Hemşeri dernekleri ve Erdoğan duvarı

Bilal Kayaaltı 04 Ekim 2018 Perşembe, 07:35

Bildiğiniz gibi gündemdeki konuların başında seçim yerini koruyor.

Bunun için...

2019'un Mart ayında yapılacak olan yerel seçimde belediye başkanlarının farklı bir yöntemle belirleneceğini,

Şehirleri tebdili kıyafetle gezecek olan AK Partililerle ilgili ilk işareti Parti Sözcüsü Ömer Çelik vermişti.

Pazartesi günü yeni yasama dönemi başladı.

Ve partiler salı günü ilk grup toplantılarını yaptılar.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, önce yaşanan ekonomik krizi fırsat bilen, utanma ve rezillik şalını üzerinde taşıyanları, özellikle gıdada yaptıkları fahiş fiyat artışlarından dolayı sert bir dille eleştirdi, "Canlarını yakacağız" dedi.

Ardından, Mart ayındaki yerel seçimlerde aday olacaklarla ilgili kocaman bir mesaj verdi.

***

Malumunuzdur, özellikle bazı hemşeri dernekleri, siyasi partilerin yetkilileri kendilerini ziyarete geldiğinde "Bizim nüfusumuz 700 bin vs... Ona göre, bizim adayımızı seçeceksiniz" gibi saçmalıklarını bugüne kadar hayretler içersinde takip ediyorduk.

Bu zevat!

Aday yaptıramadıklarını il ve ilçe yönetimlerine sokmak için kafa çıkardılar; başarılı da oldular!

Şimdi Başkan Erdoğan, bu arkadaşlara ve onlara yüz verenlere grup toplantısında gözlerinin içine baka baka golü attı.

"Kimse 'bu benim yakınımdır, bu benim şuyumdur' diye bize aday teklifiyle gelmesin. Ondan sonra ters yüz edilirse de kusura bakmasınlar. Ehliyet ve liyakat esastır. Başarılarıyla milletimizin gönlünde yer alan arkadaşlarımızla devam edeceğiz. Bu vasıflara sahip kişileri partimize gelmesini beklemeden kendimiz gidip bulacağız" diyerek ezber bozdu.

Lafı uzatmaya gerek yok.

Yakaladığı vekille öz çekim yapan, Ankara'ya grup toplantılarında çektikleri fotoğrafları paylaşanlar rüyadan uyanabilirler.

Bazı dernek ve sivil toplum kuruluşları da başkanlarını, kendilerine yakın olanları aday gösterebilmek için girdikleri tünelin ucunun olmadığının farkına varmalılar.

***

BURSASPOR BİZİM DEĞERİMİZ

Kendilerine verilen şansın, değerin bir türlü farkında olamayan Yusuf Erdoğan ve Furkan Soyalp, Sivas'ta alınan mağlubiyetin ardından kadro dışı bırakılmışlardı.

Kararın ardından takımın kaptanları Ertuğrul Ersoy ve Okan Kocuk ile Barış Yardımcı ve Sakho,  teknik direktör Samet Aybaba'ya giderek, "Yusuf ve Furkan'ı affedin hocam. Sadece iki arkadaşımız değil, hepimiz hatalıyız" demişlerdi.

Atılan bu adım, nereden bakarsak bakalım önemli.

"Bursaspor'u düştüğü bu duruma sadece iki arkadaşımız değil, hepimiz birlikte getirdik" demeleri bir 'duruşun, sahiplenmenin" göstergesidir.

Kaptanların, kadro dışı kararını kabullenmeleri ve sessiz kalmamaları çok önemli.

Bu çıkış arkadaşlarının derdiyle dertlenmek anlamına geliyor.

Zaten Samet Hoca'nın da Erdoğan ve Soyalp için  "2 oyuncunun gayri ahlaki durumlarının olmadığı, tamamen performanslarıyla ilgili, toparlanıp kendilerine gelsinler diye bu kararı aldığı" yönünde açıklama yapması, camianın bütünlük içinde hareket etmesi için kocaman bir mesaj manasını taşıyor.

***

BİR SÖZ

Liyakat sahibi olanların millete hizmet etmesi gerekiyor.

Binali Yıldırım