Leylekler geliyor, insanlar ulaşamıyor

Bilal Kayaaltı 13 Mart 2018 Salı, 07:35

Eskikaraağaç köyü Bursa'ya 20 dakika uzaklıkta olan doğası henüz bozulmamış, turizmin çekim merkezi, kadim şehrin saklı cenneti.

2011 yılında Avrupa Tabiat Mirası Vakfı tarafından Avrupa'nın leylek köyleri ağının Türkiye'deki tek temsilcisi.

Ülkemizde ise leylek gözlemi yapılan ilk ve tek köy olma özelliğine sahip bir yerleşim merkezi.

Köyde yaban hayatı gözlemlemek üzere bir gözlem kulesi ve gözlem evi bile yapılmış. Meraklıları her yıl Mayıs ayında düzenlenen "Leylek festivali"ne akın akın katılıyor.

Köyde ayrıca avcılar tarafından kaçak olarak katledilmiş veya doğal yolla ölen hayvanlar özel işlemden geçirilip deyim yerindeyse mumyalanarak açılan bir müzede sergileniyor.

Say say bitmeyen doğallık.

Yaklaşık 60 hanenin yaşadığı köyde köy kadınları tarafından üretilen yöresel lezzetler satışa sunuluyor. Bunun yanı sıra Karacabey Belediyesi Sosyal Tesisleri bünyesinde hizmet veren bir tesisi de var.

Ayrıca Karacabey Belediyesi, gölün kıyısında yürüyüş yolu inşa etmiş. Burada gezerken kendinizi masalsı bir atmosferde buluyorsunuz.

Ancak, bu doğa harikası köye gelmek istiyorsanız mutlaka bir aracınızın olması gerekiyor.

'Neden' derseniz, çevresinde birçok komşu köyün olduğu Eskikaraağaç'a Bursa'dan gelmek isteyenler için tahsis edilen servis yani otobüs yok.

Gitmek isteyenler ya Karacabey veya Kemalpaşa'ya giden otobüs- minibüslere binip köyün giriş kavşağında inecekler. Oradan sonrası ise evlere şenlik. Köyden tanıdığınız varsa arayıp almalarını bekleyeceksiniz, yoksa yürümeye kalkarsanız işiniz zor.

Bu yüzden köy sakinleri, turizmin çekim merkezine ulaşımın sağlanmasını istiyorlar.

Leyleklerin bile kolay ulaştığı köye, insanlarında daha kolay gelebilmesini arzuluyorlar.

En azından sabah ve akşam olmak üzere gidişin ve dönüşün pratiğe dönüştürülmesi gerektiğini söylüyorlar.

Avrupalının örnek köy gösterdiği Eskikaraağaç kaderine terk edilmesin diyorlar.

***

ZOR İŞLER VE AKIL

İnsanın doğru adım atmasını sağlıyor akıl.

Kandırılmanın, kalbi kararmışlar tarafından kullanılmanın farkına vardırıyor.

Düşünmeyi sağlıyor.

Gelene ağam, gidene paşam deme; insanlık penceresinden bak yeter diyor.

Zor işleri, setleri, barikatları,  barajları ancak bu şekilde aşabilirsin diyor.

***

BİR SÖZ

Hayat okulundan çok şeyler öğrendim

Ahmet Nazif Zorlu