Hey, Bursa muhalefeti, silkelenin artık! 

Bilal Kayaaltı 11 Eylül 2017 Pazartesi, 10:00

Şehirleri ve ülkemizi yaşanılabilir hale getirmenin en basit ve en önemli yolu; muhalefetin anında refleks göstermesi ve yapıcı olmasından geçiyor.
Masa başında hazırlanmış,  yine masa başında yapılan açıklamalarla bir arpa boyu ilerleme sağlamak mümkün olmadığını görmek gerekiyor. 
Şehrimizde yaşanan olaylara anında refleks gösteremeyen çok sayıda muhalefet yetkilisi, Bursa'mızda yerel yönetimlere doğru eleştiriler getirmede sıkıntı yaşıyor; böyle olunca da ufuk açıcı projeler ortaya çıkmıyor.
Tabi bu halkanın içine STK'ları da koymak zorundayız.
Çünkü...
Hepsinin gönlünde siyasi olarak bir aslan yattığı için; muhalefet de kendilerine ufuk açamayınca, sivil toplum örgütlerimiz de ışığı görmüş tavşan gibi oluyor!
Kimseyi rencide etmek, aşağılamak ve küçümsemek adına feryat etmiyorum.
Kesinlikle cinnetin değil, umudun peşindeyiz.
Amacımız... Şehrimizde yaşanan eksikliklerin; muhalefet ve STK'ların yerinde ve akıllı adımları sayesinde çözüme kavuşmasıyla birlikte uçuk projelerle Bursa'mıza renk katmaları.
Bu sarsıcı, uyandırıcı, düşündürücü, insanın aklını başına getiren, titreten ve deprem etkisi yapan eylemleri; muhalefet ve bazı STK'lar maalesef yapamıyor.
Tek yaptıkları; masa başında basın açıklaması yapmak veya yaşanan sıkıntının olduğu yerde kameraların önünde toplaşıp basın metni okumak.
Ağabeyler, ablalar, hanımefendiler... Muhalefetin sayın ilçe başkanları ve il başkanları; yaşanan sıkıntıya veya önerinize görsellik ve teatrallık katmadığınız müddetçe başarıya ulaşma şansınız sıfır.
Bu bol sıfırlı muhalefetin açamadığı ufuk penceresi yüzünden, gençlik kolları da mehter takımı gibi yerinde sayıyor.
***
Elinize Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan büyük bir fırsat verdi.
Ne demişti Cumhurbaşkanı il başkanları toplantısında...
"Bize hesabi değil, hasbi olanlar lazım. Eğer hesap adamı olursa çökeriz..."
Dolayısıyla; hem vatandaşlarımıza hem de şehirlere en iyi hizmet götürülmesi konusunda teşkilatını uyarmıştı.
Kim aksaklık yapıyor, kim görevinde başarılı olamıyorsa gereğini yapacaklarını söylemişti.
Muhalefete de seslenerek "doğru bir dil kullanın, canımı yiyin" demek istedi.
"Yani sokaklarımızda, caddelerimizde sıkıntı varsa, şehirlerimizin daha fazla hizmete ihtiyacı söz konusuysa; doğru adımlarla, sarsıcı ve görsellik içeren basın toplantılarıyla bizleri uyarın" dedi.
Evet, bazılarımız yazamaz. Haber yapamıyor da olabilir!
Olsun, artık iletişim çağının zirvesindeyiz; Twitter ve Facebook var. 
Sizin doğru adımınıza, projenize birileri kızacak, ilişkiler bozulacak diye yer vermiyorlarsa yayınlayın buralardan teatral ve görsellik içeren basın açıklamalarınızı; merak etmeyin Cumhurbaşkanı da görecek Başbakan da duyacak. 
Ajanslar bu yaptığınız dikkat çekici açıklamalara gelecek. Bazı televizyonlar da yer verince siz de şaşırıp "işte oldu" diyeceksiniz.
***
Bırakın artık fotoğrafa bakan, ellerinize tutuşturduğunuz kâğıtları.
Mesela sosyal medyada, ilçe yöneticisi ilçe binasında koltuğa oturup, "nöbet başladı" diye saçma sapan fotoğraf paylaştığında, "hop sen ne yapıyorsun, tebdili kıyafetini giy de gece yarısı sokakları gez" demesini bilin, o adamı da sarsın kendine gelmesini sağlayın.
Bir örnek vereyim,
Sabahtan akşama kadar AK Parti'yi eleştirdiklerini sanan Saadet Partililer, bu şehirdeki sorunlarla ilgili refleks gösteremediklerini üzülerek görüyoruz.
CHP ve MHP ilçe ve il yöneticilerinde de bir acayiplik söz konusu!
İçlerinde muhalefet yapan bir tek MHP'li meclis üyesi Cemil Aydın'ı görebiliriz. Yalnız o da sadece fotoğraflar paylaşarak çözümcü olacağını sanıyor.
Belki de Bursa'da bu eksikliği en iyi gören tek isim; Kamu Sen Bursa Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu.
Gidin, rica edin Selçuk Türkoğlu'na. 
Size sırlar versin, titretsin. 
Kendinize gelmenize yardımcı olsun.


***
Amacınız üzüm yemekse, üzüm bağları var.
Amacınız şehrin göbeğinde moloz yığınlarının kaldırılmasını istemekse; gelin buraya fotoğrafını çekin, paylaşın ve gerekli mercilere gönderin. Farklı şekilde basın açıklaması yapın.
Amacınız projeyse; masanın altına girmeden söyleyin.
Veya amacınız ülkeniz ve şehrinizde daha iyi şekilde yaşamaksa; iktidar partisinin il başkanı amcamın oğlu, belediye başkanı, teyzemin çocuğu, il yöneticisi komşumuz demeden adım atın.
İnanın başarılı olacak, hep birlikte gülecek, küslükler ortadan kalkacak. 
Ve gerçekten kardeş olduğunuzu, kardeşliğin değerini anlayacaksınız.
Hadi, hemen başlayın. 
Mavilikler sizi bekliyor, çocuklar...