Sahte algılar ve Diyanet

Bilal Kayaaltı 06 Şubat 2018 Salı, 07:27

Ne gerek var komşuya, dosta, akrabaya. AVM'lerde ömrünü geçir yeter!

20 yıl vadeyle al bir daire, ömür boyu öde öde dur. Yaratıcıyla ömür pazarlığı yapmışçasına!

Sonra oturduğun apartmanın kapısından içeri gireni de, çıkanı da bilme, tanıma, tanıyamama!

Olağanüstü algılara kapıl, lafa geldi mi de ben sağlam iradeliyim, reklama kanarak ev almam, daire almam de!

***

Hatta 10 yıl önce Nilüfer'de oturduğun, en azında bahçesinde üç beş tane çam, erik ve ayva ağacı varken, kapıyı çalan büyücü müteahhitlere kanıp, 12 katlı ruhsuz daire sevdasına kapıl.

Laf yarışına giriştiğinde ise Bursa yeşil olsun, göç önlensin, biz yatırımcıyız, vergi veriyor, ülkemiz ekonomisine omuz veriyoruz diye far fara yap!

Senin bu numaraların daha ne kadar devam edecek?

Söyle ne kadar!

Madem yatırımı çok seviyorsunuz, şehrimizin dağ ilçeleri veba salgınına uğramış gibi boşalmış durumda, Abidin!

Gidin Orhaneli'ye, Keles'e, Harmancık'a ve Büyükorhan'a yatırım yapın.

Veya şehrimizin ovadaki köy ve ilçelerine.

Ancak bu yatırımı yalandan değil, gerçekten gerçekleştirin!

Sosyal medyadan algı oluşturup, suya imza atmadan...

Hani, geçenlerde Büyükorhan'da koyunlarını dolandırıcılara kaptıran ihtiyar karı kocaya yardım edeceğim diye sosyal medyadan söz verip, sonra masanın altına giren Osmangazi Yörük Türkmen Dernek Başkanı gibi ortadan kaybolmadan...

***

Görünen şu ki, hep beraber, insani olarak kayboluyor, mahvoluyoruz. Namık!

Kendimizi sarsmazsak, silkelemezsek, öldüğümüzde bedenimizi yıkayacak kimse bulamayacağız.

Baksanıza, sol elle yemek yemeyin diye topa giren Diyanet, ne hikmetse ortalıkta uyuşturucudan, kumardan, haramdan yok olanlar varken sus pus oluveriyor, Kamil!

***

KEMAL BEY GİTMEDİ!

Artık hatırlamakta zorluk çekiyoruz; CHP'ye yeniden genel başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, kaç yerel, kaç tane de genel seçim kaybetti.

Girdiği her seçimde AK Parti karşısında yenilen Kılıçdaroğlu, kurultayda partinin genel başkanlığına adaylığını koyan Muharrem İnce'ye, "gel kardeşim, madem adaysın, seni destekliyoruz, ben çok seçim kaybettim" deseydi...

AK Parti'nin karşısına sarsıcı muhalefetin ateşini yakmış olacaktı...

Yerelde, bir türlü pısırıklıktan kurtulamayan CHP örgütlerine silkinmeleri için fırsat tanımış olacaktı...

Vatandaşın şehirlerde yükselen feryadını duyurmaları için kapıyı aralayacaktı...

Ama olmadı; illa ben, illa ben demeye devam etti, Kılıçdaroğlu!

***

BİR SÖZ

Her toplum geçmişten kalan duyarlılıklar üzerinde inşa edilmiş bir 'normallik' anlayışı geliştiriyor ve kendisini 'normal' koşullarda hissettiği zaman çok daha geniş bakışlı ve sağduyulu davranabiliyor.

Etyen Mahçupyan