Ne istediniz Bedirhan bebekten?

Bilal Kayaaltı 02 Ağustos 2018 Perşembe, 06:13


İki tabut, musallada...

Birinde anne Nurcan Karakaya'nın parçalanmış bedeni var.

Diğer tabutta ise 11 aylık Mustafa Bedirhan.

Nurcan eşini; Mustafa Bedirhan da kalleş pusudan ve dünyadaki alçaklıklardan habersiz, daha bir saat önce babası Astsubay Çavuş Serkan Karakaya'yı ziyaret etmişti.

Astsubay Serkan bebeğini sevdi, öptü, kokladı, bağrına basmıştı. Bol bol sohbet etti eşiyle.

Ayrılık vakti geldiğinde Nurcan Karakaya'yı  "dikkatli gidin" diye de uyardı.

Sanki içine doğmuştu.

Kahpe pusu, alçak saldırı...

Kısa süre sonra acı haber duyuldu.

Lanetler ve ahlar arşa yükseldi.

Tarifi mümkün olmayan, dibi gözükmeyen kahır...

Anne ve bebeği...

Kadın ve bebekleri öldürmeyi özgürlük sanan alçaklar tarafından katledildiler.

Hain ve alçak demeye bile dilim varmıyor!

Bundan büyük bir acı olmasa gerek.

Savunmasız iki insana pusu kurup bombalamanın adı savaş ve özgürlük değil!

Kalleşlik zehri her yanınıza işlemiş sizin.

Daha önce işlediğiniz hainlikleri unutmadık!

***

Yani daha baharında olan, yeni atanmış öğretmenleri, tünellerde, barajlarda çalışanları, evinde dinlenen polisleri, ailesiyle alışverişe çıkmış astsubayları, oradaki herkesin canını korumakta olan erleri nasıl şehit ettiğinizi unutmadık, unutmayacağız da!

Şimdi bir de buna...

Kurduğunuz hain tuzaktan habersiz, masum bir bebeğin bedenini paramparça edince ne geçti elinize?

Türkiye'ye diz mi çöktürdüğünüzü sandınız?

Aklınızdan, gözyaşı dökenleri korkuttuğunuzu mu geçirdiniz?

Utanıyorum, kahroluyorum.

Ve diyorum ki, Allah'ın meleklerinin kızgınlığı üzerinize ateş olarak yağsın.

İki yakanız bir araya gelmesin.

Üç kişilik ailenin ve daha öncekilerin laneti üzerinize olsun.

***

BİR SÖZ

Katillerin yeri hem bu dünyada hem de ahirette cehennem olacaktır.

İbrahim Kalın