Mudanya'da zeytin ağaçlarını biz kesmedik

Bilal Kayaaltı 10 Nisan 2018 Salı, 09:42

Mudanya bir zamanlar zeytin ağaçlarının hâkimiyeti altındaydı. Seyir Tepe'den bakınca ilk bakışta görünen, deniz ve dağların eteklerine sıra sıra dizilmiş zeytinlikler göze çarpıyordu.

O eski manzara artık hayal oldu.

Göze çarpan tek şey beton, yeşil artık tarihe karıştı.

Dün Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, düzenlediği basın toplantısında 4 yılda neler yaptığını anlattı.

Türkyılmaz'ın park ve bahçelerle ilgili söyleyeceklerinden çok, herkesin merak ettiği konu, Mudanya'da zeytin ağaçlarının alanlarını imara kimin açtığıyla ilgili yapacağı açıklamaydı.

Başkan Hayri Türkyılmaz, Trilye'nin en hakim tepesinden herkesin duyacağı şekilde haykırdı:

"Mudanya'nın bir karış toprağını bile imara açmadık."

Türkyılmaz, kendilerinden önceki belediye başkanı ve ekibinin zeytin ağaçlarını hoyratça kesilmesine ve imara açılmasına müsaade ettiklerini iddia etti.

Mudanya'nın Hayri Bey'i, Körfez'in hayrına olmayan tek bir adım atmadıklarını kaydetti.

Yani yeşile, doğaya saygılı olduklarını, ağaç katliamı yapmadıklarını ifade ederken, Mudanya'nın geleceğini karartan, karanlık işlere bulaşmadıklarını söyledi.

Ve geçtiğimiz hafta yanlı haber yaptığını iddia ettiği haber ajansıyla hukuk önünde hesaplaşacaklarının altını çizdi.

"Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak" dedi.

Evet, bir yanda Hayri Türkyılmaz "Ben Mudanya'nın doğasını bozmadım, zeytinlikleri imara açmadım" seslenişi, diğer yanda ise, "Mudanya'nın tepeleri beton yığınına döndü" diyerek soruşturma başlatan İçişleri Bakanlığı.

Bekleyip görelim bakalım.

Mudanya'nın anasını kim ağlatmış.

Kim zeytinlikleri kesilmesine müsaade etmiş.

Aklını rantla bozmuş...

Kısa süre sonra.

Kimin eline balta alıp, zeytinliklere kıydığını, kiminde baltayı taşa vurduğunu göreceğiz.

Aynı zamanda...

İnsanlık vasfını yitirmişlerin Mudanya'ya nasıl kıydıklarına şahit olacağız.

***

YENİŞEHİRLİ HAYVANCILAR ÇAYIRA ÇIKTI

Yenişehir'de hayvancılıkla uğraşan çiftçiler mazot ve yem fiyatlarına isyan ediyorlar.

Çare olarak da çayırlara yulaf ve yonca ekmeye başlamışlar.

Dertlerini dinleyen, sıkıntılarını gören olmayınca çareyi kendileri bulmuş.

Aslında köylü birilerine mesajı veriyor.

"Çare, ucuz yem ve mazotta" diyorlar.

"Duyun bu sesi" diyorlar!

Bırakın, Bosna'dan Sırbistan'dan karkas et ithalini

Destekleyin bizleri,

80'li yıllardaki hayvan varlığını yani sayısını yakalayalım diyorlar.

***

BİR SÖZ

Deizm tehlikesi hızla yayılıyor, tedbir almak zorundayız. Gençlerin ayağı kayıyor.

Metin Külünk