Ne vefa kaldı, ne de Bakan Eroğlu

Bilal Kayaaltı 17 Temmuz 2018 Salı, 06:25

Bir Orman ve Su İşleri Bakanı geldi geçti bu diyardan...

Prof. Dr. Veysel Eroğlu'nun, bu yılın ilk günlerinde yani Ocak ayında, Uludağ Çalıştayı'nda söylediklerini hatırlayanlar vardır elbette.

Mesela...

Bof Otel'de sıra sıra dizilmiş iskemlelerde oturup Eroğlu'nu büyük bir dikkatle dinleyen; Ayhan Salman'dan tutunda,  o gün bakan olup, yeni dönemde düz vekil yapılan Çavuşoğlu da Veysel hocanın vefa gazlı sözlerini dinlemişler, alkışlamışlardı.

Anlaşılan o ki bu vefa mevzuunun takipçisi olamayanlar, Beştepe tarafından nazikçe kenara çekiliyorlar.

Hakikaten o gün Uludağ Çalıştayı'na katılan bir fani olarak Veysel hocamızın şu sözlerine şahit olmuştu: "Ben Bursa'da okudum. Bu şehre vefa borcum var. Uludağ için ciddi adımlar atıyoruz.  Burasını yılın 12 ayı turizme kazandıracağız."

Bakan Eroğlu, bu sözleri söyledikten sonra Birinci Bölgedeki Büyük Otel yıkıldı.

"Uludağ için elimi taşın altına koyarım" diyen Ali Ağaoğlu'nun otelinin bir kısmı da yıkıldı.

Kervansaray Otel ise çalıştaydan uzun süre önce boşaltılmıştı.

Aradan aylar geçti,

Gelin görün ki Uludağ için atılan bir vefa adımı hâlâ yok.

Yemin ediyorum ki, vefasız dediklerimiz bile Bursa'ya hizmet ettiler, çakılı bir çivileri, dikili bir ağaçları var!

***

Vefadan söz edenler ise sadece suya imza attılar!

Hani kış turizminin merkezi olan Uludağ, çarpıklıktan kurtulacaktı?

12 ay boyunca turizme hizmet eden bir yer haline gelecekti?

Hani Ocak ayının ilk günlerinde yapılan toplantıların ardından Uludağ talihsizliklerden kurtarılacak, vizyon kazanacaktı?

Şimdi çiçeği burnunda Orman ve Su İşleri Bakanı, Anavatan iktidarının efsane bakanı merhum Ekrem Pakdemirli'nin mahdumu Bekir Pakdemirli'den çok umutluyuz.

Kendisinden, vefa dâhil olmak üzere, büyülü sözler, sloganlar istemiyoruz.

Tek dileğimiz ve isteğimiz; Uludağ'a 12 ay turistin gelmesi...

***

Uludağ'ın bizim babamızın malı olmadığını ve bu şuur içinde olduğumuzu biliyoruz. Ancak Uludağ, Bursa'nın bir değeri, markası, ekonomisine güç katacak çarkı. Biz şu idealde ve ufuktayız, "Bursa ekonomisi büyürse, Türkiye büyür" çırpınmasındayız.

1970 ve 80'li yıllarda olduğu gibi, Uludağ'ın yerli ve yabancı futbol takımlarının tercih ettiği bir yer haline dönüşmesi...

Bursaspor'un Afyon'da, Kartepe'de değil de Uludağ'da kamp yapabilmesi...

Son olarak ne istiyoruz biliyor musunuz Orman ve Su İşleri Bakanı Bekir Pakdemirli ?...  Uludağ'ın çift başlılıktan kurtulmasını! Yani, sadece sizin ilgilendiğiniz, çözüme kavuşan bir platoya dönüşmesi.

Artık teorilere, kürsüde konuşanları alkışlayanlara değil, pratik çözümlere ihtiyacımız var.

***

MAHALLELERE OTOBÜS TAHSİSİ GÖZDEN GEÇİRİLSİN

Büyükşehir Belediyesi, hafta sonları farklı etkinlikle yapıyor, piknik programları düzenleniyor.

Büyükşehir'in bu uygulamasından Bursalılar bir hayli memnun.

Cumartesi ve Pazar günleri sırasıyla her mahalleye otobüsler tahsis edilip, Bursalıların Uludağ'da farklı bir gün geçirmeleri sağlanıyor.

Ancak, bazı mahallelerden uyarılar geliyor.

Nasıl mı?

Mesela, Kayhan Mahallesi'nde ikamet eden nüfus sayısı çok düşük, Tuzpazarı Mahallesi'nin nüfusu bin 500 civarındaymış.

Buralara etkinlik için bir otobüs verilmesine rağmen doldurulamazken, örnek vermek gerekirse; Hamitler ve Hüdavendigar mahallelerinde 30 binin üzerinde vatandaş ikamet etmesi ve bu semtlere de birer otobüs tahsisi yapılması sıkıntılara yol açıyormuş. Haliyle de mahalleliyle muhtar karşı karşıya geliyormuş.

Büyükşehir'den istenen tek şey, otobüs tahsisinin gözden geçirilmesi.

Eğer böyle bir adım atılırsa, homurdanmaların da önüne geçilmiş olacağı belirtiliyor.

***

BİR SÖZ

Kişilerarası haberleşme beyinde başlar, gönülle gelişir. Son şeklini yine beyinde alır. Yani, beyindeki akıl, bilgili ve temiz olacak ki; yerküredeki varlığımızın hayrını görelim.

Fahrettin Gülener

Mahalle Muhtarlarına otobüs tahsis ediliyor,