi dizilmiş, onu koruyan tepelerini görüntülemeyi engelliyor.

Vali İsmail Ustaoğlu, görevden el çektirilen Bitlis Belediyesi'nde aynı zamanda kayyumluk da yapıyor.

Bitlis'e geleli daha 5 ay olmuş. Yani çiçeği burnunda ama tecrübeli bir isim.

Devletin adamı ve devletin gülen yüzünü gittiği yerlere yansıttığını ümit ediyorum.

Umarım vakit geçirmeden sevimsizleşen, çevre düzenlemesinin yerle bir olduğu kadim kentini elden geçirir.

***

MEHMET DEMİR'İN GÖZYAŞLARI

Bitlisliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Demir, doğduğu şehirden küçük yaşta göç etmiş bir iş adamı. Sebebi herkes tarafından biliniyor.

Şimdi, Bitlis'e devlet hâkim, terör yok.

Demir, sık sık Bitlis'e gelerek, buranın okullarında eğitim gören yoksul çocukların ihtiyaçlarını karşılıyor.

Bu sefer ki ziyaret çok farklı, istihdamın önünü açacak adımlar atmak.

Yoksulluk, acı, insansızlık, terk edilmişliğin bu topraklara yakışmadığını söylüyor.

***

Şehre yakın olan Yalnızçam Köyü İlk Okuluna Bursa'dan gelen dernek yöneticileri ve misafirler,BİLDEF Genel Başkanı Mustafa Dursun'la birlikte ziyaret gerçekleştirdi.

Okul demeye bin şahit gerek.

Sınıfa girdiğimizde 9 tane sıra, üzerlerinde önlükleri olmayan, elbiseleri yırtık, acıya alıştırılmış, öğretilmiş çaresizliğin çocukları.

Buradaki manzarayı herkesin görmesi gerekiyor.

Okuldan daha çok ahıra benzeyen, buna rağmen yüzlerinden tebessüm eksik olmayan Kürt çocuklarının eğitim gördüğü, sıvası dökülmüş binanın hemen arkasında 30 metre yüksekliğinde, her metresine üzüm salkımı gibi montelenmiş baz istasyonları!

Acı dedim ya,işte alın size fotoğraf!

Mehmet Demir, bu çocukların terk edilmişliklerine daha fazla dayanamayınca, gözyaşları pınara dönüştü.

Evet, açık hava müzesini andıran ama fark edilmeyen, ötekileştirilen Bitlis, elini taşın altına koyan BİLDEF yöneticileri ve Bitlisli Mehmet Demir'in attıkları adımlarla fark edilecek bir duruma geleceğine inanıyorum.

Umarım, tarih şehrinin güzelliklerini Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş da gelip görür.

Ancak, gelip göreceği şehrin nasıl mahvedildiğine şahitlik etmek istiyorsa, Bitlis'in sokak ve caddelerini kendi yapacağı program kapsamında fotoğraflamalı.

Kente yapışan acıya, kedere, insanların feryadına kendisi tanık olmalı.