Hilalin gölgesinde, Kızılay ve Gürkan

Bilal Kayaaltı 25 Şubat 2019 Pazartesi, 07:33

17 Ağustos depremi, Marmara'nın altını üstüne getirdiğinde, 'yok mu bize yardım eden bir el' diyenlerin feryadını azılı bir kor gibi ensemde hissetmiştim.

Özellikle Gölcük'te, devletin kurumlarının köhnemiş yapısını, insanların isyanını, gözlemlemiştim.

Maalesef, Yalova, Gölcük, Kocaeli ve Sakarya'da resmi yardım kuruluşlarının 'bunun içinde Kızılay'ı da koyalım' ışığı görmüş tavşana döndüğüne şahitlik etmiş, MGV, İHH gibi yardım elçilerinin bir gecede yoksullaşanların yüzünü güldürdüğünü görmüştüm.

Bir tas çorbaya muhtaç olan yurttaşlarımıza, aylarca hizmet eden fedakâr insanları ibretle izlemiştim.

Çok şükür o günler geride kaldı.

Bir daha yaşanmaması için tedbir almamız gerekiyor.

Kurum ve kuruluşlar içinde aynı şey geçerli. Liyakati elden bırakmadan, verilen görev en iyi şekilde yapılmalı.

***

Davut Gürkan, Kızılay Bursa Şube Başkanı olduktan sonra, kurumda hissedilir bir kıpırdanış söz konusu.

Özellikle gençleri 'hilalin gölgesinde' toplama gayreti ile dikkat çekiyor.

Cumartesi günü, Kızılay Bursa'nın olağan genel kurulu gerçekleşti, mevcut başkan Gürkan, bayrağı taşımaya devam ediyor.

Yaptığı selamlama konuşmasında,

Kızılay'ın kimsesizlerin sesi, soluğu olmak için didindiğini söyleyen Gürkan, mazlumlara uzattıkları elin kaynağının yardım severler olduğunu ifade etti.

Kızılay'da görev yapmanın 'hayatın zekatı' olduğuna dikkat çekti.

Yukarıda işaret ettiğimiz gibi Kızılay, 20 yıl öncesinde kalan bir kurum değil artık.

Örneğin...

Türk Kızılay'ı Genel Başkanı ve Uluslararası Kızılay Kızılhaç Federasyonu (IFRC) Avrupa ve Orta Asya Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Kerem Kınık'la, yoksulların, mazlumların feryadını duyan, gönülleri fetheden bir çizgi elde etti.

Bir buçuk asrı deviren koca çınar Kızılay, insanlığın acısını dindirmek için küresel alanda hakikate 'tek' taraflı bakan, yürekleri kuşatarak, sarsılan vicdanlarında limanı oldu.

Mesela.

Kızılaycılık kültürünü yaygınlaştırmak için gençleri kucaklayan, Bursa'dan önemli mesajlar veren Kerem Kınık, ilerisi için de umut verdi.

***

NAYLON POŞET VE SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ

Maalesef çevreye karşı duyarlı değiliz.

Eğer aksi olsaydı, sokak ve caddeler maaş verilerek görevlendirilenler tarafından temizlenmezdi.

Ağaç dibine sigara izmariti, kırmızı ışıkta beklerken otomobilde biriktirilen ne varsa, abdest alırken cami şadırvanlarına atılan peçeteler, ne kadar temiz olduğumuzun fotoğrafıdır!

Şimdilerde, çevreyle ilgili acayip hamleler var.

Etrafa çok büyük zarar veren naylon poşetler, bilindiği gibi parayla satılmaya başladı.

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, poşetlerin ücretlendirilmekten ziyade, tamamen kullanımdan kaldırılmasını önermiş.

Çünkü büyük market zincirleri poşet satışından haksız gelir elde ettikleri uyarısında bulunuyor.

Aynı zamanda tüketiciler, marketlerin reklamını da yapmış olduklarına dikkat çekerek, bakkalı, mahallede bulunan küçük çaplı işletmeleri bitirme noktasına gelenleri, poşetlerden aldıkları paraların sosyal sorumluluk projelerinde kullanılmasını önerdi.

Eğer böyle bir girişimde bulunulursa, tüketici kendisinin enayi yerine konulmadığını da anlamış olur.

Kampanyaya da aidiyet duygusuyla bakar.

***

BİR SÖZ

Normalde de göremiyorlar pozisyonlar, bu maçta bahane oldu.

Samet Aybaba