Hutbeyi dinleyin, cep telefonuyla oynamayın

Bilal Kayaaltı 22 Ağustos 2017 Salı, 09:33

Çok uzun zamandır...
Etliye, sütlüye dokunan, titreten, kendine getiren, mescide yani Allah'ın evi camiye geldiniz sizi şöyle bir silkeleyelim, kendinize getirelim, mıymıntılıktan, uyuşturulmuşluktan kurtaralım diyen Diyanet mensubuna rastlamamaktan dolayı üzüntü ve kahır içindeydik.
Bu teşkilatın bazı mensupları hala din adamı mı yoksa dinin adamı mı olduklarına karar veremediklerinden dolayı, salıncaktaki çocuk gibi ne yapacağını şaşırmış vaziyetteler.
Ve içlerinde öyleleri var ki; kendilerini Ahmet'in, Mehmet'in amirin, patronun adamı sanarak hareket ediyor, 32 dişiyle sırıtmayı ve kentin konseyinde caka satıp, zengin düğünlerinde, iftarlarında sofra duası yaparak tribünlere oynamayı marifet sanıyor!
***
Ama öyleleri de var ki insana "bu iş daha bitmedi" dedirtiyor. 
Geçtiğimiz Cuma, hiçbir ümit kıpırtıları olmadan Osmangazi ilçesinin en eski semtindeki Ulu Mahalle Camii'ne Cuma namazı kılmaya gitmiştim.
İmam Hatip Ramazan Gökçe hutbeyi irad etmek için minbere kara cübbesiyle değil de, insanın yüreğini ısıtan krem renkli elbisesiyle çıktı.
Hutbe duasının ardından Hz. Peygamber'in "mescitlerde Allah'ın halifeleri konuşurken, anlatırken asla dünya işleriyle meşgul olmayın" sözünü hatırlattı.
Ardından uyuşmuş, uyuşturulmuş, ruh hastası gibi telefonla Rabbinin evinde oynamaktan utanmayanlara acı ama gerçek olan golünü doksana takıverdi.
***
"Aziz cemaat Hutbe irad edilirken, cep telefonlarınızla oynamayın. Başka şeylerle meşgul olmayın. Namazınızı ve cumanızı telef etmeyin."
İşte tam o an hemen yanı başımda oturan bir genç, arkadaşına mesaj yazmakla meşgul oluyordu.
İmam Ramazan Gökçe'nin bu sarsıcı, uyarıcı ifadeleri karşısında telefonunu neresine sokacağını bilemedi!
İnanın Diyanet'in bir mensubunun ağzından dökülen böylesine cümleler karşısında yüreğim kıpır kıpır oldu.
İşte böyle dedim...
Yapılması gereken bu, dedim...
Allah'ın kendisini dünyaya halife olarak gönderdiğinin farkına varan bir kul, arkasında namaz kılacak olan cemaate kendinize gelin demesini bildi...
Aklınızı başınıza alın dedi...
Akıllı olun dedi...
Sürüklenmekten kurtulun dedi...
Sizin gibiler bu topraklarda devrim yaptı, çağ açtı, çağ kapadı demek istedi...
Biz söyleyeceğiz, aktaracağız; sizler eylem adamı olacaksınız demek istedi...
Başı kesik koyun gibi çırpınmayın, titreyin ve kendinize gelin demeye çalıştı...
Yanlışa, saçmalıklara, öğretilmiş çaresizliklere karşı ayağa kalkın demek istedi...
Allah böyle imamların sayısını arttırsın.
Sana şapka çıkarıyoruz Ramazan Gökçe hocam.
Eyvallah, iyi ki varsın.
Bundan sonra senin arkandan namaz kılacak, söylemlerini takdir edeceğiz; kamuoyu ve Bursalıların seni tanıması için elimizden geleni yapacağız.