Liyakat ölmüş,  ruhuna El Fatiha!

Bilal Kayaaltı 28 Eylül 2018 Cuma, 06:40

Hala, dayı, amca, mevzuları bazı kurumlarda devam ettiğini duymak, öğrenmek insana üzüntü veriyor.

Tabi, böyle bir manzara karşısında idealist insanların karalar bağlaması, ülkemiz adına kocaman bir kayıp.

Bazı kimseler için liyakat miyakat hak getire...

Torpilin yoksa vay haline...

Daha çok taze; sınavlarda yaşananlar, çalınan sorular, haksız yere yapılan atamalar, hafızalardaki yerini koruyor.

Şimdi sıkı durun.

Yetenek sınavlarında da torpil olur mu, jüri yeteneğini gördüğü halde, yetenekli genci değil de torpilli birini tercih eder mi?

"Etmez..." diyemem...

***

Geçtiğimiz haftalarda güzel sanatlar fakültelerinin yetenek sınavları yapıldı.

Buradan yola çıkarak.

Size Ekim Hanişoğlu'nun başına gelenlerden söz etmek istiyorum.

Ekim Hanişoğlu kim? Gazetemizi yakından takip edenler Şubat ayında kendisiyle yaptığım röportajdan, moda tasarımcısı olduğunu anımsayacaklardır. Ekim'in 10 parmağında 10 marifet var; moda tasarımı ve resimden sonra oyunculuk anlamında kendini yetiştirmeyi amaçlıyor. Devlet Tiyatrosu'nun Ferizcizade Gençlik Tiyatro Kursları'na katılarak bu alanda da çalışmalar yapmak amacıyla kendini akademik seviyeye taşımak istiyor.

Bunun için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü'nün yetenek sınavına girdi.

Düzenlenen bu sınav için aylarca hazırlandı, uykuları kaçtı. Ezberler, araştırmalar yaptı, tiyatro ustalarından ve sanatçılarından yardım aldı ve bileğinin hakkıyla kazanacağını umut edip, yüzlerce kilometre yol kat ederek, Bodrum'a gitti.

Bodrum GSF'nin Sahne Sanatları Bölümü sınav yönergesinde, (10 erkek 10 kız) toplam 20 öğrenci alacaklarını açıklamalarına rağmen, sadece 12 öğrencinin okula kabulü yapıldı.

Burada bir tuhaflık var; ilk aşamada yetenek sınavından 12 öğrencinin ikinci aşamaya geçtiği duyuruldu.

Ekim elendiği için ikinci aşamaya kalamadı. Ertesi gün yapılması gereken ikinci aşamanın akıbeti ise iki gün sonra belli oldu.

Ardından ikinci aşama olarak açıklanan sonuçlara bakıldığında ise ilk aşamayı kazanan 12 öğrencinin tamamının sınavı geçip okula girmeye hak kazandıkları anlaşıldı.

***

Dediğimiz gibi, ilk aşamayı geçen 12 öğrencinin, ikinci aşamayı da geçip sınavı kazanması çok ilginç!

Ortalıkta yedek öğrenci yok, ikinci aşamada elenen yok! İkinci aşama yapıldı mı yapılmadı mı o da belli değil...İlk aşamada öğrenciler hangi kritere göre belirlendi, kaçar puan aldılar o da belirsizdi...

Diğer yandan, ilk duyuruda puanlar yoktu, fakat daha sonra ilk duyurunun yer aldığı PDF dosya değiştirilip yerine puanların işlendiği yenisi eklenmiş. Zira sınava katılan 73 öğrenciden 12 öğrencinin hem ilk, hem de ikinci aşamayı kazanmaları kafalarda soru işaretleri oluşturmaya yetti.

Torpil mi var, yoksa yetenek sınavında birilerinin hakkı mı yendi!

O sırada (Kazanan 12 öğrenci arasında olduğunu öğrendiğimiz) bir öğrenci ile ortalıkta dolanan ismini yazmak istemediğim ünlü bir oyuncu bozuntusunun samimiyetinin(!) mideleri bulandırdığını da ekliyorum.  Şimdi sormak isterim, bu sınava o malum ünlü etki etti mi? Ben bilmem sınav komitesi bilir(!)

Sıkı durun, sevinen sayısı 12, hayalleri yıkılan 61 öğrenci. Kazananlardan kaçı hak etti, kaybedenlerden kaçının hakkı yendi, işte bütün mesele bu!

Ortada bir şaibe varsa, vicdanlar yaralanmış demektir.

Vicdanın yara aldığı bir yerde başarının gelmesi mümkün değildir!

Tıpkı, ağacın içine giren kurt gibi!

Kimse kusura bakmasın, burada hakkı yenen bir kişi dahi olsa, ortada kocaman bir skandal var demektir.

Bu anlattıklarım nerede oluyor?

Kurucuları arasında ünlü oyuncu Nejat İşler'in de bulunduğu Bodrum GSF Sahne Sanatları Bölümü'nde...

Bu arada bazı nedenlerden ötürü Nejat İşler'in okulla bir ilgisi kalmamış. (Acaba bu durumlar yüzünden mi okul ile bağlantısı koptu, bilemiyorum!)

Peki, bu yazdıklarım nerede oluyor?

Bodrum'da.

Eyvah ki eyvah!

Umutlarımız parıldayacağına, karanlık koyulaşıyor!

Genç yetenek Ekim Hanişoğlu ile sınav öncesi konuştuğumda, "Kendime güveniyorum ve bileğimin hakkıyla kazanmak istiyorum" demişti.

Şimdi Fakülte yetkililerine sormak istiyorum, bu iddiaların gerçeklik payı var?

Torpil yaptırmamak suç mudur bu ülkede, Kamil?

Demek ki, hak, hukuk, adalet ve nihayet liyakat ölmüş!

***

ÜÇ YIL OLMUŞ, SEMİH AĞABEY GİDELİ!

İyi bir Bursalıydı.

İnce eleyip sık dokurdu, Semih Pala.

Kent Konseyi'nde başkanlık yaparken, Merinos platosundan ayrılmazdı.

Tabiri caiz ise, burasının nöbetçi amiriydi.

Ecel onu, trafik kazasında yakaladı, Hilal hanımla birlikte göçüp gittiler bu dünyadan.

Dün Semih Pala'nın ahirete göçünün 3'üncü yılıydı, mezarı başında anıldı, Kur'an okundu.

Bir kere daha , Yüce Yaratıcımızdan rahmet diliyoruz.

***

BİR SÖZ

Kâğıt uçsa da, söz ve yazı kalır. Sonra ne yapacağını şaşırırsın.

Vladimir Putin