Kurban, sahte şeyh ve deri 

Bilal Kayaaltı 05 Eylül 2017 Salı, 09:55

Bazen çok ilginç tartışmalara şahit oluyor, şaşırıp kalıyoruz. Mesela, bayılıyoruz incir çekirdeğini doldurmayacak işleri, meseleleri mülahaza etmeye, öfke deliliği içinde konuşmaya.
Örnek vermek gerekirse, Rabbimiz kurban kesmeyi emretti mi, emretmedi mi?
Kahve köşelerinde, otobüs duraklarında, pastanede, hastanede...!
Kurban İslam'ın şartı mı, değil mi?
Diyerek inanılmaz tartışmalar yapıyoruz!
Bazıları ise, Kurban Bayramı geldiğinde milletin kurban kesmesine kafayı takıyor...
Kimilerimiz de, fıkıhen üzerine vacip olmamasına rağmen kurban kesmek için ekonomik şartlarını zorluyor veya bu yola itiliyor!
Kim ne derse desin, kurbanın eti ve kilosuyla çok fazla meşgul oluyoruz, gereksiz tartışmaların içinde boğulup gidiyoruz.
Öyle acayip şeyler oluyor ki, kurbanın ibadeti unutuluyor. Kilosu ve etinin kalitesinin tartışmaları ön plana çıkıyor.
***
Bu Kurban Bayramı sabahı bazı değişik olaylara şahit olduk. 
Pazarda kurban alan bazı vatandaşlar, hayvanın cüssesine bakarken, kurban olabileceklerin şartlarını gözden geçirmesi gerektiği konusunu uyarmamıza rağmen bir kenara ettiklerini gördük!
Mesela, besmele çekmeden kesim yapan sözde kasaplara şahit olduk.
Ortada Kurban kesmenin farzı yokken, bu hassasiyet çok ilginç.
Madem çok hassas davranacaksın; kurbanı ver ihtiyaç sahiplerine olsun bitsin.
Kendine bir yudum ayırma, ayıracaksan da iyi yerinden ayırma!
Kendin yemesen de olur.
Zaten, doktorlar bağırıp duruyor, kırmızı eti fazla tüketmeyin diye.
Dahası; paran yoksa kesme, kardeş!
Eğer, illa keseceğim diyorsan, meşakkatine katlan. İhtiyaç sahiplerini tek tek ara.
Fukaraları, garibanları, gece yarısı sokakta çöp toplayanları, rutubetli gecekondularda oturanları arayıp bul; yoksa yorma kendini, artistlik yapıp durma, otur aşağı!
Madem kurban mevzuuna bu kadar ciddi bakıyorsun, o zaman derisine, etine, bağışına talip olan bazı çakallara da dikkat et, araştır "hop, sana ne derisini ne de gerisini veririm" de!
***
Mesela, bir belediyeye ait Karabaş- Veli Kültür Merkezi'ni yıllardır kullanan sahte şeyh, kandırdığı insanları ve onların çocuklarını Kurban Bayramı'nın birinci günü kurban pazarlarında deri toplatmasına karşı çık.
Mesela, bir süre önce "naylon fatura düzenlemek" suçundan yurt dışına çıkarken yakalanıp tutuklanan, cezaevine konulan, şimdi tutuksuz yargılanan bu sahte şeyhin dümenlerine, utanmazlıklarına karşı çık!
Yaşları 13 ile 16 arasında değişen çocuklar bayram yapmaları gerekirken veya yardım ettikleri yerin, kişilerin doğru bir amaç için uğraşmalarına katkı sağlamaları yerine, sahte birilerinin ellerine poşetler vererek deri toplamalarını eleştir, kim bu çocukların bayramını kendi çıkarı için engelledi, zehir etti de!
Bu sahtekâr utanmazın; masum, İslam'ı araştırma gereği duymayan, ayağa kalkmaması için türlü alavere dalaverelere maruz kalan insanlar üzerinde algı oluşturmasına karşı çık, "hop, durun, burası Türkiye, sahtekârların bu ülkede ipliği pazara" çıkıyor de!
Semazenliği azıcık öğrendikten sonra; sünnet, evlenme ve diğer cemiyetlere, programlara yüksek bedelle götürülen masum insanların üzerinden rant elde edilmesine karşı çık, kardeş!  
Peygamberimiz bir hadisinde bizlere şöyle buyuruyor: "Ümmetimin en şerlileri hâkimliği üstlenip de tereddüde düştüğü zaman danışmayan, doğru karar verdiğinde kibirlenip şımaran, öfkelendiğinde sertleşen kimselerdir. Kötülüğe kâtiplik yapan onu işleyen gibidir" uyarılarına kulak asılsa daha iyi olacak.
Öyle değil mi Kardeş?