İmamoğlu ve Yıldırım tartıştı, kıyamet kopmadı!

Bilal Kayaaltı 18 Haziran 2019 Salı, 07:30

Evet, merakla beklenen tartışma programı sonunda gerçekleşti.

 Belli ki iki aday da dersini iyi çalışmış.

Sakinliği ile bilinen, tanınan Binali Yıldırım'ın gösterdiği performans açıkçası şaşırttı.

Bunu da İmamoğlu'na yaptığı müdahalelerle kanıtladı.

Rakibi Ekrem İmamoğlu her zaman olduğu gibi diri, soğukkanlı, sinirlenmeyen ve üretkendi.

Binali Bey'in ataklarına karşı verdiği tepkilerde  "İmamoğlu" profili çizdi.

Yaklaşık 17 yıl sonra iki partinin belediye başkan adayları milletin karşısına çıkıp, kozlarını paylaşırken verdikleri mesaj, kutuplaşan, nefret söylemlerinin ön plana çıktığı böylesi bir dönemde çok önemli olduğunu gördük.

Şu hususun da altını çizelim, İmamoğlu ve Yıldırım'ın aynı masa etrafında yaptıkları konuşma, İstanbul seçmeninin kararında çok düşük bir oranda etki yapacağını belirtmek gerekir.

Mesela, Yıldırım'a oy vermeye kararlı AK Parti seçmeninin, yaklaşık iki yıl önce görevden alınan belediye başkanlarıyla ilgili sandığa gitmekten vazgeçeceğine fazla ihtimal vermiyorum.

Ya da İmamoğlu'na oy verecek CHP'lilerin tartışmada ortaya atılan Beylikdüzü'nde söz verdiği sayıda kreşi açamamış olması nedeniyle fikrini değiştireceğine de.

***

Yanı sıra, tarihi anların oluşmasında katkısı olan Yıldırım ve İmamoğlu'nun da ne kadar doğru bir iş yaptığı, ülkeyi, şehirleri yönetenlerin halkın huzuruna çıkınca kıyametin kopmadığına da şahitlik yaptık.

"Kızgın demir soğuyacaksa, sözün yanında icraat gerekliydi" gerçekleşti. Gerçekleşen tartışma ortamının ardından da kıyamet kopmadı!

İki saatte olsa, ötekileştiren, hain,  hırsız, yolsuz ve terörist ifadeleri duymadık. Gülümseyen, bir birine saygı duyan iki aday profiliyle karşılaştık.

Sakin, kızmasını bile beceremeyen Binali Yıldırım, İmamoğlu'yla özlenen enstantanelerin oluşmasının kapısını araladı.

Programın sonunda verilen aile fotoğrafı, mavi- kırmızı kravat trollerinin oyuncağı olanlara da,   kocaman bir İstanbul hatırası oldu.

Bu buluşmanın tarihi bir başlangıç olmasını temenni ediyoruz.

Öte yandan...

İki güçlü adayın baskıları karşısında örnek bir duruş gösteren, sinmeyen, pısırıklaşmayan gazeteci İsmail Küçükkaya'yı da kutlamak gerekiyor.

***

SINAV OTURUMU SONA ERDİ

Çok enteresan bir durum.

Hayatlarının, yaşam standartlarının değişime uğrayacağı bir eşik, üniversiteye giriş sınavları.

Onca uyarıya, yıllardır yaşanan sorunların gündeme getirilmesine rağmen...

Sınavla yatıp, sorulacak soruların yanıtları rüyaları süslemesi gerekiyordu.

Her zaman olduğu gibi yine sınava geç kalanlar, kimliğini evde unutanlar, fotoğrafsız kimlik kartıyla gelenler, şanssızlık yaşayanlar oldu.

Ama yine aynı manzarayla karşılaşıldı.

Son anda kapıdan içeri girenler şanslıydı.

Ama giremeyenler ağladı, sızladı, baygınlık geçirdi.

Dolayısıyla bir çuval incir berbat oldu, emekler boşa gitti.

Sınava giren öğrencilerin bazıları soruların zor olduğundan yakınırken, bazıları kolay olduğunu söyledi.

Sonuç itibariyle, ÖSYM'nin düzenlediği üniversitelere giriş sınavının birinci ve ikinci oturumları sona erdi.

Şimdi tüm gözler sonuçların açıklanacağı 18 Temmuz'a çevrildi.

***

BİR SÖZ

İnsanları bağlayan bir tek ilke vardır, o da ahlakilik ve doğruluk.

Mehmet Ocaktan