Karacabey Ovası betonlaşmasın

Bilal Kayaaltı 28 Nisan 2017 Cuma, 09:38

Bu bereketli topraklara ne eksen en kaliteli sebze ve meyve fışkırır.

Ülke hayvancılığına da büyük katkı koyan Karacabey Ovası, Bursa'mızın gözle görülen ender yerlerinden birisi.

Hani derler ya, çocuk gibi korunması, pamuklara sarılıp, beton severlerden saklanması gerekenbu şehrin doğal botanik parkıdır, Karacabey Ovası.

Zaten son yıllarda Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan'ın da bu doğallığı koruyup turizme kazandırılması için attığı adımları takip ediyor, takdirle karşılıyoruz.

Doğallık ve ova derken, AK Parti hükümeti tarafından, " Büyük ovaları koruma kanunu" çıkarılmıştı. Amaç ve hedef, betonlaşmayı yanirantın önünü kapamak.

Ancak İstanbul, Bursa ve İzmir otobanının buradan geçmesi, insanın kafasında soru işaretleri uyandırıyor, endişeleri arttırıyor.

Acaba koruma kanununa rağmen bir zaman sonra ova talana uğrar mı diye insanın aklına sorular geliyor.

Umarım, kafalardaki soru işaretlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik giderir ve Karacabey ovası, ortadan kaybolmaz.

***

Geçen gün, Karacabey Ticaret Odası Başkanı (KTSO) Naci Güncü'nün konuğu olduk.

Başkan Güncü, bu şehrin çocuğu yani Karacabey'in evladı. 60'lı yıllarda Koca Çay'dan akan suyu kana kana içtiği günleri hatırlattı bizlere.

Yani, Karacabey ovası onun için bir bebek; korunması, incitilmemesi gereken nadide bir çiçek. Bu hassasiyet, hepimiz içinde geçerli.

KTSO'nun öncülüğünde hazırlanan "Sempozyum kitabı" bu incelik ve hassasiyetle meydana gelmiş.

Toplantıda, kitabın editörü ve emekçisi Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, öte yandan Sempozyumun Bilim Kurulu Üyelerinden olan İsmet Arıcı ve diğer akademisyenler yer aldı.

***

Çocuğunun ortadan kaybolmaması için yoğun çaba harcayan Başkan Naci Güncü, Karacabey'in doğallığının, "Longoz ormanlarının" kesinlikle korunup, dünyaya tanıtılması gerektiğini söyledi.

Güncü, Sütaş ve Nestle gibi ülke ekonomisine katkı koyan firmalarında Karacabey'de yer almasının önemine değindi.

Yani, sanayi olmazsa olmazımız ama toprağı, dolayısıyla ovayı korumak, en kaliteli ürünleri bu topraklardan çıkmasını sağlamak zorunda olduklarına vurgu yaptı.

Bir başka açıdan baktığımızda Bursa'nın batıya doğru büyümesinin Karacabey için bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

***

Birde, yapımı çok hızlı bir şekilde devam eden otoban inşaatında, çiftçi mağduriyetlerinin olduğunun altını çizdi.

Nasıl oluyormuş bu mağduriyetler derseniz; köylünün tarlasının ortasından geçen otobandan dolayı tarla sahibi, tarlasının diğer yanına geçecek önlem alınmıyormuş.

Böyle şey olur mu Allah aşkına?

Yol yapıyorsunuz, köylünün tarlasından otoban geçiriyorsunuz, adam tarlasının diğer tarafına geçemiyor, şaka gibi doğrusu!

Burada yaşanan mağduriyete acilen bir çözüm getirilmeli, köylünün akan gözyaşı dindirilmeli.

***

Evet, Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Naci Göncü'nün doyduğu ve doğduğu toprakların, ülke ekonomisine meyve, sebze ve hayvancılık anlamında katkı koysun diye verdiği haklı mücadelesini alkışlıyoruz, bu şehrin çocukları olarak destekliyoruz.

Yeniliklere, sanayileşmeye evet...

Ama bilinçli ve doğa dostu olması kaydıyla...

Evlatlarımıza, torunlarımıza tertemiz, doğallığı bozulmamış bir gelecek bırakmak için, çevremizdekilere sahip çıkmalıyız.

O yüzden son parçamız olan Karacabey, Yenişehir ovaları betonlaşmasın, doğal botanik parklarımız olarak kalsın.

Yoksa tarih bizden hesap sorar...