Koşun efendiler, TKDK hibe dağıtıyor

Bilal Kayaaltı 12 Ocak 2018 Cuma, 06:54

Şehirler kontrolsüz bir şekilde büyüyor; bu kocaman kentlere akın edenler amiyane tabiri ile gökten zembille inmiyorlar.

Kırsaldan, yani köylerden şehre akın ediyorlar.

Neden?

Ektiklerinin, yetiştirdiklerinin parasını alamadıkları için.

Yetiştirdikleri hayvanlarına yedirdikleri ot ve yem fiyatları köylüye diz çöktürdüğünden dolayı; doğayı, temiz havayı ve stressiz yaşamı terk edip, asgari ücrete mahkûm olmaya devam ediyor, toprağın efendileri.

Tabi bu acı tablo, devlet mekanizmasını çalıştıran AK Parti iktidarını çareler aramaya itiyor.

Ortaya yıllardır farklı projeler konuluyor, ancak istenilen tablo bir türlü gerçekleşmiyor.

Şimdi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, hayvancılığı yeniden canlandırmak için ciddi adımlar atıyor, uzun vadeli düşük faizli krediler veriyor, butik hayvancılığı teşvik ediyor.

Diğer yanda ise...

Kısa adı TKDK olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu,  çiftçileri ve genç girişimcileri destekliyor.

Kurumun Bursa İl Koordinatörü Ömer Berksun, hayvancılık yapmak isteyenlere, daha önce bu işin içinde olan köylülere, yetiştiricilere çağrı yapıyor, "gelin hibe verelim, toprağınıza dönün, efendi olun. Ülkemiz kalkınsın" diyor.

İsteyen hayvancılık, isteyen arıcılık, isteyen balık üretimi yapsın, yeter ki kırsala gelsin.

Toprakla bütünleşsin.

Hibe miktarlarına baktığımızda ise yüzde 50 ile 70 arasında değişiyor.

Haydi, çay ve kahve ikramı eşliğinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Bursa İl Koordinatörü Ömer Berksun'u ziyaret edin.

Burası; sizlere, bizlere gelecek vaat ediyor.

Zaten, devlet mekanizmasını çalıştırmaya talip olanların görevi, halkına maddi refah ve huzur sağlamaktır.

Haydi...

Nilüfer Barış Mahallesi, İzmir Yolu Caddesi'nde bulunan kurumu ziyaret edin; hayvancılık, tarım yeniden canlansın, ülkemiz kazansın.

Ucuz eti rüyamızda değil, midemizde görelim.

Efendiliğin lafta değil, icraatla olacağının adımını atalım.

Nasıl olsa un var, şeker var, yağ da var; ister börek yapın, ister helva, isterseniz baklava...

AKRABA, EŞ, DOST VE KOMŞU ZİYARETİ ÜZERİNE

Üzülerek söylemek zorunda kalıyorum ama başlıkta sıraladıklarımın hepsi tarihe karışmak üzere!

Direniyoruz, dik durmaya çalışıyoruz ama böyle giderse işimiz çok zor.

Herkes Cuma gününü iple çekiyor!

AVM'ye gidelim, abur cubur atıştıralım, bunları yaparken bile telefonun esiri olalım.

Ama kesinlikle anne- babamızı, anne yarımızı, amcamızı, kardeşimizi, teyzemizi, dostlarımızla ve komşularımızla bir araya gelmeyelim diye direniş gösteriyoruz.

Yazık oluyor,

Karanlık dehlizlere doğru kaybolup gidiyoruz.

***

BİR SÖZ

Bir memlekette hakiki ve köklü ve ömürlü realist eserler yaratılabilmesi için, halk kitlelerinin sanatla daha yakından ve aha büyük kalabalıklar halinde ilgilenmesi lazımdır.

Kemal Tahir