Kanserden ölüyoruz beyler!

Bilal Kayaaltı 02 Mayıs 2017 Salı, 09:54

Düşünsenize her gün kanserden 500 kişi ölüyormuş!

Korkunç ve ürkütücü rakamı geçen hafta İstanbul'da düzenlenen, "Sen De Kansere Dur De" panelinde LÖSEV Başkanı Üstün Ezer açıkladı.

Ne yazık ki bu sarsıcı olaya kimse gıkını çıkarmıyor.

Merak ediyorum; birilerinin sesini çıkarması, isyan etmesi, titremesi için illa 500 kişinin teröre kurban mı gitmesi lazım?

Şapkamızı önümüze koyalım ve düşünelim; bir yılda 140 bin kişi kanserden ölüyor...

Acayiplik her yanımızı sarmış.

Terörden yılda bin kişi hayatını kaybediyor, trafik kazalarından ise 7 bin kişi. Terör belasıyla mücadeleye devam ediliyor...

Trafik kazalarına yönelik cezai önlemler,  farkındalıklı adımlar, her yerde trafik ışıkları ve polisi var.

Oysa kanserle mücadeleyle ilgili atılan adımlar yok denecek kadar az, hatta yok gibi!

***

Tanıyanlar bilir,

Aklını, fikrini, işini, gücünü onca tehditlere rağmen yerli malı kullanmaya, yerli tarıma ve hayvancılığa ayırmış gazeteci ve TV programcısı Cem Seymen, panele katılanlara direniş tavsiyesinde bulundu.

Amacı; bu ülkenin tarımda ve hayvancılıkta yerli bilince ve üretime geçmesi...

Ülkemizin küresel güçlerin ablukasından kurtulması için üstün gayretler gösteren LÖSEV Başkanı Dr.Üstün Ezel, Sağlık Bakanlığı'nın kayıtlarına göre senede 163 bin 500, günde 450 kişi kansere yakalanıyor. Kendi araştırmalarına göre ise; "2016 yılında yaklaşık 180 bin kişi, günde 500 kişi kanser oldu" dedi.

Dünyanın bilmem hangi ülkesinden getirilen merdane büyüklüğündeki ithal muzların kararmaması, bozulmaması için kimyasal ilaç tuzaklarının başımıza korkunç belalar açtığını söyledi Üstün hoca.

Önemli olan birilerinin cebinin dolması, değil mi?

Sizin, bizim hayatımız kararmış, dizlerimizin bağı çözülmüş kimsenin umurunda değil!

Üstün Ezel hocanın bir başka önerisi, teklifi hala yabana atılıyor görmezden geliniyor.

Dr. Ezel: "Defalarca söyledik. Kanser bakanlığı kurulsun, kanser polisleri, kanser müfettişleri oluşturulsun. Bir çalışma başlatıldığını duyan, gören var mı? Yok..."

Üstün hoca uyarılarına devam ediyor,"Türkiye tedbir almazsa kansere bağlı ölümlerde yüzde 75, yüzde 100 artış olacak!'

Aman Yarabbi.

Yerli tohum yok, yerli gübre yok, ne var?

Küresel güçlerin kakaladığı, kanser üreten ilaçlarla yediğimiz meyve ve sebzeler.

Söyleyin Allah aşkına; yediğimiz domatesten, biberden, lezzet alabiliyormuyuz?

Bursa'mızın şeftalisi eski tadında mı?

Ya karpuz? Kabaktan farkı yok!

Et mi? Onu ne gören var, nede her hafta yiyebilen!

Biliyor musunuz? Rusya'da GDO'lu ürün satan, bulunduran kişi, 20 yıl hapis cezasına çarptırılıyormuş!

***

Bir başka endişe verici olay ise; çocuklar daha bir yaşında kansere yakalanıyor, anne karnında ölümcül virüs bedenlerine giriyor!

Dedik ya, acayiplik her yanımızı sarmış.

Yurtdışına meyve, sebze ihraç ediyoruz. Hepsi tek tek kontrol ediliyor, sıkıntılı olanlar geri gönderiliyor. Oysa bize gelen veya iç piyasaya sürülen ürünler ne kadar denetleniyor?

Biliyor musunuz?

Uğur böcekleri bitki bitini yerlermiş. Tarlaya atılan tarım ilaçları böceği, zararlıları yiyen diğer canlıları öldürüyormuş.

Kumpası görüyorsunuz değil mi?

Türk ırkını yok etmek için korkunç bir çalışma söz konusu!

O zaman yapılacak tek şey var, "Yerli Malı Yurdun Malı, Herkes Onu, Kullanmalı".

Bu sloganı önemsemek zorundayız, Mustafa Kemal Atatürk'ün bağımsızlık ısrarcılığını ön plana çıkarmak zorundayız.

Bu ülke bizim, kimse kanserden ölmesin.

Çok yaşayın siz;Dr. Üstün Ezel ve Cem Seymen.

İyi ki varsın LÖSEV...