Mustafa Bozbey o çadıra neden gitti?

Bilal Kayaaltı 28 Mart 2018 Çarşamba, 06:59

Geçtiğimiz hafta Cuma günü "Nilüfer'de hijyen kuralları hiçe sayılıyor" başlıklı bir haber yapmıştık.

Nilüfer ilçesine bağlı, FSM Bulvarı üzerinde bulunan ve hastane arazisi olarak bilinen meydana Tiftik Organizasyon adındaki firmanın bazı il derneklerini içine kattığı sözde "Yöresel Lezzetler Şenliği'nin" esnafın tepkisine neden olduğunu kamuoyuna duyurmuştuk.

Tabi haberde, burada bulunan çadırın içinde satılan ürünlerin bölge esnafını ekonomik anlamda zarara uğrattığını, aynı zamanda da Nilüfer'e yakışmayan görüntüler meydana getirdiğini sayfalarımıza taşımıştık.

Esnaf, haliyle Nilüfer Belediyesi'ne tepki göstermiş, neden burasıyla ilgili bir işlem yapılmadığını dile getirmişti.

Haber çıktıktan bir gün sonra, ismi benim ajandamda yazılı Nilüfer Belediyesi'nin bir kıymetlisi beni arayıp, burasının kendilerinin sorumluluğunda olmadığını, Nilüfer zabıtasının görev alanının dışında olduğunu dile getirmişti.

Bende kendisine, "Olabilir ama bu, çağdaş Nilüfer'e yakışmıyor.  Sizin bu algıya müsaade etmemeniz gerekiyor. Mustafa Bozbey'in yönettiği ilçede böyle manzaralar uygun değil" diye cevap verdiğimde beni, Bozbey'le yapılacak olan bir basın toplantısında görüştüreceğini kaydetmişti.

Haliyle, bu vizyonsuz çadırla ilgili topu Büyükşehir'e atmıştı.

Çok değil aradan bir gün geçti.

Mustafa Bozbey, tozun, toprağın içinde satışı yapılan tereyağların, peynirlerin, zeytinlerin, kuruyemişlerin bulunduğu, esnafı ekonomik olarak perişan eden, hiçbir haklı gerekçesi olmayan 'yöresel ürünler' çadırının açılışını kendi partilileriyle birlikte yaptı, halay çekti.

Hatta...

Bu açılışa farklı bilgiler verilerek giden, kendine çok kıymet verdiğim değerli insan, CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil'in de davet edildiğini öğrendiğimde başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü.

Ceyhun İrgil'e mesaj yazıp haberin linkini gönderdiğimde, yapılan haberin doğruluğunu ifade etmiş, "Beni buraya kültür çadırı açılışı olarak davet ettiler. Ben de Nilüfer Belediyesi olduğu için gittim. Hijyen olmayan bir ortamı gördüm" diyerek, iyi niyetinin suistimal edildiğini, böyle bir manzarayı kabul etmesinin mümkün olmadığını belirtip, belediyeyi uyaracağını söylemiş; erdemli bir duruş sergilemişti.

Şimdi sormak istiyorum...

Mustafa Bozbey'in en yakını olan biri böyle bir olaydan dolayı başkanı neden uyarmaz?

Eğer uyardıysa da Bozbey, neden bu vizyonsuzluğun kurdelesini keserek Tiftik Organizasyon'un ekmeğine yağ sürer?

'Gülümseyin Nilüferdesiniz' sloganını üretenler, Nilüfer'de istihdam meydana getiren esnafı düşünmeden niçin hareket ederler?

Basit bir evrak eksikliği olduğunda bile iş yeri açılmasına haklı olarak izin vermeyen bir belediye başkanı nasıl oluyor da, insan sağlığını hiçe sayan bir çadırda gülebiliyor?

Başkan Mustafa Bozbey'in de İrgil gibi iyi niyeti suiistimal edildiyse ve uyarılmasa bile gördükleri karşısında sosyal demokrat refleksleri ayağa kalması gerekmiyor muydu?

Bu saatten sonra Başkan Bozbey, böyle rezilliklere, algılara asla müsaade etmemeli. Büyükşehir ve diğer ilçe belediyeleri ile görüşüp, Bursa'nın vizyonuna yakışmayan davetleri elinin tersiyle itecek adımları acilen atmasını bir Bursalı olarak umut ediyorum.

Esnaf ekonomik olarak ağlarken, feryat ederken etrafına bakıp gülümsenilmemeli!

Ne diyor büyük şair Nazım Hikmet, "Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor; mekânı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kâinat muşamba dekor, bütün bir insanlık yalana teslim."

Öyle değil mi Kamil!

***

BİR SÖZ

Esnafın feryadını duymak zorundayız. Biz haksızlıklar karşısında susamayız. Görmedim, duymadım deme lüksümüz yok.

Kemal Kılıçdaroğlu