Refik Özen ve Bursa'nın ormanları

Bilal Kayaaltı 15 Ağustos 2018 Çarşamba, 06:11

Bu ülkenin ormanları kundaklanıp, yakıldıktan sonra nasıl betonlaştırıldığını yıllardır acıklı bir şekilde elimiz, kolumuz bağlı izliyoruz!

Kalbi ve bedeni daha toprağa girmeden çürümüş olan kimi haysiyetsiz ve zehirlenmişler, önce Sultan Fatih'in "ağaç kesenin başını keserim" sözünü böbürlene böbürlene söyleyip, paylaşıp, ardından da dağların, ovaların kahrolası bir şekilde ucubeleşmesine göz yumdular.

Hafta sonu Mudanya'nın sırtlarında çıkan yangın, 50 hektar büyüklüğündeki ormanı çölleştirdi.

Kim yaptı, kimler yaptı bilmiyoruz.

Yangının çıkmasına sorumsuzca atılan bir sigara izmariti mi veya başka bir şey mi neden oldu onu daha öğrenemedik.

Tek bildiğimiz; ciğerlerimiz yandı, yüreğimiz tutuştu.

Bölgede...

Soğutma çalışmaları sona erdi, harap olan yerlerde incelemeler devam ediyor.

Orman Bölge Müdürü Yalçın Akın, yaptığı açıklamada yanık ağaçları kaldırıp temizledikten sonra, 20 hektarlık alanda özel çalışma yapıp, yangına dayanıklı, değeri yüksek yapraklı, ıhlamur, çınar, incir ve erguvan ağaçlar dikeceklerini söyledi.

Zarar gören diğer bölgeler ise yine saf kızılçam fidanları ile donatılacağı müjdesini verdi.

Sanırım bu fidan dikme işlemi, önümüzdeki yıl şubat ayında yapılacak.

Önce...

Bir Bursalı olarak buraların takipçisi olduğumu belirteyim.

Ve aynı zamanda da bir öneride bulunalım...

Malumunuz üzere, afetin yaşandığı dakikalarda bölgeye gelen, sözüne, duruşuna güvendiğimiz AK Parti Bursa milletvekili Refik Özen,

Bölgede tek bir yapılanmaya izin verilmeyeceğini ve her metre karenin tekrar ağaçlandırılacağını ifade etmişti.

Buralarda fidanlar toprakla buluşturulurken,

Bursalılar da bu kampanyaya dâhil edilsin.

Mesela...

Çocuklar, gençler, kadınlar, memurlar, büyük Bursaspor taraftarı, öğretmenler, imamlar, mahalle kahvelerinde akşama kadar pişti oynayan emekliler...

"Tek bir yapılanmaya izin vermeyeceğiz" diyen Refik Özen'le kol kola girip, kadim şehri yeniden yeşillendirsinler.

Böylelikle; piknik yapmak için ormanlık alana gidildiğinde çevrenin temiz tutulması, sigara izmaritlerinin atılmaması gerektiğine dikkat çekilir. Ağacın kıymeti, toprağın bereketi anlatılarak; topraktan geldik ve yine toprağa döneceğiz, ekin, yetiştirin, üretin denilir.

***

NEREDE BU MUHALEFET?

Asıl olan, olması gereken; farkındalık, yani yeni şeyler ortaya koyabilmektir.

Yeni gelişmelerle ufuk açabilmek,

İnsanları sabit fikirlilikten kurtarmak,

Hırs ve bencillikten uzaklaştırıp başkaları için de düşünebilmeyi, paylaşmayı teşvik etmemiz lazım.

Mekân, ortam fark etmez.

Oysa...

Seçim geldiğinde Bursa'mızın sokak ve caddelerinde görebildiğimiz muhalefet partilerinin il başkanlarını, yöneticilerini ve vekillerini,

Sandıklar açıldıktan sonra görebilene aşk olsun.

STK'ların birçoğundan bahsetmeye gerek yok!

Onlar, gün yapan hanımlar gibi, sadece çay ve kahve ikram etmeyi biliyorlar.

Eleştiri, öneri, Bursa için fikir üretmeyi haram olduğu düşüncesinden kendilerini bir türlü kurtaramıyorlar.

Tek umudumuz muhalefet ama...

Onlarda haftalık yönetim kurulu toplantısı yapmaktan, kentte yaşanan sorunları ulusala taşıyacak refleks ve kabiliyeti gösteremedikleri için bu şehirde yaşayanları bir hayli üzüyorlar.

***

BİR SÖZ

Toprak gibi olmalısın. Ezildikçe sertleşmelisin! Seni ezenler sana muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı.

Can Yücel